Cumartesi, Haziran 13, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Popülerlikten korkmalı mıyım?

Her lisenin popüler bir kızı olur. Güzeldir, birçok arkadaşı vardır, sürekli dedikodusu çıkar ve genellikle onu sınıfının genelinden ayıran belirgin bir özelliği vardır. Ne için popüler olacağı ise belirsizdir: Sesi güzel olabilir, sürekli marka giyiniyor olabilir, sohbeti iyi olabilir, saçı doğal turuncu olabilir, sınıf başkanı olabilir veya üst sınıflardan sevgilisi olabilir. Bazen bu ün, öğretmenler arasında da yayılır ve hocaların favorisi haline gelir. Hocalar, derslerine çalışmak yerine makyaj yapmakla uğraşan, okulda çıkan olayların merkezinde olan bu öğrencilerle ilgili endişelerini ya öğrenciyle ya velisiyle ya da öğretmen arkadaşlarıyla paylaşır. Ben, hiçbir zaman bu anlattığım popüler kızlardan biri olmadım. Arkadaş canlısıydım, sporcuydum ve notlarım iyiydi; ancak bu, lise yıllarında popüler olmaya yetmiyordu anlaşılan. Büyüdüm, üniversiteye geçtim. Liseye geri dönüp bakınca popülerlik bana ayrı bir korkutucu gelmeye başladı; kendini oluşturmaya çalıştığın bir süreçte sürekli sahne ışığı altında olmak yorucu olmalıydı. Şimdi bunu özellikle lise yılları için tekrar sorgulamalıyım: Popülerlik gerçekten korkunç bir durum mu?

Popülerlik, sosyometrik ve algılanan popülerlik olmak üzere iki türe ayrılır. Sosyometrik popülerlik, sosyal kabul ile doğru orantılıdır. Sınıfta, iş yerinde veya arkadaş grubunda herkes tarafından sevilen arkadaşınız, bu tanıma tam olarak uyan kişidir; kendisine “sosyometrik popüler” diyebiliriz. Algılanan popülerlik ise görünürlükle alakalıdır. Bu türde, sevilen olmak değil, herkesin konuştuğu kişi olmak önemlidir. Bu tanıma göre senden nefret edilmesi, arkandan dedikodu yapılması ya da insanların seni iğreti bulması seni popüler olmaktan alıkoymaz. Tam aksine, seni görünür kıldığından daha popüler yapar. Biraz önce bahsettiğim popüler kız, bu tanıma göre “algılanan popüler”dir. Demek istediğim, bizim popüler olarak saydığımız kesim yalnızca algılanan popülerlerdir. Sosyometrik popülerlerse çok arkadaş canlısı olmalarıyla övülürken asla popüler olarak kabul görmezler.

Sorumu bu sefer biraz daha detaylandırarak tekrar sorayım: Popüler olmak korkunç mu? Korkunçsa, popülerliğin iki türü de eşit boyutta korkunç mu? Bana soracak olursanız, nerede ve ne için popüler olduğunuz, bu soruya çok farklı cevaplar vermenize yol açabilir. Değer görülen ve pozitif özellikler kazandırabilecek bir ortamda sosyometrik veya algılanan popüler olmak, bireye çok fazla kazanç sağlayabilirken; sağlıksız veya işlevsiz bir ortamda popülerlik yük olabilir veya daha kötüsü, mental, sosyal ya da fiziksel olarak zarar verebilir. Ne için popüler olunduğu boyutuna ise zorba, kaba, agresif ve yaramaz popülerleri örnek vermeliyim. Çevresine iyi davranmayarak insan toplayabilen ve adından çokça söz ettiren birçok lise popüleri olduğu aşikâr.

Olumlu sosyal davranış ile ilişkilendirilen sosyometrik popülerliğin, popüler olmanın masum yanı olduğunu düşünüyorum. İnsanlardan toplanan geri dönüşler çoğunlukla pozitif olduğundan, birey üzerinde bırakacağı etkinin de daha pozitif olduğuna inananlardanım. Ancak aynı olumlu fikrimi algılanan popülerlik için koruyamıyorum maalesef. Özellikle karakter oluşumu için çok önemli olan ergenlik sürecini kapsayan lise yıllarında “algılanan popüler” olmak; bireyi çok zorlayan ve beklentiler altında sıkıştıran bir durum. Ayrıca sağlıksız bir ortamda yaşanıyorsa, birçok sıkıntılı davranışın ortaya çıkışı veya çoktan orada oluşu demektir. Bu yüzden popülerliğe o kadar da güzel bir durum gibi bakmamak gerek. Popülerliğini kendini koruyarak sürdürebilen, kendinden ödün vermeyen herkesi kutlamalı; popüler olmayı hiç istemeyenlere hak vermeli, popüler olmak isteyenlerin ise önünde durmamalıyız. Sonuçta, istediği hayatı yaşamak hepimizin hakkı.

Özgü Uzunoğlu
Özgü Uzunoğlu
Ben Özgü Uzunoğlu. 20 yaşındayım, Ankara'da yaşıyorum. Bilkent Üniversitesi Psikoloji bölümü öğrencisiyim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar