Salı, Haziran 9, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

People Pleasing: Başkalarını Memnun Etme Çabası

Halletmeniz gereken bir ödevi yaparken arkadaşınız buluşmak için mesaj attığında hayır diyemediğiniz için buluşmayı kabul etmiş olabilirsiniz. Çok yorulduğunuz için evde dinlenmek isterken planı iptal ettiğinizde suçluluk hissedebilirsiniz. Bir tartışma esnasında içiniz rahat etmese de sürekli özür dilerken kendinizi bulmuş olabilirsiniz. İşte tam da bu anlarda bireyin kendi ihtiyaçlarını, duygularını ve sınırlarını ikinci plana atarak başkalarını memnun etmeye çalışma çabasına people pleasing denir.

People pleasing doğuştan gelen bir özellik değildir. Tıpkı matematikte üslü sayıları çözmeyi öğrenmemiz gibi, başkalarını memnun etmeyi de yaşam deneyimlerimiz aracılığıyla öğreniriz. Ailede koşullu sevgiyi deneyimlemiş biri, “Eğer onları mutlu edersem sevilirim.” düşüncesini geliştirebilir ve zamanla kendi ihtiyaçlarından önce başkalarının ihtiyaçlarını önceliklendirmeye başlayabilir. Yalnız kalmaktan korkan biri, “Hayır dersem beni istemezler.” düşüncesiyle sürekli uyum göstermeye çalışabilir. Kendi değerini başkalarının onayına bağlayan biri ise “Ben ancak başkaları tarafından kabul edildiğimde değerliyim.” inancını taşıyarak bu davranışı sürdürebilir. Bu ve benzeri nedenlerle kişi, yaşamının önemli bir bölümünü başkalarını memnun etmeye çalışarak geçirebilir. Zamanla bu davranış, kişinin karakterinin bir parçası gibi görünmeye başlayabilir.

Peki, bu durum neden çoğu zaman geç fark edilir? Çünkü toplumda bu kişiler sıklıkla olumlu özellikleriyle örnek gösterilir. “Ne kadar düşünceli”, “Kimseyi kırmıyor”, “Herkese yardım ediyor”, “Çok saygılı biri” gibi ifadelerle övülürler. Böyle olunca kişi de bunun doğru ve sağlıklı olan tek davranış biçimi olduğunu düşünebilir. Oysa sürekli başkalarını önceliklendirmek, kişinin kendi ihtiyaçlarını görmezden gelmesine neden olabilir. Zamanla bu durum tükenmişliğe, kaygıya, değersizlik hissine ve duygusal yorgunluğa dönüşebilir. Çünkü kişi herkese yetişmeye çalışırken kendine yetişememeye başlar. İçten içe yorulsa da bunu ifade etmekte zorlanabilir. Kabul görmek, yalnız kalmamak ya da değerli hissedebilmek için kendi yorgunluğunu geri planda bırakabilir. Böylece verdikleri görünür olurken ihtiyaçları görünmez hale gelebilir. Bu durum uzun süre devam ettiğinde kişinin kendisiyle olan ilişkisini de olumsuz etkileyebilir.

Belki de şu an kendinizde bu durumu fark ettiniz ancak nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz. Değişim çoğu zaman büyük adımlarla değil, küçük seçimlerle başlar. Yorgun olduğunuz bir gün bir buluşmaya hayır demek, her isteğe hemen cevap vermemek, kendi ihtiyaçlarınızı fark etmek ve sınır koymanın bencillik değil öz bakım olduğunu hatırlamak bu sürecin ilk adımları olabilir. Ayrıca kişinin kendi duygu ve düşüncelerine kulak vermesi, ne istediğini fark etmeye çalışması da önemlidir. Çünkü başkalarına gösterdiğiniz anlayışın ve değerin bir kısmını kendinize göstermeyi öğrenmek de en az onlar kadar önemlidir. Bu değişim hemen gerçekleşmeyebilir; ancak zamanla ve üzerinde çalışıldıkça kişi kendisini de önceliklendirmeyi öğrenebilir.

Unutmayın; herkesi memnun etmek mümkün değildir. Ancak kendinizi sürekli ihmal etmek mümkündür. Önemli olan, başkalarına iyi gelirken kendinizi de geride bırakmamayı öğrenebilmektir.

Şevval Dede
Şevval Dede
22 yaşında, PDR son sınıf öğrencisi olarak 3 aylık online staj, 1 aylık danışmanlık merkezinde staj ve oyun grubuyla çalışmaya katıldım. Nevin Dölek hocadan kriz,travma,yas ve ölüm psikoterapi eğitimi başta olmak üzere çeşitli eğitimlere katıldım. Şuan ise danışan görmekte ve okul stajı yapmaktayım

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar