Pazar, Haziran 14, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Plasebo ve Nosebo Etkisi

Plasebo etkisi, genellikle tıp araştırmalarında daha çok çalışılmakta ve tedavi edici etkisi olmayan maddenin bireyde olumlu şekilde yorumlanarak tedavi edici ajan olarak algılanmasına denmektedir (Rentchnick, 1985; akt., Ertaş ve Tuğlular, 1991). Nosebo etkisi ise, plasebonun tam tersi anlamda olup üzerinde çok az çalışmanın olduğu bir kavramdır.

Plasebo, “I will please” kelimesinden yani “Hoşa gideceğim”; nosebo ise “I will harm” kelimesinden yani “Zarar vereceğim”den gelmektedir (Gotzsche, 1994). İlaç veya derde deva olması için alınan herhangi bir maddenin öznel olarak bireyi hoşnut etmesi anlamına da gelen plasebo etkisi, bireyin yaşamında algıların ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermektedir. Aynı şekilde, nosebo etkisi ise alınan herhangi bir maddenin bireye zarar vereceği anlamına gelmekte, olumsuz öznel yaşantıya vurgu yapmaktadır (Gotzsche, 1994).

Peki plasebo ve nosebo etkisi hangi çalışmalarda, nasıl yer almaktadır? Hangi etki mekanizması aktifleşmektedir?

Plasebo ve Nosebo Etkisi Çalışmaları

Etik meselelerden dolayı nosebo etkisi çok çalışılamamaktadır. Baş dönmesi, baş ağrısı, agresiflik ve huzursuzluk hali en çok görülen nosebo etkiler olup bireyde olumsuz durumların oluşmasına sebep olabilmektedir (Ertaş ve Tuğlular, 1991).

Mesela bireye “Bu, size zarar verecek.” veya “Bu, sizin ağrınızı arttıracak.” denildiğinde bireye verilen maddenin kötü etki yaratma olasılığı artacaktır (Colloca ve Benedetti, 2007; Enck ve ark., 2008).

Schweiger ve Parducci’nin 1981 yılında yaptıkları araştırma bunun en güzel örneğini göstermektedir. Araştırmacılar, rastgele seçilen okullardaki öğrencilere baş bölgelerine elektrot takılacağını ve bu elektrotlardan elektrik akımı verileceği bilgisini vermişlerdir. Öğrencilerin üçte ikisinden fazlası, gerçekte elektrik akımı verilmese de elektrik akımını hissettiklerini, bunun baş ağrısına sebep olduğunu bildirmişlerdir.

Plasebo etkisi ise, yine etik açıdan tartışmalara sebep olsa da tıp ve klinik ortamlarda daha çok araştırılmaktadır. Özellikle ağrı çalışmalarında kullanılsa da ciddi patolojik durumlarda da gözlenmesi mümkündür.

Psikiyatrik çalışmalarda plaseboya verilen yanıtlar hastalıktan hastalığa ve farklı evrelere göre değişse de şizofreni, yaygın kaygı, panik bozukluk, duygudurum ve obsesif kompulsif bozuklukta bu etki daha çok araştırılmaktadır.

Welge ve Keck’in 2003’te yaptıkları meta analiz çalışmasında antipsikotik kullanan şizofreni hastalarına uygulanan tedavide plaseboya verilen yanıtların %20-70 arasında değiştiği bulunmuştur. Yaygın kaygı bozukluğunda ise plaseboya verilen yanıtlar çok artmakta, bu oran %65’e varabilmektedir. Ayrıca panik bozuklukta ise bu oran %22 civarındadır. Ancak obsesif kompulsif bozuklukta plaseboya verilen direnç artmakta, bu yüzden oranlar %3-13 arasında değişmektedir (Göka, 2003; akt., Göker ve ark., 2009; Göka, 2002).

Depresyonda ise çelişkili bulgular söz konusudur. İşin içerisine antidepresanlar girdiği için bazı araştırmacılar antidepresanların etkili olduğunu savunurken, bazı araştırmacılar antidepresanların plasebo görevi gördüğünü düşünmektedirler (Kirsch ve ark., 2008).

Peki plasebo ve nosebo etkisinin mekanizması nasıl çalışmaktadır?

Plasebo ve Nosebonun Etki Mekanizması

Bu iki etkinin nasıl çalıştığını tanımlamak günümüzde hala zor olan ve netlik kazanmamış bir konudur. Hastanın ve hekimin tutumuna, verilen ilacın şeklinden rengine, veriliş biçimine, sayısına vb. pek çok faktöre göre değişiklik göstermektedir (Göker ve ark., 2009).

Özellikle hastanın tedaviden beklentileri ön planda olup hekimin tavrı ve tutumları (sıcakkanlı, empatik, ilgili, saygılı ve olumlu) da plasebo etkisine verilen yanıt oranlarını arttırmaktadır.

Bununla birlikte plasebo etkisi ve nosebo etkisini açıklamak için ortaya pek çok teori atılmıştır. Bunlardan iki tanesi günümüzde kabul edilmektedir. Bunlar:

  1. Klasik Şartlı Öğrenme Teorisi: Birey, daha önce kullandığı ilaçlarla plasebo veya nosebo arasında ilişki kurmaktadır. Plasebo veya nosebo, bu noktada şartlı uyaran görevi görmekte, bireyde bu durum rahatlamaya veya gerginliğe sebep olmaktadır.

  2. Beklenti Teorisi: Bireyin, iyileşeceğine yönelik beklentiye girmesi kaygısını azaltmakta, küçük değişiklikleri fark etmesine ve olumsuz olayları görmezden gelmesine sebep olarak bireyi rahatlatmaktadır. Noseboda ise tam tersi durum söz konusudur (Papakostas ve Daras, 2001).

Sonuç

Plasebo etkisi ve nosebo etkisi, pek çok insana farkında olmadan etki etmektedir. Özellikle sağlık ile ilgili bir durum söz konusu olduğunda karşımıza çıkan bu iki kavram, etik olarak hala tartışılmaktadır.

Hastanın durumu, hekimin tutumu ve ilacın fiziksel özellikleri gibi pek çok faktörden etkilenmekte, bireylerin öznel algılarına dikkat çekmektedir.

İkisi de benzer mekanizmalarla çalışıp birbirine benzer gözükse de gerçekte iki zıt kavramdır. Aslında bireyin düşünme şekli de bu durumu etkilemektedir.

Mevlana’nın da (2016) dediği gibi:

“Kardeşim sen düşünceden ibaretsin.
Geriye kalan et ve kemiksin.
Gül düşünürsün, gülistan olursun.
Diken düşünürsün dikenlik olursun.”

Kaynaklar

Colloca, L. ve Benedetti, F. (2007). Nocebo hyperalgesia: how anxiety is turned into
pain. Current Opinion in Anesthesiology, 20(5), 435-439.
Enck, P., Benedetti, F. ve Schedlowski, M. (2008). New insights into the placebo and nocebo
responses. Neuron, 59(2), 195-206.
Ertaş, M. ve Tuğlular, I. (1991). Plasebo-Nosebo. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni, 1(3), 11-
15.
Gotzsche P. C. (1994). Is there logic in the placebo?. Lancet, 344(1), 925-926.
Göka, E. (2002). Plasebo Kavramı ve Plasebo Etkisi. Türk Psikiyatri Dergisi, 13(1), 58-64.
Göka E. (2003). Psikiyatriden Psikiyatriye Bakışlar. Odak Yayınları. 80-92.
Göker, C., Yılmaz, A. ve Kumbasar, H. (2009). Plasebo Etkili Midir? Etik Midir?. Klinik
Psikofarmakoloji Bülteni, 19(2).
Kirsch, I., Deacon, B. J., Huedo-Medina, T. B., Scoboria, A., Moore, T. J. ve Johnson, B. T.
(2008). Initial severity and antidepressant benefits: a meta-analysis of data submitted
to the food and drug administration. PLoS Medicine, 5(2).
Mevlâna Celaleddin Rumi. (2016). Herkes için Mesnevinâme. (3. Baskı). Salon Yayınları.
Papakostas, Y. G. ve Daras, M. D. (2001). Placebos, placebo effect, and the response to the
healing situation: the evolution of a concept. Epilepsia, 42(12), 1614-1625.
Rentchnick P. (1985). Dialogues therapeutiques. Effet placebo. Med et Hyg. 2085-2086.
Schweiger, A. ve Parducci, A. (1981). Nocebo: the psychologic induction of pain. The
Pavlovian Journal of Biological Science: Official Journal of The Pavlovian, 16(3),
140-143.
Welge, J. A. ve Keck, P. E. (2003). Moderators of placebo response to antipsychotic treatment
in patients with schizophrenia: a meta-regression. Psychopharmacology, 166(1), 1-10.

Bengü İMİRHOR
Bengü İMİRHOR
Bengü İMİRHOR, Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümünden 2024 yılında yüksek şeref öğrencisi olarak mezun olmuştur. Lisans döneminde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Rehber Klinik gibi çeşitli yerlerde stajlarını başarıyla tamamlayarak deneyim elde etmiştir. TÜBİTAK projesine katılarak akademik çalışmalara katkıda bulunmuştur. Şu anda yüksek lisans yapan yazar, eğitimler alarak kendini geliştirmeye devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar