Salı, Haziran 9, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Sosyal Medyanın Aleksitimi Üzerindeki Etkisi

Psikoloji alanında incelenen aleksitimi, kişinin duygularını tanımakta, anlamlandırmakta ve ifade etmekte güçlük yaşaması durumudur. Yunanca kökenli olan bu kavram, “duygular için söz bulamama” anlamına gelir. Klinik gözlemler, aleksitiminin depresyon, stres bozuklukları ve madde bağımlılığı gibi durumlarla ilişkili olabileceğini göstermektedir. Günümüzde özellikle dijitalleşmenin artmasıyla birlikte bireylerin duygu ifade biçimlerinde değişimler görülmektedir. Sosyal medya kullanımı; yüz yüze iletişimin azalması, duyguların yüzeyselleşmesi ve bireylerin kendilerini filtrelenmiş bir biçimde en iyi olma haliyle sunmaları nedeniyle aleksitimik özelliklerin artmasına katkı sağlayabilmektedir.

İnsanlık tarihi boyunca iletişim kuran, kendini ifade eden ve sosyal ilişkiler geliştiren bir varlık olmuştur. Biz insanların gruplar halinde yaşama ve diğer bireylerle iletişim kurma ihtiyacına gerek vardır. İletişim, bizleri diğer canlılardan ayıran en temel özelliklerden biridir. Sağlıklı ilişkiler kurulabilmesi için duygu, düşünce ve davranışların dengeli biçimde ifade edilmesi önemlidir. İletişim, bizler için yaşamın olmazsa olmazlarından biridir.

Peki, siz hiç yaşadığınız bir stres, depresyon ya da travma durumunda hislerinizi anlamlandırmakta zorlandınız mı? Duygularınızı ifade etmek yerine yalnızca fiziksel belirtilerle kendinizi anlattığınız oldu mu?

Örneğin:

  • “Midem bulanıyor.”
  • “Başım ağrıyor.”
  • “Sürekli terliyorum.”

Gibi ifadeler kullanmak, bazen duyguların doğrudan ifade edilememesinin bir göstergesi olabilir.

Aleksitimi, kişinin kendi duygularını tanıma, adlandırma ve ifade etme konusunda yaşadığı zorlukları ifade eden psikolojik ve nörobiyolojik bir durumdur. Aleksitimi, bir “duygusuzluk” durumu değildir; birey yalnızca duygularını dışa vurma mekanizmalarında bir takım sıkıntılar yaşar.

Aleksitimisi olan bireylerde görülebilecek bazı özellikler şunlardır:

  • Yaşanan olaylara daha mantıksal ve somut yaklaşma
  • Yakın ilişkilerde iletişim sorunları yaşama
  • Ne hissettiğini anlamlandıramama
  • Hayal kurma ve düşsel yaşamda kısıtlılık
  • Yalnızlığı tercih etme
  • Nadiren ağlamalarına rağmen zaman zaman yoğun ağlama nöbetleri yaşama
  • Pasif veya bağımlı kişilik özellikleri gösterme

Günümüzün dijital çağında bireylerin kendilerini ifade etmekte zorlanması, ikili ilişkileri de olumsuz etkileyebilmektedir. Sosyal medya, bireylerin çoğu zaman gerçek duygularını paylaşmak yerine filtrelenmiş bir yaşam sunmalarına neden olur. Duyguların yerini emojiler ve kısa ifadelerin alması, anlamlı derin duygusal iletişimi azaltabilmektedir. Bireylerin sosyal medya üzerinde geçirdiği zamanın yoğunluğu ne yazık ki son dönemlerde artış göstermektedir. Araştırmalar, yüksek aleksitimi düzeyine sahip kişilerin problemli veya aşırı sosyal medya kullanımına daha yatkın olabileceğini göstermektedir. Aşırı sosyal medya kullanımı, duygusal farkındalıklarımızın gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. Sosyal medya kullanımında beğeni ve etkileşimlerden geçici tatmin sağlanır. Duygusal ihtiyaçlarını fark etmekte ve ifade etmekte zorlanan bireyler, bu geçici tatmin durumuna daha fazla yatkın olabilirler.

Dijital çağın bize getirdiği sorunlardan biri de duygu ifade sorunudur. Sosyal medyanın ilerlemesiyle yüz yüze iletişimin azalması, empati becerilerini ve duygu konuşmalarını azaltırken yalnızlığı artırır. İnsanlar artık ne hissettiklerinden çok nasıl göründüklerine odaklanır. Bu durum, bireylerin kendi duygularını fark etmelerini zorlaştırarak aleksitimik özellikleri artırabilmektedir. Aleksitimik özelliklere sahip bireyler, duygularını aktarırken duygusal ve soyut bakış açısından ziyade mantıksal ve somutsal yaklaşımı tercih ederler.

Yoğun sosyal medya kullanımı, duygusal farkındalığı zayıflatarak bireylerin duygu ifade becerilerini olumsuz etkileyebilir. Gerçek iletişim kurmak, dijital dengeyi sağlamak ve sosyal medyayı bilinçli kullanmak, bireylerin duygusal farkındalıklarını geliştirmelerine katkı sağlayarak yardımcı olabilir.

Aleksitimi Tedavisi

Aleksitimi tamamen çözümsüz bir durum değildir. Psikoterapi, duygu farkındalığı çalışmaları ve Mindfulness egzersizleri sayesinde bireyler duygularını tanımayı ve ifade etmeyi öğrenebilirler.

Asmin Şimal Koç
Asmin Şimal Koç
Klinik psikoloji ve pozitif psikolojiye ilgi duyan bir psikoloji öğrencisiyim .Bilimsel bilgileri anlaşılır ve ulaşılabilir hale getirerek paylaşmayı amaçlıyorum. Bilimsel bilgileri günlük hayata uygulanabilir hale getirmeyi hedefliyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar