Ebeveynlerden çocuklara aktarılan miras yalnızca biyolojik özelliklerle sınırlı değildir. Çocuklar, içinde büyüdükleri aile ortamında duygu ifade biçimlerini gözlemleyerek öğrenir ve bu öğrenmeler zamanla kalıcı davranış kalıplarına dönüşür. Bu bağlamda duygu ifade etme becerileri, hem kalıtsal hem de çevresel etkileşimlerin şekillendirdiği bir davranışsal miras olarak görülebilir. Bu miras çocuklara hayatın doğal akışında ebeveynler tarafından farkında olmadan aktarılarak çocukların davranışlarında yer bulur. Yapılan araştırmalar çocukların duygusal gelişiminin evde, aile ortamında başladığını ve ebeveynlerin çocukların duygusal becerileri edinmelerinde aktif rol aldıklarını göstermektedir (Saltalı, 2010). Bu açıdan ebeveynlerin duygu ifade biçimleri çocukların duyguları tanıma, anlama ve ifade etme süreçlerini önemli ölçüde etkiler.
Duygu İfadesi
Deneyimlenen durumlar karşısında bireylerin duygusal ve davranışsal tepkileri farklılık göstermektedir. Kişilerin duyguları tanımaları ve ifade etmeleri büyük ölçüde kendi duygularının farkında olmalarına bağlıdır. Kendi duygularını tanıyan bireyler, karşısındaki kişinin duygularını anlamlandırır ve buna uygun tepkiler verebilir (Ceylan, 2009). Okul öncesi dönem çocuklarda duygusal gelişim için kritik bir öneme sahiptir. Bu dönemde edinilen beceriler yaşam boyu çocukların hayatına ışık tutmaktadır.
Duygusal Gelişimde Kritik Dönem: Okul Öncesi
Duygu İfadesinde Ailenin Rolü
Anne babalar çocuklarına sadece fiziksel bakım vermemekte aynı zamanda çocukların duygusal ve davranışsal becerilerine de katkıda bulunmaktadırlar. Bebeklik döneminden itibaren çocukların duygusal gelişimlerine yön verirler (Akgün, 2008). Ebeveynlerin birbirleriyle, çevreleriyle ve en önemlisi çocuklarıyla kurdukları iletişim çocukların duygusal gelişimini şekillendirir. Ebeveynler çocuklarıyla duygu kelimeleri hakkında konuştuklarında, duygularını tanımladıklarında ve ifade ettiklerinde çocuklar duygular hakkında konuşma fırsatı bulurlar. Ev ortamı çocuklar için yapılandırılmamış bir öğrenme ortamı sunar. Çocuklar ebeveynlerini gözlemler ve davranışları değerlendirirler. Ebeveynler evde çocuklara duygularını ifade edebilecekleri uygun ortamlar sunarak duygusal gelişimlerini destekleyebilirler. Duyguların sağlıklı bir şekilde ifade edilerek konuşulduğu ailelerde büyüyen çocuklar başkalarının duygularını tanıyabilmekte ve sosyal olarak kabul edilen şekilde ifade edebilmektedirler. Bu sebeple duygusal becerilerin kazanımında ailenin rolü son derece belirleyici kabul edilmektedir. (Yavuz, 2005).
Kaynakça
-
Saltalı, N. (2010). Duygu Eğitiminin Okul Öncesi Dönem Çocuklarının Duygusal Becerilerine Etkisi. (Doktora Tezi). Selçuk Üniversitesi, Konya.
-
Ceylan, Ş. (2009). Vineland Sosyal-Duygusal Erken Çocukluk Ölçeğinin Geçerlik-Güvenirlik Çalışması Ve Okul Öncesi Eğitim Kurumuna Devam Eden Beş Yaş Çocuklarının Sosyal- Duygusal Davranışlarına Yaratıcı Drama Eğitiminin Etkisinin İncelenmesi (Yayımlanmamış Doktora Tezi). Gazi Üniversitesi, Ankara.
-
Zaferoğlu, M. (2018). Ergenlerde Duygusal Tepkisellik Ve Obsesif Kompulsif Belirtileri Arasındaki İlişkide Duygu Düzenleme Becerilerinin Aracı Rolünün İncelenmesi. (Yüksek Lisans Tezi). Atatürk Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Erzurum.
-
Berk, L. (2015). Bebekler Ve Çocuklar. Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.
-
Yavuz,K.E.(2005).0-12YaşDönemiÇocuklardaDuygusalZekaGelişimi.Ankara:CeceliYayınları.
-
Akgün, Ş. (2008). Çocuklarda Duygusal Zekâ Gelişimi Yönünden Anne Baba Eğitimi. Ankara: Nasa Yayınları


