Cuma, Nisan 10, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Zihnimizde Çınlayan Sesler: Şemalar ne Fısıldar?

İnsan, dünyaya geldiğinde bembeyaz bir sayfa gibidir. Deneyimleri, öğrendikleri ve çevre etkileşimi ile sayfalarını karalamaya başlar. Tabula Rasa (beyaz levha) bakış açısına sahip olan Şema Terapiye göre insanlar, sayfalarını doldurmaya başladıkça belli konular hakkında belli fikir, inanç, düşünce ve anlayışı barındıran zihinsel yapı geliştirir. Bu zihinsel yapılara “Şema” adı verilir. Jeffrey E. Young tarafından 18 şema tanımlanmıştır. Şemaların oluşma aşamasında özellikle dört farklı yol rol oynar. İhtiyaçların zedeleyici şekilde engellenmesi, travma, olumlu durumların aşırı verilmesi ve çevredeki önemli kişilerle özdeşim, şemaların alt yapısını hazırlar.

Terk Edilme Şeması

Kişi, ilişkilerinin sonunda daima terk edileceğine, nihayetinde yalnız kalacağına ve yaşamını tek başına geçireceğine inanır. Kimsenin yanında sonsuza kadar kalmayacağını, herkesin elbet bir gün gideceğini ve onu terk edeceğini düşünür. Bu nedenle sevdiği kişilere tutunur ve en ufak ayrılıklar onlar için tehlike çanlarıdır. Ebeveynlerin fiziksel veya duygusal ayrılığı veya ölümü; terk edilme şemasının zeminini hazırlar. Fiziksel uzaklık ve ayrılığa karşı hassastır ve yoğun duygular hisseder.

Güvensizlik Şeması

Kişi, kimseye tam anlamıyla güvenemeyeceğini düşünür. İnsanlara karşı çoğunlukla bir güvensizlik ve kuşku içindedir. İnsanların her an kendisini kandırabileceğine, yarı yolda bırakarak hayal kırıklığına uğratabileceğine, güvenini inciteceğine, aldatacağına ve kullanacağına inanır. Bu nedenle en yakın kişilere bile güven duymakta zorlanır. O kuşku aklının bir köşesindedir. İnsanların sözlerinde ve davranışlarında anlamlar arayarak tetikte kalmaya çalışır. Bu şemanın kökeninde ihanet, kandırılma, aşağılanma ve taciz yatar. Kişi bu deneyimleri yeniden yaşamamak için daima savunmada kalmak zorunda olduğunu düşünür.

Duygusal Yoksunluk Şeması

Kişi, duygusal olarak bir mesafeye sahiptir. Hiçbir zaman yeterince duyulmayacağına, anlaşılmayacağına ve sevilmeyeceğine inanır. Bu yüzden ilişki kurmaktan kaçınır veya yoksunluk duygularını telafi edebilmek için kişilere fazlasıyla bağlanır. Kişinin içinde dolmak bilmeyen bir boşluk hissi durur. Şemanın kökeni, çocukluk dönemlerindeki ihmalde yatar. Kişi için insanların ona verdiği sevgi, ilgi ve destek yeterli gelmez, daha fazlasına ihtiyacı olduğunu düşünür.

Kusurluluk Şeması

Kişi, içten içe kusurlu olduğuna inanır. Bu kusur, diğerlerinin fark edemeyeceği ve insanların fark etmesinden utanç duyacağı içsel inanışları barındırır. Bu nedenle kusurlarını saklamaya çalışır. Kendini özgüvensiz, değersiz ve yetersiz hisseder. Kendisiyle ilgili olumsuz ayrıntılara odaklanır.

Sosyal İzolasyon Şeması

Kişi, diğer insanların veya grupların dışında hisseder. Onlardan farklı ya da onlar gibi olmadığını düşünerek topluluklara ait olmadığını hisseder. Değerlendirilmekten, incelenmekten ve yorumlanmaktan yoğun kaygı duyar, sosyal ortamlara dahil olmakta güçlük çeker.

Bağımlılık Şeması

Kişi, yaşamla tek başına başa çıkamayacağına inanır. Çoğu zaman bir desteğe ihtiyacı vardır. Günlük faaliyetlerini yerine getirirken dahi birilerinin yardımına ihtiyaç duyar. Yetişkinlik yaşamının sorumlulukları kendi başına halledebilmek için fazla ve yorucu görünür, başkalarının varlığına sıkı sıkıya bağlanır. Etrafındaki kişilere yapışır ve onun yönerge, duygu ve düşüncelerini merkezine koyarak yaşar. Böylece ilişkilerindeki değişim sinyalleri aşırı kaygı duymasına neden olur.

Dayanıksızlık Şeması

Her an bir felaket olacağı ve başa çıkamayacağını düşünür. Bu kaygı; sağlık, tehlike ve parasızlık ile ilgili olabilir. Kişi sağlığıyla ilgili yoğun endişelere kapılır, gerçek aksi olsa da kişi hasta olduğuna ya da olacağına dair yoğun endişeye kapılır. Kendisinin ve sevdiği kişilerin güvenliği konusunda tedirgindir. Birilerinin başına bir şey gelebileceğini düşünmeden edemez. Bir anda iflas edip sonunda parasız kalacağına dair endişeler yaşar.

İç içe Geçmişlik Şeması

Kişi, partnerini ve onun yaşamındaki olayları hayatının merkezine koyar. İlgilendiği ana konu, partnerinin yaşamıdır. Kendini onun sorunlarını çözmeye ve onunla ilgilenmeye adar. Her şeyi birlikte yaparlar ve tek kişiymiş gibi hissederler.

Başarısızlık Şeması

Kişi, başarısız olduğuna ve daima başarısız olacağına inanır. Başarılarını küçümser, başarısızlıklarına odaklanır. Kişi için başarıları olsa da olmasa da o, başarısız bir insandır. Hiçbir zaman insanlar kadar becerikli olamayacağını düşünür. Potansiyelinin altında iş seçimlerine yönelir.

Haklılık Şeması

Kişi, çatışmalarda kendini haklı görür. Güç ve yetki kazanmaya odaklanarak üstünlük sağlamaya çalışır. Talepkâr ve kontrolcüdür. Söylemlerinin net ve kesin doğru olduğuna emindir. Ayrıcalıklı olduğunu düşünür ve insanlardan özel bir muamele bekler. Kuralların kendisi dışındaki insanlar için olduğuna inanarak uyma zorunluluğu hissetmez. Kendini öncelikli bir konumda görür.

Yetersiz Öz Denetim Şeması

Kişi, dürtü ve duygularını kontrol etmede zorlanır. Öz disiplini korumakta güçlük çekerek hedef ve planlarına uymayı aksatır. Huzursuzluk, sorumluluk ve yüzleşmelerden kaçınır.

Boyun Eğicilik Şeması

Kişi, diğer insanların memnuniyetini önceler. Onları memnun etmesi gerektiğini düşünür. Önceliği çoğunlukla diğerleri ve ihtiyaçları üzerine kuruludur. “Onun için ne yapabilirim?” inancı hakimdir. Uyumlu bir tutum içinde olarak diğerleri için harekete geçer.

Kendini Feda Şeması

Kişi, kendi isteği doğrultusunda başkalarının ihtiyaçlarını önceliği yapar. Diğerlerinin sorununa, ihtiyacına ve duygusuna karşı duyarlıdır. Onlar için uğraşmaya, ihtiyaçlarını karşılamaya ve onlarla ilgilenmeye odaklanır.

Onay Arama Şeması

Kişi; başkalarının onay, takdir ve övgüsünü kazanmaya odaklanır. Diğerlerinin onu nasıl gördüğüne önem verir. İnsanların takdir ve onayını kazandığında kabul edilmiş hisseder.

Karamsarlık Şeması

Hayatın olumsuz ilerleyeceğine dair bir inanç hakimdir. Olası tehlike ve sorunların kapıyı çalacağı beklentisi içindedir. Olumlu olayların nihayetinde bozulacağını düşünür.

Duyguları Bastırma Şeması

Toplum tarafından kadınlardan neşe, arzu ve zevk gibi duyguların, erkeklerden kırgınlık, üzüntü gibi duyguların bastırılması beklenir. Bu şemada ise kişiler duygularını açıkça ifade etmekte zorlanır, aşırı kontrol etmeye ve baskılamaya çalışır.

Yüksek Standartlar Şeması

Kişi, ‘en iyi’ye ulaşmayı hedefler. Yeterince iyi onun için yeterli değildir, daima en iyisi olmalıdır. İlgilendiği alanlarda hep bir üste ulaşmaya çalışır. Yeterince zorlarsa mükemmele kavuşabileceğine inanır. Başarı, statü, ün gibi konularda ‘en’ olmayı amaçlar.

Cezalandırıcılık Şeması

Kişi, hataların sonuçsuz kalmaması gerektiğine inanır. Bir yanlış yapıldıysa kim olursa olsun karşılığını almalıdır. Hataları affetmekte zorlanır ve cezalandırılması gerektiğini düşünür.

Sonuç

Şemalar, kişinin aklında oluşan anlamıyla karşılık bulur. Bu anlama olan inanç kişinin duygu, düşünce ve davranışlarını etkiler. Bu nedenle kişinin kendisi, diğer insanlarla ve dünyayla olan ilişkisi inançlarının doğrultusunda şekillenir.

Kaynakça

Magritte, R. (1937). La reproduction interdite [Resim]. Museum Boijmans Van Beuningen. https://www.boijmans.nl/en/collection/artworks/4232/la-reproduction-interdite

Ece Öznur Bayram
Ece Öznur Bayram
Ece Öznur Bayram, Mudanya Üniversitesi Psikoloji Bölümü son sınıf öğrencisidir. Bilgilerini hem eğitim, etkinlik ve staj ile akademik olarak zenginleştirirken hem de çeşitli kitap, dizi, film ve müziklerle de beslemektedir. Aynı zamanda psikoloji tutkusunu, edebiyat tutkusuyla birleştirerek Şema Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Varoluşçu Terapi başta olmak üzere yaşamın içinden birçok konuyla ilgili yazılar yazmayı hedeflemektedir. Aşk, yalnızlık, özgürlük, sanat, ölüm, yaşam ve insanlar hakkında yazılarla psikolojinin olduğu her alana kendi kelimelerini bırakmayı, insanlarla paylaşmayı ve insana ruhunun özünü anlatmayı amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar