Salı, Mayıs 5, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Yazarak İyileş

Günümüz şartlarında yaşanan ekonomik kaygılar, iş hayatı, özel hayat, günlük yaşanan stresli durumlar hepimizi kendimizi nasıl rahatlatır ve iyileştiririz arayışına sürüklüyor. Hepimizin şartlarına göre farklı yöntemleri var: Spor, yürüyüş yapmak, profesyonel destek almak, kitap okumak, arkadaşlarla sohbet, müzik dinlemek vb… Yani bir şekilde stresten ve yaşam zorluklarından arınıp kendimizi iyi hissettirecek aktiviteler yapıyoruz. Yazmak dendiğinde birçok kişi genel düşünür ve yazar olmak gerektiğini, bunu beceremeyeceğini söyler. Ancak yazmanın ruh hali ile olan bağlantısı yadsınamaz bir gerçektir.

Bütün duygu, düşünce ve hisleri en rahat en özgür dışarı vurabilmek için yazı yazmak ruh halini olumlu etkiliyor. Aklınızdakileri yazmak, duygularınızı anlamanıza ve kendinizi tanımanıza da yardımcı oluyor. Yaşanan zor olaylar ve duygular karşısında yeni bir anlam duygusu da geliştirilebilir. Bazen akış içinde farkında olmadan gerçekleşen duygu ve davranışlar üzerine yazınca yani somutlaşınca daha farkında olunuyor. Bu farkındalık kendinizi daha iyi tanımanızı ve bu yönde kendinizi nasıl iyileştireceğinizi bulmanıza da yardımcı oluyor.

Farklı yazma şekilleri var tabii ki. Öncelikle en çok ve rahat akla gelen serbest yazmadan bahsedelim. Serbest yazıyı basit şekilde tanımlamak gerekirse; zihninizden geçenleri kağıda dökmek diyebiliriz. Aklınızdan geçen her şeyi sansürsüzce, rahatça yazabilirsiniz. Kabul edilemez görünebilir, ancak bunu siz yazıyorsunuz ve kimseye okutmak zorunda değilsiniz.

Düşüncelerinizi yazdıkça fark edip kabul etmeniz kolaylaşacaktır. Birikmiş olan travma, utanç, suçluluk, kırgınlık gibi yaşanmış olan durumlardan kalan duygular yazdıkça sistemimizden uzaklaşıyor. Bazen günlük akışta yaşanan bir olay karşısında hissettiğimiz duyguyu daha sonra üstüne düşününce ya da birine anlatırken yani dile getirince daha çok farkına varırız. Yazarken de yoğun duygular yaşanabiliyor, ağlaya ağlaya yazılan durumlar olduğunu biliyoruz. Yoğun duygularla yazılanları fark edince haliyle yoğun duygular gün yüzüne çıkıyor, sarsıcı da olabilir ama bu farkındalık iyileştiriyor. Aynı olayda aynı duyguyu tekrar düşündüğünüzde sizi etkileme oranının düştüğünü göreceksiniz.

Mektup Yazmak

Bir diğer etkili yazma yöntemi de; Mektup yazmak. Bu yöntemde, sevdiğiniz ya da kızmış kırılmış olduğunuz birine kısa ya da uzun bir mektup yazıyorsunuz. Sanki yollayacak gibi içinizde ne varsa istediğiniz gibi yazıyorsunuz. Bunu eski travmalarımıza neden olan kişiye karşı da, iş hayatı ya da özel hayatınızdaki kişiye de yazabilirsiniz. Bu çalışmayla ulaşmaya çalıştığımız, mektup yazdığımız kişiye karşı olan gerçek duygularımızı ve hislerimizi fark etmek. Kızdığınız, kırıldığınız kişiye mektup yazarken objektif olarak onun tarafından verilebilecek cevapları da aklınıza getirebilirseniz yaşanan durum sizin için daha da çözümlenmiş olacaktır.

Bireyin kendisiyle gurur duyduğu, çevresindeki insanlarında bildiği güçlü yönleri duyguları olduğu gibi, kimsenin bilmesini istemediği zayıf yönleri, hassas ve kolay incinebilecek duyguları da olabilir. Kişi kendisine de mektup yazıp bunları da somutlaştırırsa kendini daha iyi tanıyıp duygularını düzenleyebilir. Kim istemez ki zayıf yönlerini törpüleyip güçlü yönlerini arttırmayı. Kendine yazdığı mektupta kırgınlıkları kızgınlıklarından bahsedebildiği gibi bu yazma çalışması geleceğe yönelik olarak yazılırsa motivasyon içinde kullanılabilir. Kendisi için planladıklarını duygularıyla yazmak, en etkili olan içsel motivasyonu için destek olur.

Günlük Tutma

Bir diğer yöntem, kendisini iyileştirmek ve duygularını düzenlemek için günlük tutma. Günlük olayların işlenmesi, duygusal durumun izlenmesi ve içsel düşünceleri düzenlemeye yardımcı olur. Bu duygusal işleme becerisi geliştikçe kişinin stres-kaygı yönetimi arttıkça kendine güveni de paralel olarak artacaktır. Bu içsel düşüncelerin keşfi her gün düzenli yapıldığında kişinin iç dünyasıyla bağ kurmasını sağlar. Bu da öz saygıyı arttıracaktır.

Şükran Günlüğü

Başka bir yazma çalışması da, Şükran günlüğü. Bu yöntem her gün minnet duyduğunuz şeyleri yazmaktır. Bunu düzenli yaptığınızda, her gün o gün için iyi ve olumlu olan üç şeyi yazarsanız, bu genel olarak olumlu bir bakış açısına sahip olmanızı da sağlayacaktır. Bu egzersizi devam ettirmekte kararlı olabilirseniz yazmak için o gün olumlu yaşananları düşünecek ve günler geçtikçe olumlu deneyimlerinizi daha çok görmeye başlayacaksınız.

Nörobilimsel Bakış

Yazma sırasında sağ ve sol beyin yarım küreleri arasındaki kurulan köprülerin artması, bastırılmış duyguların anlamlandırılması ve regüle etme becerisini güçlendirir. Süreç, prefontal korteksin aşırı duygusal tepkiyi fark edip, düzenlemesine yardımcı olur. Günümüzde birçoğumuzun yaşadığı “içimi döktüm” rahatladım durumu da, yazarak ya da dile getirerek duygumuzu somutlaştırıp fark etmemizdir.

Yaşanan travma ve olumsuz anıları yazı ile ifade etmek psikolojik sağlık durumumuzu da olumlu yönde etkiliyor. Daha farkında, daha pozitif, daha özgüvenli olmamızı sağlayabilir. Ne yazacağım, nasıl yazacağım diye endişelenmeyin. Yazmaya başladığınızda hızınıza inanamayacaksınız. Bunları kimseye okutmak zorunda değilsiniz sansürsüz özgün şekilde yazabilirsiniz. Önemli olan size doğal gelen şeyleri yazmanız. Bütün bu olumlu etkileri yaşamak ve iyileştirici etkisini de deneyimlemek için, dikkatinizi kendinize vererek zaman ayırmanız yeterli.

Özlem Coşar
Özlem Coşar
Halkla ilişkiler önlisans mezuniyeti üzerine, yaşadığım bir sağlık sorunu dolayısıyla bu hastalıktan muzdarip kişileri buluşturan bir forum sitesi kurdum (mslidostlar.com) Burada kişilerle sohbet ettikçe idealist düşüncelerle psikoloji lisansından mezun oldum sonrasında aile danışmanlığı ünvanını da edindim. Böyle hayat zorluklarıyla karşılaşınca psikolojik desteğin önemini hem görerek hem de yaşayarak deneyimledim. Yolarkadasimsin.com web sitesinde psikolojik destek üzerine blog yazarlğı yaptım. Kronik hastalıklarda psikoloji, travma, psikolojik dayanıklılık, bilişsel davranışçı terapi, cinsel terapi gibi yetişkinlere dair bir çok konuda çalışmalarımı sürdürüyorum. insanın doğru bakış açısıyla bilişsel yetenekleriyle her zorluğun üstesinden gelip hayatına devam edebileceğini düşünüyorum. Bu yüzden de erişilebilir olmayı olmazsa olmaz olarak görüyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar