İlişkilerde bazı tartışmalar yaşanır; konuşmalar saatlerce sürer, sesler yükselir, duygular karışır ama tartışmanın sonunda geriye dönüp baktığında aslında en baştaki problemin hiç konuşulmadığını fark edersin. Bir anda konu değişir, ortam gerilir, yeni krizler ortaya çıkar ve asıl mesele sessizce arada kaybolur. İşte psikolojide buna benzer dikkat dağıtıcı manipülasyon biçimlerinden biri “Dead Cat Strategy” olarak adlandırılır.
Bu kavram, ilk olarak siyasal iletişimde kullanılan bir stratejiyi tanımlamak için ortaya çıkmıştır. Mantığı oldukça basittir: Eğer insanlar senin hakkında konuşuyorsa ve sen konuşulan asıl konudan kaçmak istiyorsan, ortaya herkesi şok edecek başka bir şey atarsın. Böylece odak değişir. İnsanlar artık ilk meseleyi değil, ortaya atılan yeni ve daha dikkat çekici konuyu konuşmaya başlar.
İlişkilerde ise bu durum çok daha kişisel ve duygusal bir şekilde yaşanır. Özellikle manipülatif ve toksik ilişki dinamiklerinde, partnerlerden biri hesap vermesi gereken konudan kaçmak için tartışmanın yönünü değiştirir. Ortaya yeni bir kriz çıkar, başka bir suçlama yapılır, dramatik bir çıkış yaşanır ya da ortam bir anda daha büyük bir tartışmaya dönüşür. Sonuç olarak ilk problem görünmez hale gelir.
Bu tarz davranışlar, özellikle narsistik örüntülere sahip kişilerde daha sık görülebilir. Çünkü bu kişiler eleştirilmekten, suçlu hissetmekten veya kontrol kaybetmekten yoğun rahatsızlık duyabilirler. Bu yüzden yüzleşmek yerine dikkati başka yöne çekmeyi tercih ederler. Konu değiştiği anda hesap verme zorunluluğu da ortadan kalkar.
Şimdi bunu günlük hayattan çok tanıdık bir örnek üzerinden düşünelim:
Partnerinle bir süredir ilişki içinde sorun yaşıyorsun. Sürekli sosyal hayatına müdahale ediyor. Kimlerle görüştüğüne karışıyor, bazı arkadaşlarını istemediğini söylüyor ve özellikle karşı cins arkadaşlarınla olan iletişimini kısıtlamaya çalışıyor. Başta bunu “kıskançlık” olarak yorumluyorsun. Hatta belki “beni sevdiği için böyle davranıyor” diye düşünüyorsun. Ama zamanla kendini baskılanmış hissetmeye başlıyorsun. Sürekli açıklama yapmak zorunda kalıyorsun. Attığın mesajı, gittiğin yeri, görüştüğün insanları düşünerek hareket etmeye başlıyorsun ve bir akşam sonunda bu konuyu konuşmaya karar veriyorsun.
Sakin bir şekilde:
“Beni sürekli kısıtlamandan yoruldum. Kendim gibi davranamıyorum.” diyorsun. Aslında tartışmanın konusu oldukça net, partnerinin kontrolcü davranışları. Ama tam bu noktada bir anda tartışmanın yönü değişiyor ve şu cümleleri duymaya başlıyorsun:
“Demek ben yorucu bir insanım öyle mi?”
“Sen zaten bu ilişkinin sorumluluğunu almak istemediğin için bahanelere sığınıyorsun.”
“Özgürlük dediğin şey herkesle istediğin gibi takılmak mı?”
“Ben sana değer verdiğim için böyle davranıyorum ama sen beni suçluyorsun.”
Bir anda ortam geriliyor. Ses tonları yükseliyor. Tartışmanın odağı artık senin hislerin olmaktan çıkıyor. Konu artık, onun kırılması, senin bu ilişkiyi bitirmek istemen ve artık onu yeterince sevmediğin oluyor.
Ve bir noktadan sonra kendini açıklama yapmaya çalışırken buluyorsun:
“Hayır, seni suçlamıyorum.”
“Öyle demek istemedim.”
“Belki de ben fazla abarttım.”
“Özür dilerim, seni gerçekten çok seviyorum.”
İşte tam burada Dead Cat Strategy devreye giriyor.
Çünkü ortada artık daha büyük bir duygusal kaos var. İlk problem görünmez hale geliyor. Sen partnerinin seni neden kısıtladığını konuşmaya çalışırken bir anda ilişkinin genelini savunur ve onu sevdiğine ikna etmeye çalışır hale geliyorsun. Sonra partnerin ortamı yumuşatan bir cümle kuruyor: “Tamam, o arkadaşınla görüşmene bir şey demeyeceğim artık.”
Aldığın cevabın sonucunda rahatlıyorsun. Çünkü kavga bitmiş gibi hissettiriyor. Sanki bir çözüm bulunmuş gibi geliyor. Ama aslında burada çözülen şey problem değil, yalnızca ortamın tansiyonu düşmüş oluyor. Çünkü ilişkinin temelindeki kontrol etme davranışı hiç konuşulmadan geçiştiriliyor. Kendin gibi olamaman, benliğini kaybetmen, genel tüm kısıtlamalar göz ardı ediliyor ve sadece o arkadaşınla görüşmene müsaade ediliyor. Yani partnerin yalnızca ikinci bir kısıtlamayı geri çekerek kendini daha anlayışlı göstermiş oluyor.
İşte Dead Cat Strategy ilişkilerde çoğu zaman tam olarak böyle işler. Ortaya bırakılan “ölü kedi”, yani dikkat dağıtan yeni kriz veya dramatik çıkış, asıl problemi görünmez hale getirir. Tartışma büyür, duygular yoğunlaşır ama başlangıçtaki mesele hiçbir zaman gerçekten çözülmez. Bu manipülasyon biçiminin en tehlikeli tarafı ise çoğu zaman fark edilmesinin zor olmasıdır. Çünkü manipülasyon her zaman bağırmak, tehdit etmek ya da açık şekilde baskı kurmak değildir. Bazen manipülasyon, dikkati sistematik olarak başka yöne çekmektir.
Bu tarz ilişki dinamiklerine uzun süre maruz kalan kişiler zamanla kendi hislerinden şüphe etmeye başlayabilir. Haklı oldukları bir konuda bile kendilerini suçlu hissedebilirler. Bir süre sonra “kavga çıkmasın” diye bazı konuları hiç açmamayı tercih ederler. Çünkü her yüzleşme girişimi yeni bir duygusal karmaşaya dönüşmektedir.
Sağlıklı ilişkilerde ise tartışmanın amacı güç kazanmak değil, problemi çözmektir. İnsanlar savunmaya geçebilir, kırılabilir veya duygusal tepki verebilir. Bu tamamen insani bir durumdur. Ancak duygusal olgunluk, bir süre sonra tekrar asıl konuya dönebilmeyi gerektirir. Çünkü sağlıklı iletişim, dikkati dağıtarak değil; problemi görünür kılarak ilerler.


