Hiç düşündünüz mü, ekibinizin rol dağıtıcısı sizce bir yönetici mi yoksa bir lider mi?
İş yaşantılarında kendimizden daha yetkin biriyle çalışma gösterirken zaman zaman kendimizi inisiyatif alırken bulabileceğimiz gibi zaman zaman da “konfor alanımız” içerisinde en iyisini yapmaya çalışırken bulabiliriz. Bu durum pek tabii işin niteliği ile doğru orantılı olabileceği gibi görevi delege eden kişinin üzerinizde bıraktığı psikolojik güvenlik etkisi ile de öne çıkabilir. Kimi ekipler vardır beyin fırtınasından beslenir, kimi ekipler vardır ki yalnızca verilen işe odaklanır. Günün sonunda her iki ekibin de beklentileri karşıladığı görülebilirken, bir ekibin içerisindeki ekip üyeleri kendisini daha anlaşılır ve etkin hisseder. Burada şunu sorgulamak gerekir: Kişilere nasıl bir alan tanınmakta?
Psikolojik Güvenlik Nedir?
Psikolojik güvenlik; bireylerin düşüncelerini yargılanma endişesi olmaksızın özgür biçimde ifade ettiği, kendilerini kısıtlamadan risk alabildikleri ortamları ifade eder. Psikolojik güvenlik anlayışının hâkim olduğu çalışma ortamlarında performans, motivasyon, çalışan bağlılığı ve yenilikçi yaklaşımlarda artış görülür.
Psikolojik güvenlik ortamı yalnızca ekibin başında bulunan, yetki ve inisiyatif alanı daha geniş olan kişi tarafından yaratılamaz. Ekibin her bir üyesi, bu ortamı yaratmada özgün bir rol oynar.
Yönetim ve Liderlik Farkı
Yönetim; işin ortaya konulabilmesi için süreçlerin, araçların ve kontrollerin sağlandığı bir yapı iken, liderlik ise bu her bir adımı kapsayan ancak bunların yanı sıra farklı görüşlere açık kapı bırakabilmeyi, destekleyici tutum sergileyebilmeyi, stratejik kararlar alabilmeyi ve bunları yaparken de ekip üyelerine zarar vermemeyi gerektirir.
Bir lider, paylaşılan yeni fikirleri hedefleri doğrultusunda doğru–yanlış ayrımı yapmaksızın gelişim adımları olarak yorumlayacaktır. Çünkü şüphesiz ki başarılı bir sonuca varabilmek, orada yapılan yanlışlardan da dersler çıkarabilmektir.
Yöneticinin ise varılması istenen konu özelinde belirlediği hedefler bulunur. Delegasyon aşamasında ekip üyelerine hedefler dağıtılır ve kişilerin hedefe varacak çalışmalar gerçekleştirebilmesi beklenir. Beklenen somut ve açıktır; riski ortadan kaldırır. Tanımların açık olması netliği ve öngörülebilirliği artırır.
Farklı Çalışma Stilleri ve Psikolojik Güvenlik
Çalışma ortamında, ekibimizde olsun ya da olmasın, farklı motivasyon ve çalışma stiline sahip pek çok insanla karşılaşırız.
Bazıları görev insanıdır. Verilen görev layıkıyla tamamlanır ancak alınan çıktıda neden ve nasıl soruları sorulmaz. İş tanımına sıkı sıkıya bağlıdır ve işlemin tamamlanması odak noktadadır. Sorumluluk alanının dışında yer alan çalışmalarda faaliyet göstermez; belirsizlikten ve hatadan kaçınarak elindeki işin mükemmelliği için sıkı bir çalışmaya girer.
Bazıları ise proaktif bir çalışma göstererek yapılan işin geliştirilebilir yönüne de odaklanır. Alınan çıktının nedenini, geliştirmeye açık ve riskli yönlerini analiz eder. Yalnızca çözüme odaklanmaz; doğabilecek sorunların da önüne geçebilmek adına iyileştirme yolunun adımlarını atar. Öncelik verimliliktir ve verimin artması için gösterilebilecek her türlü çaba, bu kişiler için olmazsa olmazdır.
Şirketin içerisinde görev insanlarının olması sistemin düzenini sağlarken, proaktif çalışanların olması ise gelişim yolunda her daim ilerleyişe olanak tanır. Bu iki yapının dengeli birleşimi ise şirketi istikrarlı ve yenilikçi kılabilecek önemli noktalardandır.
Ekip Dinamikleri Üzerinden Bir Değerlendirme
Çalışma ortamında görülen bu farklılıklar, ekiplerin yapısının ve bahsini geçirdiğimiz yönetsel algının da şekillenmesine yardımcı olur. Değindiğimiz noktaları ele alarak birbirinden farklı üyelerden oluşan iki ekip düşünelim.
Ekip 1
Fikirlerini dile getirmekten çekinmeden kendine gelişim alanı yaratabileceği paylaşımlarda bulunan, eleştirmekten ve eleştirilmekten korkmayan, beyin fırtınasının bir kasırgaya dönüşmesini isteyen ekip üyelerinden oluşmaktadır.
Ekip dinamiği göz önünde bulundurulduğunda, bir liderle çalışan ekip yaratıcı yönünü perçinleme ve fikir paylaşımında bulunma aşamasında kendilerine kilit vurmayarak gelişim kapılarını daha geniş aralayacaktır. Psikolojik güvenlik algıları daha güçlü olacağından aldıkları destekle birlikte hem ekiple daha çok paylaşımda bulunarak bağlarını güçlendirecek hem de çalışma için gerekli olan kıvılcımlara daha kolay ulaşacaklardır.
Ekip 2
İş odaklı ve sorumluluk bilinci oldukça yüksek ekip üyelerinden oluşmaktadır. Bu ekip üyeleri, riskten uzak sağlam adımlarla ilerleyişi garanti ederek ekip içinde bir belirsizlik ortamı yaratmaktan uzak dururlar.
Yüksek görev bilincine sahip olduklarından, ekip içindeki çalışmaların bir yönetici tarafından yönlendirilmesi ve görev tanımları çerçevesinin net bir şekilde çizilmesi, kişilerin kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlar. Bu tür bir yöneticilik yaklaşımının benimsenmesi, ekibin psikolojik güvenlik anlayışını ve iş yapma motivasyonunu anlamlı ölçüde artıracaktır.
Sonuç
Sonuç olarak iş yerinde hem lider hem de yöneticiyle çalışmanın, çalışanların farklı kişilik özellikleri dikkate alındığında, farklı avantaj ve dezavantajları vardır. Liderle çalışılan ortamlarda yaratıcılığı yüksek olan çalışanlar kendilerini daha rahat ifade ederken gelişim alanlarını daha sağlıklı yönetebilme imkânı elde ederler. Ancak bu anlayışın süregelmesi kimi ekip üyeleri için belirsizlik ortamına sebebiyet verebilir.
Yöneticiyle çalışılan ortamlarda ise sonuç odaklı bir yaklaşım ön plandadır ve bu da hedefe yönelmeyi tercih eden çalışanlar için daha uygun bir psikolojik güven alanı yaratır. Yine ekibin içerisindeki farklı üyeler için bu durum güvenli ama durağan bir ortam yaratabilir.
Ve görülen odur ki kurumlarda sürdürülebilir bir iş kültürü ve farklı kişilik tiplerinin çalışma ortamlarındaki psikolojik güvenlik anlayışları için hem liderliğe hem yöneticilik yaklaşımına ihtiyaç vardır.
Sizce kendi ekibinizde psikolojik güvenliği daha çok hangi anlayış destekliyor: liderlik mi, yöneticilik mi?


