Perşembe, Mayıs 7, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Bir Çocuk Düşünün Sessiz Bir Çocuk Düşünün Sizsiz

Bir çocuk dünyaya gözlerini açar açmaz ilk etkileşimini anne-baba ile gerçekleştirmektedir. Yaşanılan bu ilk etkileşim, çocuk açısından tüm hayatı boyunca devam etmektedir. Anne-baba, gelişimsel açıdan çocuğun karakterinin temellerinin atılmasında önemli rol oynamaktadır. Anne-baba tutumları ile; çocuğun kişilik yapısını, duygusal gelişimini ve sosyal ilişkilerini önemli ölçüde etkilemektedir. Özellikle annenin çocuğuna olan etkisi doğum öncesi dönemde başlamaktadır. Doğum öncesi dönemde annenin duyguları; kanı ve hormonları yoluyla bebeğe geçmektedir. İlk doğduğu andan itibaren de anne-babanın çocuk üzerindeki etkileri büyüyerek devam etmektedir. Erik Erikson bu bağlamda Psikososyal Gelişimi sekiz döneme ayırmış ve ilk döneme (0-18 ay) “Güvene Karşı Güvensizlik” adını vermiştir. Bu dönemde anne-bebek ilişkisini vurgulamış, güven duygusunun temellerinin atılmasının önemli olduğunu, bebeğin ilerideki yaşamını etkileyeceğini belirtmiştir. Açıkçası bu dönemde anne-baba ilişkisi olumsuz ise çocukta oluşan güvensizlik duygusu yaşam boyu öne çıkabilmektedir.

Çocuk; kişilik gelişimindeki gerekli olguları anne-babanın tutumları ile görmekte ve şekillendirmektedir. Bu bağlamda özdeşleştirilen anne-baba veya yakınlardan kötü davranış örnekleri görülmekte ise çocukta da görülmesi olasıdır. Anne-baba arasındaki iletişim dahi çocuğa yansımaktadır. Bu sebeple anne-babadan, çocuklarından bekledikleri davranış modeline uygun olarak davranış ve tutum sergilemeleri beklenmektedir. Farklı anne-baba tutumları 6 ana başlıkta toplanmaktadır. Bunlar:

  1. Baskılı ve Otoriter Tutum

  2. Gevşek Tutum

  3. Dengesiz ve Kararsız Tutum

  4. Koruyucu Tutum

  5. İlgisiz ve Kayıtsız Tutum

  6. Güven Verici, Destekleyici ve Hoşgörülü Tutum’dur.

Baskılı ve Otoriter Tutum

Bu tutumda anne-baba çocuğa karşı aşırı baskılı ve otoriter davranmaktadır. Onun kişiliğini yok saymakta ve kendi disiplinini öne çıkarmaktadır. Anne-baba burada çocuğun her kurala uymasını beklemektedir. Bu yüzden çocukta güven konusunda olumsuz dönüşler beklenmektedir. Disipliner bir tutumun getirisi olan cezalandırıcı çözümlerle karşılaşan çocuk, duygularını ağlayarak ifade edebilmektedir. Yaşatılan baskı ile de çocukta hissedilen yetersizlik duygusu orantılı bir şekilde artış gösterebilmektedir. Dışarıdan denetim, çocuğun davranışlarının kontrolünü sağlamakta ve sürekli baskı altında kalmasıyla bu denetime her zaman ihtiyaç duymaktadır. Beraberinde çocukta görülen davranış bozuklukları ile de karşılaşılabilmektedir.

Gevşek Tutum

Genellikle tek çocuğu olan, sonradan veya geç yaşta anne-baba olanların tutumları gevşek tutum olarak adlandırılmaktadır. Bu tutumda çocuk, isteklerini buyruk niteliğinde görmekte ve anne-baba isteklerin hepsini karşılayabilmektedir. Bu yüzden çocuk anne-babaya hükmetmeye başlar ve zamanla dışarıya da egemenlik kurma eğilimi başlayabilmektedir. Kurallar ile karşılaştığında ise büyük bir hayal kırıklığı beraberinde gelmektedir.

Dengesiz ve Kararsız Tutum

Bu tutumda karşılaşılan dengesizlik ve kararsızlık, anne-baba arasındaki fikir ayrılıklarından kaynaklı olabilmektedir. Kendi aralarında yaşanılan iletişimsizlik, olumsuz davranışları eleştirme vs. çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkileleyebilmektedir.

Koruyucu Tutum

Aşırı koruyucu davranışlar gösteren anne-baba tutumunda genelde çocuk üzerinde fazla kontrol söz konusudur. Bununla birlikte çocuk anne-babaya aşırı bağımlı, güvensiz hale gelebilmektedir. Daha çok anne-çocuk arasında yaşanan bu tutum, çocuğun psiko-sosyal gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Kendi benliğini tanımlayamayan çocuk, ileride de yakınlarına her zaman bağımlı olarak yaşayabilmektedir.

İlgisiz ve Kayıtsız Tutum

Bu tutumda genellikle anne-baba çocuğu görmezden gelmekte, olumlu veya olumsuz dönütler de bulunmamaktadır. İlgi olarak yetersiz büyütülen çocuk, saldırganlık eğiliminde olabilmektedir.

Güven Verici, Destekleyici ve Hoşgörülü Tutum

Anne-baba, çocuk üzerinde destekleyici ve hoşgörülü tutum sergilemektedir. Bu da çocuğun kendi benliğini tanımasını, ifade etmesini, sağlıklı bir biçimde olgunlaşmasını sağlamaktadır. Bu tutumla yetiştirilen çocuk, yaratıcı düşünme, anlayışlı ve hoşgörülü olma gibi kavramlarla özdeşleşmektedir. Bu tutum, en sağlıklı ve başarılı sonuçlar elde edilen tutumdur.

Sonuç

Çocuğun gelişen benliği ve kişiliği üzerinde anne-baba tutumları önemli bir etkiye sahiptir. Bu etkinin olumlu veya olumsuz getirileri çocukta fazlasıyla görülmektedir. İçlerinden güven verici, destekleyici ve hoşgörülü tutum; sağlıklı bireyler yetiştirmek isteyen anne-babaların tercihi olması gerekmektedir. Çünkü bu tutumlar ile; çocukların inançları, değerleri, benlik kavramları, kişilikleri şekillenmektedir.

Kaynakça

Ayhan, H., Dodurgalı, A., Köknel, Ö., Yavuzer, H., Kulaksızoğlu, A. ve Ekşi, H., Çocuk ve Ergen Eğitiminde Anne Baba Tutumları, Timaş Yayınları, İstanbul, 2011. Kuzgun, Y., “Ana-Baba Tutumlarının Bireyin Kendini Gerçekleştirme Düzeyine Etkisi.” H.Ü. Ankara, 1990. Yavuzer, Haluk. Ana-Baba ve çocuk, İstanbul: Remzi Kitabevi, 2001. Yavuzer, Haluk. Çocuk Psikolojisi, İstanbul: Remzi Kitabevi, 1987.

Vecihe Zeynep Çorlu
Vecihe Zeynep Çorlu
V. Zeynep Çorlu, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Psikoloji Bölümünden 2023 yılında mezun olmuştur. Lisans eğitimi süresince gelişim psikolojisi, çocuk ve ergen ruh sağlığı, psikopatoloji ve psikolojik danışma alanlarına yoğunlaşmış; çeşitli seminer, atölye ve saha çalışmalarına katılmıştır. Eğitim hayatı boyunca hem akademik hem de uygulamalı alanlarda aktif görev alarak mesleki deneyim kazanmıştır. Çocuk ve ergen psikolojisi üzerine uzmanlaşmayı hedefleyen Çorlu, masal terapisi, oyun terapisi, bilişsel davranışçı terapi, mindfulness temelli terapi, spor psikolojisi, yaratıcı drama ve projektif testler gibi birçok farklı alanda eğitimler almıştır. Özellikle okul öncesi dönemde duygusal ve sosyal gelişim süreçlerinin desteklenmesi, ayrılık kaygısı, dikkat ve öz düzenleme becerileri gibi konular üzerinde çalışmaktadır. Mesleki ilgi alanları arasında erken dönem psikolojik müdahaleler, ebeveyn danışmanlığı, psikoeğitim programları ve çocuklara yönelik terapötik uygulamalar yer almaktadır. Akademik yazılarında psikoloji biliminin güncel ve kuramsal bilgilerini hem bilimsel bakış açısıyla hem de uygulamaya dönük bir yaklaşımla ele almayı amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar