Bazen zihnimiz ya geçmişte takılı kalıyor ya da hiç yaşanmamış bir gelecekte kayboluyor. “Neden bunu böyle yaptım?”, “Keşke öyle olmasaydı da şöyle olsaydı.”, “Ben ne yapacağım?”, “O an ne yaşanacak?” gibi sorularla zihnimizin dolduğu anlar yaşayabiliyoruz. Ama hayat tam olarak şu an oluyor.
Anda kalmak; zihnin geçmişin pişmanlıkları ya da geleceğin belirsizlikleri arasında savrulmadan, şu anın farkında olabilmesidir. Bu sadece “Anı yaşa.” demek değildir. O anın içinde gerçekten var olabilmektir. Her zaman kullandığınız bir yolda daha önce hiç görmediğiniz bir ağacı fark ettiğiniz veya arkadaşınızla sohbet ederken yüzündeki bir detayı ilk defa gördüğünüz bir an oldu mu? İşte tam da o an, gerçekten anın içinde var olduğunuzun bir göstergesidir.
Din ve Felsefedeki Yeri
Anda olabilmek sadece psikolojide değil, birçok din ve felsefede de önemli bir yer tutar. Örneğin Mevlânâ’nın Mesnevi adlı eserinde, insanın dikkatini hakikate ve bulunduğu ana vermesini öğütleyen öyküler anlatılır. Antik Roma felsefesinde ise Romalı şair Horatius’un Odes adlı eserinde yer alan ünlü bir söz vardır: “Carpe diem.” Bu söz, “Anı yaşa.” anlamına gelir. Ancak bu ifade, canımız ne isterse onu yapmamız gerektiğini değil; bilinçli bir şekilde “şimdi ve burada” olabilme kavrayışını, anın gücünü fark etmeyi ve geleceğin belirsizliği karşısında bugünü kıymetlendirme çabasını ifade eder. Budizm’de ise nefesi, bedeni, duyguları ve zihni yargılamadan gözlemlemek öğretilir.
Anda Kalmakta Neden Zorlanırız?
Çünkü insan zihni doğası gereği sürekli düşünce üretir. Plan yapar, analiz eder ve problem çözmeye çalışır. Zihnimiz adeta arka planda sürekli çalışır. Bu düşünceler fark edilmediğinde kişi ya geçmişte takılı kalır ya da geleceğe dair kaygılar içinde yaşamaya başlar. Sonuç olarak kendimizi korumak için bu kaygılardan kaçınma davranışı gösterebiliriz. Ancak bu kaçınma davranışı, zamanla zihnimizin kontrolünü daha da kaybetmemize neden olabilir.
Bir diğer sebep ise otopilotta yaşamamızdır. Hemen hemen her gün aynı şekilde yüzümüzü yıkar, dişlerimizi fırçalar, kıyafetlerimizi giyer ve aynı yollardan geçeriz. Sohbet ederken bile çoğu zaman aynı alışkanlıklarla hareket ederiz. Günlük işlerimizi hep aynı düzen içinde sürdürürüz. Yaptığımız şeylere o kadar alışmışızdır ki zihnimizin bunlara odaklanmasına gerek kalmaz. Bu nedenle zihnimiz, bulunduğumuz andan çok düşüncelerimizin içinde dolaşır.
Nasıl Anda Kalabiliriz?
Anda kalmanın yollarından biri mindfulness, yani bilinçli farkındalıktır. Peki mindfulness nedir?
Tarihsel olarak mindfulness; Doğu meditasyon geleneğinden doğan, dikkat yönlendirmeyi gerektiren ve Budist öğretilerin modern yaşama uyarlanmış bir uygulamasıdır. Günlük yaşamla oldukça ilişkilidir. Günlük yaşamda mindfulness; zihnin uyanması, bilinçli olarak anda var olması, kişinin kendisiyle ve dünyayla uyum ve akış içinde olmasıyla ilgilidir (Özyeşil, 2011, s. 29). Özetle mindfulness; düşüncelerimizi yargılamadan, onları iyi ya da kötü diye etiketlemeden yalnızca gözlemleyebilmektir.
Bilinçli farkındalığın üç temel bileşeni vardır:
- Niyet: Farkındalığınızı geliştirmeyi seçmek.
- Dikkat: Şimdiki ana, duyulara ve düşüncelere odaklanmak.
- Tavır: Nazik, meraklı ve yargılayıcı olmayan bir tutum sergilemek.
Bilinçli farkındalığın bu üç özelliği birbiriyle iç içe geçtiğinde, olaylarla ilişki kurma ve onlara tepki verme biçimimiz dönüşüme uğrar. Bu da daha huzurlu ve daha geniş bir varoluş biçimi oluşturur (Mindful Leader, t.y.).
Günlük Hayat Uygulamaları
Mindfulness egzersizleri, herkesin kolayca uygulayabileceği basit tekniklerden oluşur. Zihinsel ve duygusal sağlığınıza daha fazla özen göstermek ve içsel huzuru bulmak için bu pratikleri günlük rutininizin bir parçası hâline getirebilirsiniz. Bu tekniklerden bazıları şunlardır:
- Nefes farkındalığı: Sadece nefesinize odaklanın. Nefes alırken ve verirken vücudunuzun hareketlerini hissedin.
- Bilinçli yürüyüş: Yavaş adımlarla yürürken her adımda ayaklarınızın yere temasını fark edin. Dengenizi ve bedeninizi hissedin.
- Duygu gözlemi: Duygularınızı zihinsel bir değerlendirme yapmadan yalnızca gözlemleyin. Sevinç, üzüntü, korku veya huzur gibi duyguların gelip geçici olduğunu kabul edin (Speaker Agency, 2024).
Sonuç olarak anda kalmak, geçmişi unutmak ya da geleceği tamamen görmezden gelmek anlamına gelmez. Geçmişten ders alırken ve gelecek için plan yaparken yaşamın aslında yalnızca içinde bulunduğumuz anda gerçekleştiğini hatırlayabilmektir. Çünkü kaçırdığımız her an, geri gelmeyecek bir deneyimdir. Kendimize gün içinde birkaç dakika ayırıp dikkatimizi bulunduğumuz ana yönelttiğimizde, yaşamın hızına yetişmeye çalışmak yerine onunla birlikte akmayı öğrenebiliriz. Belki de mutluluk, büyük değişimlerin sonunda değil; fark edilmeyi bekleyen bu küçük anların içinde saklıdır. Çünkü beklerken geçmeyen zaman, yaşarken nasıl da akıp gidiyor.
Kaynakça
- Saha Brew. (t.y.). Mindful yaşam: Anda kalmak neden zor?
- Akyol Bircan, Y. & Çakmak, A. F. (2023). Mindfulness (Farkındalık) Olgusu Üzerine Kavramsal Bir Araştırma. Turkish Management Review, Cilt 2 (1), 54-69. Mindful Leader. (t.y.). What are the three components of mindfulness?
- Speaker Agency. (2024, 10 Mayıs). En etkili 10 mindfulness egzersizi (Basit uygulama yöntemleri).


