Cuma, Eylül 25, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Okul Çağındaki Bireylerde Gelişimsel Boyutuyla Sosyal Karşılaştırma ve Psikolojik Etkileri

OKUL ÇAĞINDAKİ BİREYLERDE GELİŞİMSEL BOYUTUYLA SOSYAL KARŞILAŞTIRMA VE PSİKOLOJİK ETKİLERİ

Sosyal karşılaştırma bireyin kendi yeteneklerini, tutumlarını, özelliklerini ve benlik değerini değerlendirmek adına kendisini diğer bireylerle kıyaslaması olarak tanımlanmaktadır. Çocukluktan ergenliğe, ergenlikten yetişkinliğe uzanan gelişimsel süreçler benlik yapısının şekillenmesinde önemli bir role sahiptir. Bireyin kendisi hakkındaki bilgi ve inançlarının toplamı olan benlik kavramı, sosyal çevreden alınan geri bildirimler ve yürütülen kıyaslama süreçleri sonucunda biçimlenmektedir. Bilişsel olgunlaşma, akran gruplarının değişen dinamiği ve yaşanılan çevre; sosyal karşılaştırmanın niteliğini ve psikolojik çıktılarını gelişimsel evrelere göre farklılaştırmaktadır. Okul çağındaki bireylerin sosyal karşılaştırma davranışları ilkokul, ortaokul ve lise dönemlerinin gelişimi doğrultusunda belirgin değişiklikler sergilemektedir.

İLKOKUL DÖNEMİ: Bu dönemdeki çocukların benlik algısının temelleri, ebeveyn tutumları ve somut kıyaslamalara dayanır. Bu dönem yaklaşık 6-10 yaş aralığına denk gelir. Çocuğun aile merkezli korunaklı ortamdan çıkarak düzenli akran etkileşimine ve akademik değerlendirmeye ilk adım attığı evredir. Bu dönemde sosyal karşılaştırma süreçleri henüz soyut ve karmaşık kimlik değerlendirmelerinden ziyade; somut beceriler, gözlemlenebilir davranışlar ve öğretmen ile ebeveyn onayına odaklı olarak gerçekleşmektedir.

Çocuğun ilk akademik ve sosyal deneyimlerinde geliştirdiği benlik algısı, motivasyon düzeyi ile doğrudan ilişkilidir. Yapılan araştırmalarda kendini tanıyan, yapabileceklerinin farkında olan ve olumlu benlik algısına sahip ilkokul öğrencilerinin motivasyon düzeylerinin de istatistiksel olarak anlamlı biçimde yüksek olduğu tespit edilmiştir (Özçelik, 2020).

Bu yaş grubunda sosyal karşılaştırma mekanizmalarının sağlıklı işlemesinde ebeveyn tutumları kritik bir belirleyicidir. Annelerin demokratik ve destekleyici tutumlar sergilemesi, çocukların benlik algılarını ve öz düzenleme becerilerini pozitif yönde beslemektedir. Buna karşılık otoriter veya aşırı cezalandırıcı ebeveyn tutumları ile çocukların sosyal beceri düzeyleri arasında negatif yönlü ilişkiler bulunmakta, bu durum çocuğun akran grubunda kendisini yetersiz ve olumsuz karşılaştırmalara açık hale gelmesine zemin hazırlamaktadır.

İlkokul döneminde yürütülen benlik araştırmaları, henüz erken yaşlarda dahi kendilik algısında cinsiyete dayalı farklılıkların oluşmaya başladığını ve erkek çocukların benlik kavramı ortalamalarının kız çocuklarına kıyasla daha yüksek seyredebildiğini göstermektedir. Bu dönemde çocuğun sosyal karşılaştırma yoluyla zedelenen özsaygısını onarmak ve sosyal becerilerini geliştirmek adına sınıf içi yaratıcı drama gibi etkileşimsel etkinliklerin benlik algısı üzerinde iyileştirici etkiler sağladığı bilinmektedir (Ceylan ve Ömeroğlu, 2007).

ORTAOKUL DÖNEMİ: Bu dönemdeki çocukların benlik algısı; akademik değerlendirme, akran onayı ve sosyal görünüş kaygısına dayanır. Bu dönem yaklaşık 11-13 yaşlara denk gelir. Ergenliğe geçişin ilk izlerinin görüldüğü, bilişsel olarak soyut düşünme becerilerinin geliştiği ve akran kabulünün hayati bir değer kazandığı ara evredir. İlkokuldaki somut karşılaştırmalar, bu dönemde yerini akademik başarıya, sosyal kabul görme derecesine ve fiziksel görünüme dair kıyaslamalara bırakmaktadır.

Ortaokul çağındaki öğrenciler için akran grubu, bireyin kendisini sınadığı temel referans noktası haline gelmektedir. Bu evrede akran grubu tarafından kabul görme ve sosyal onay alma ihtiyacı belirgin şekilde artış gösterir. Bu ihtiyacın karşılanamaması veya yapılan olumsuz sosyal karşılaştırmalar, bireyde sosyal görünüş kaygısı gelişimini tetiklemektedir. Alan yazındaki araştırmalar, yükselen sosyal görünüş kaygısının ortaokul ve lise kademelerindeki öğrencilerde düşük akademik başarı, duygusal öz-yeterlikte gerileme ve depresif belirtiler ile ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır (Kaplan, 2021).

Ortaokul döneminde yapılan sosyal karşılaştırmalar, öğrencinin ders başarısına yönelik akademik özgüvenini de biçimlendirmektedir. Kendisini sürekli olarak sınıfın gerisinde algılayan ve olumsuz karşılaştırma döngüsüne giren öğrencilerin akademik motivasyonları düşmekte, bu durum öğrenme çevikliğini ve psikolojik iyi oluşu olumsuz etkilemektedir.

LİSE VE ERGENLİK DÖNEMİ: Bu dönemdeki bireylerin beden algısı, akran grubu ve kimlik arayışı ile şekillenir. Ergenlik gelişimsel evresini kapsayan lise dönemi yaklaşık 14-18 yaş aralığına denk gelir. Kimlik arayışının merkezde olduğu, benlik şemalarının yeniden yapılandığı ve yüz yüze akran karşılaştırmalarının en yoğun yaşandığı süreç bu dönemdir. Bu dönemde ergenler, fiziksel değişimlerin hızıyla birlikte kendi bedenlerini akranlarının bedenleriyle kıyaslarlar.

Sosyal karşılaştırma düzeyi, lise çağındaki gençlerin beden imajı algısını anlamlı derecede yordamakta; sosyal karşılaştırma süreçleri beden imgesindeki değişimin yaklaşık %17’sini tek başına açıklamaktadır. Beden memnuniyetsizliği ve olumsuz beden algısı, ergenlerin benlik saygısını doğrudan zedeleyen ana unsurlardandır. Yapılan araştırmalar, diyet uygulayan ergenlerin beden algılarının daha olumsuz, benlik saygılarının ise belirgin şekilde daha düşük olduğunu saptamıştır (Özbey, 2021).

Lise döneminde sosyal karşılaştırmaya dayalı kendilik değerlendirmelerinde cinsiyet değişkeni de belirgin bir fark ortaya koymaktadır. Ergenlerin Sosyal Karşılaştırma Ölçeği puanları incelendiğinde, erkek ergenlerin kız ergenlere kıyasla kendilerini genel olarak daha olumlu algıladıkları ve kendilik değerlendirmelerinin erkek öğrenciler lehine farklılaştığı görülmektedir. Bu dönemde olumlu benlik şemalarının ve duygusal öz-yeterliğin geliştirilmesi, ergenin psikolojik iyi oluşunu destekleyen temel faktörler arasındadır (Sezer, 2010).

KAYNAKÇA
Ceylan, Ş., & Ömeroğlu, E. (2007). Okul öncesinde drama dersinin üniversite öğrencilerine katkısının bazı değişkenlere göre incelenmesi. Yaratıcı Drama Dergisi, 1(3 / 4), 57-78.
Kaplan, V., B., ve Ertuğrul, A.E. (2021). Öğrencilerin yaşadıkları sosyal görünüş kaygısı ve öznel iyi oluş algıları arasındaki ilişki. İstanbul Aydın Üniversitesi Sosyal bilimler dergisi, 13(4), 1029-1056.
Özbey, H., & Gültekin, M. (2021). Lise öğrencilerinde beden algısı ve benlik saygısı arasındaki ilişkinin medya ve farklı değişkenler açısından incelenmesi. Afyon Kocatepe üniversitesi sosyal bilimler dergisi, 23(2), 429-441.
Özçelik, F. N. P. (2020). 6-10 Yaş aralığındaki çocukların sosyal becerileri gelişim düzeyleri ile anne baba tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi. Ulakbilge Sosyal Bilimler Dergisi, 8(46), 365-379.
Sezer, Ö. (2010). Ergenlerin kendilik algıların anne baba tutumları ve bazı faktörlerle ilişkisi. Van 100. yıl Üniversitesi eğitim fakültesi dergisi, 7(1), 1-10.

Kaynakça

  • KAYNAKÇA
  • Ceylan, Ş., & Ömeroğlu, E. (2007). Okul öncesinde drama dersinin üniversite öğrencilerine katkısının bazı değişkenlere göre incelenmesi. Yaratıcı Drama Dergisi, 1(3 / 4), 57-78.
  • Kaplan, V., B., ve Ertuğrul, A.E. (2021). Öğrencilerin yaşadıkları sosyal görünüş kaygısı ve öznel iyi oluş algıları arasındaki ilişki. İstanbul Aydın Üniversitesi Sosyal bilimler dergisi, 13(4), 1029-1056.
  • Özbey, H., & Gültekin, M. (2021). Lise öğrencilerinde beden algısı ve benlik saygısı arasındaki ilişkinin medya ve farklı değişkenler açısından incelenmesi. Afyon Kocatepe üniversitesi sosyal bilimler dergisi, 23(2), 429-441.
  • Özçelik, F. N. P. (2020). 6-10 Yaş aralığındaki çocukların sosyal becerileri gelişim düzeyleri ile anne baba tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi. Ulakbilge Sosyal Bilimler Dergisi, 8(46), 365-379. Sezer, Ö. ( 2010). Ergenlerin kendilik algıların anne baba tutumları ve bazı faktörlerle ilişkisi. Van 100. yıl Üniversitesi eğitim fakültesi dergisi, 7(1), 1-10
Derya KATOK
Derya KATOK
Derya KATOK, Cumhuriyet Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimini yüksek onur derecesiyle tamamlamıştır. Lisans eğitimi süresince katıldığı çeşitli eğitim programları ve stajlar aracılığıyla teorik ve uygulamalı altyapısını güçlendirmiş, farklı sosyal sorumluluk projelerinde yer almıştır. Psikolog ve yazar olan Katok, psikolojiyi insanı anlamaya yönelik yaşam boyu sürecek bir arayış ve aynı zamanda bir iyileşme yolu olarak ele almaktadır. Yazılarında travma sonrası stres bozukluğu, kaygı bozuklukları, bağımlılık ve modern hayatın birey üzerindeki psikolojik etkilerine odaklanmaktadır. Amacı, okurun kendini anlaşıldığını hissettiği, farkındalık kazandığı ve yalnız olmadığını hatırladığı bir alan açmaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar