İletişim, karşı tarafa aktarmak istediklerimizi sözlü bir şekilde ifade etme becerimizdir. İnsanların sağlıklı bir dil kullanarak kendilerini ifade edip anlatmaya çalıştıkları aşamada devreye girdiği olmazsa olmaz noktadır. Nasıl ki ekmek yapmak için bir hamura, hamur yapmak için bir mayaya ihtiyacımız varsa, insanlar içinde anlaşma noktasında konuşmaya, konuşmak için de iletişime ihtiyaç vardır. Kendimizi ifade etmemiz, karşı tarafla bir konuşma başlatmamız, bir noktada bir kişiye veya birden çok kişiye bir konu hakkında fikir ve görüşlerimizi bildirmemiz önemli hususlardır. Fakat tüm bu anlattığım, anlatmak istediğim noktalarda ana temel iletişimdir. Aslına baktığımızda zaten hep bir iletişim halindeyizdir. İnsanlarla, annemizle, babamızla, sokakta, evde her yerde iletişimin yeri ve zamanı yoktur. İletişimin yeri ve zamanı olmadığı gibi sınırı da yoktur. İletişim sınırsız, ötesiz, sonsuzdur. Hep aktif şekildedir. Sadece ihtiyacı olan şey insan ve insanlardır. Ortaya çıkıp kendini göstermesi için insanların bir araya gelerek doğru bir kullanım sergilemeleri gerekmektedir.
Psikolojik Perspektif: Klinik psikoloji literatüründe iletişim, yalnızca bir bilgi aktarımı değil; bireyin dış dünyayla kurduğu terapötik bağın en ilkel ve en güçlü formudur. İnsanın kendisini “yaşamının öznesi” olarak konumlandırabilmesi ve sağlıklı sınırlar çizebilmesi, bu döngünün ne kadar bilinçli yönetildiğiyle doğrudan ilişkilidir.
Belirli bir konu olmasına gerek yoktur; herhangi bir konu olabilir. Hatta iletişimi aktif bir pozisyona getirip kullanıma açık hale getirmek için bir kelime, bir cümle bile yeter ki alıcıda bir şeyler canlansın ve karşı tarafı atağa geçirsin. Bunlar olduktan sonra zaten bir şekilde konuşma kendiliğinden akar ve iletişim başlar. Sonrasında konuşma bir şekilde akıp gider. Belki birkaç dakika, belki yarım saat, bir saat, belki de birkaç saat. O biraz da insanlar arasındaki iletişime bağlıdır. İnsanlar arasındaki iletişime bağlıdır demekten ziyade bahsetmek istediğim bir diğer önemli hususa gelelim şimdi. İletişim evet önemli fakat iletişimden ziyade iletişimin bir alt maddesi olan güçlü iletişim de çok önemlidir. İletişimin devamlılığını sağlayan veya iletişimi hiç var etmeyen iletişim yolları. Bir iletişimin güçlü olabilmesi için en önemli noktalar beden dili, ses, diksiyon, mimikler ve etkili konuşmadır. Bunlar verimli ve dozunda olup doğru yer ve doğru zamanda kullanıldıklarında her iki taraf da güçlü bir iletişim kurmaya başlar; sonrasında ise doğru iletişim devam eder.
Sınırların ve Beden Dilinin Psikolojisi
Bir insan için beden dili önemlidir. Bir insandan ziyade iletişimde çok önemlidir. Karşı tarafa bir şeyler anlatmak için beden dili devreye girer; el, kol aktif bir şekilde kullanılmaya başlar. Fakat bunun aktif bir şekilde kullanımı değil, doğru bir şekilde kullanımı önemlidir esasında. Sürekli sağa, sola, aşağı, yukarı sadece kullanmak için kullanırsan, gereksiz durumlarda beden dilini sürekli devreye sokmaya çalışırsan, o iletişim verimsiz, sağlıksız, zayıf bir ilişki olur. Güçlü bir iletişimin meydana gelebilmesi için beden dilinin gerekli anlarda doğru zamanlarda kullanımı makbuldür. Doğru yerde, doğru noktada kullanılan beden dili, güçlü bir iletişimin oluşup başlamasına olanak sağlar.
Bilişsel Yaklaşım: Davranışsal boyutta beden dilinin aşırı ve kontrolsüz kullanımı, karşı tarafta “bilişsel yük” yaratarak mesajın özünün kaçmasına neden olur. Oysa ölçülü ve senkronize jestler, bireyin kendi duygusal regülasyonunu sağladığı gibi, alıcıda güvenli bir bağlanma alanı açar.
Ses Tonu, Diksiyon ve Duygusal Regülasyon
Diğer bir önemli husus ise sestir. Etkili ses ve ses seviyesini ayarlamak. Ne çok bağırmak ne de çok sessiz konuşmak etkili ses değildir. Bir kişiyle iletişim kuruyorsan, sesin seni duyabileceği şekilde, titremeden, kendinden emin ve net bir şekilde konuşman; bir kalabalığa hitap edip bir topluluğa konuşuyorsan da mikrofonun sesi ayarlanmış veya mikrofon yoksa sesinin duyulabilecek şekilde, ne konuştuğunu bilen, yine kendinden net emin, çekingen olmadan konuşmak önemlidir.
Sesle beraber diksiyon da diğer önemli noktadır. Etkili diksiyon, kelimelerin doğru telaffuz edilmesidir. Doğru yerde doğru kelimenin seçilip kullanılması bunlar çok önemli noktalardır. Diksiyonu kullanırken kullanılan mimikler de diksiyon kadar önemlidir. Karşı tarafla konuşurken gerektiği kadar mimik yapmak, gereğinden fazla mimik yapmamak; bir kişi yanlış bir şey dediğinde ve hoş olmayan bir şey konuştuğunda mimiğin dozunu koruyup fazla mimikten kaçınmak, küçük görünen ama çok önemli, çok büyük detaylardır.
Farkındalık ve Sözün Özü
Bir diğer son hususa gelecek olursak, etkili konuşma. Etkili konuşma, güçlü iletişim kurmada çok mühim bir detaydır. Konudan sapmamak, konu üzerinde konuşmak; konuya vakıfsak konuşmak, vakıf değilsek sırf konuşmak için konuşmamak gereklidir. Etkili bir konuşma olmasını istiyorsak, bahsettiğim konulara değindiğim noktalara dikkat etmemiz gerekir. Güçlü iletişim için önce sağlıklı iletişim ve bunun içinde sağlıklı ve güçlü konuşma.
Son Söz: İletişimde sessizliği koruyabilmek ve sadece “vakıf olunan” alanda söz söylemek, ego savunma mekanizmalarının ötesine geçebildiğimizin en büyük kanıtıdır. Kendi iç dünyasında sağlıklı sınırlar çizen ve dili bir köprü olarak kullanan her birey, güçlü iletişimin gerçek mimarıdır.


