Cuma, Aralık 5, 2025

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

İmgeleme: Nesnel Gerçekliğin Düşsel Yorumu

İmgeleme; nesnel gerçekliğin düşsel alanda yorumlanması sonucunda zihinde yeni bir gerçeklik oluşturulmasını sağlayan bir düşünce yöntemidir. Herhangi bir imge farkındalık alanına düştüğünde, o imgenin temsil ettiği inançlar ve oluşturduğu davranışlar araştırılarak neden olduğu problem tespit edilebilir. Patolojik durumlarda; zihinde daha az sayıda olumlu imge oluşur ve patolojinin işleyişine sıklıkla tekrarlanan olumsuz imgeler eşlik eder. Bu nedenle olumlu düşüncenin deneyimlenmesi bireyin huzurlu ve iyi hissetmesinden daha fazlasıdır. Kısaca imgeleme; kişinin gündelik hayatta baş etme becerilerini sağlıklı bir şekilde kullanabilmesine ve geliştirebilmesine etkili bir yol olarak değerlendirilmektedir. Kişi zorlu bir yaşantıyla karşılaştığında ideal bir yaşamı imgeleyerek motive olabilir ve patolojinin döngüsünden kurtulabilir. Böylelikle imgeleme, yer ve zaman olarak sınırların aşılmasına ve engellerin kaldırılmasına yardımcı olur (Öztürk, 2023).

Tarih boyunca neredeyse bütün uygarlıklar yaşamı beden, ruh ve zihinden oluşan bir bütün olarak görmüşlerdir. İyileşme ve dönüşüm, bu bütünün içindeki etkileşimden doğmaktadır. Dua, meditasyon, ritüel vb. uygulamalarda da imgeleme kullanılmış ve giderek gelişmiştir. Antik Çin, Antik Mısır ve Antik Yunan’da tedavi sürecinde imgelemenin kullanıldığına dair kayıtlar yer almaktadır (Öztürk, 2023).

İmgelemenin Günümüzdeki Terapötik Kullanımı

Günümüzde terapötik bir teknik olarak kullanılan imgeleme; hafızada güçlükle işlenen zorlu yaşantılar üzerine çalışmaktadır. Adından yalnızca görsel bir deneyim anlaşılsa da işitsel, dokunsal, tatsal, motor duyusal parçalar da taşıyabilir. Örneğin kişi kendisini büyüdüğü evde görselleştirdiğinde, evin odalarını, eşyaların yerlerini, mutfaktan gelen kokuları, sokaktaki sesleri, odadaki koltuğun dokusunu ve küçük kardeşinin koşarken omzuna çarpmasıyla omzunda oluşan hissi duyumsayabilir (Örnek, 2022).

İmgeleme sırasında otobiyografik bellek önemli bir rol oynamaktadır. Rüyalar ve kâbuslar, imgelemenin bilinçli bir gönüllülük olmadan gerçekleştiği alanlardır. İstemsizce gelen ve bireyi rahatsız eden bir diğer imgeleme ise travma sonrası belirtilerden biri olan flashback’lerdir. Flashback’ler, travmatik olaya ilişkin zihin tarafından sürekli tekrar edilen sesler, görüntüler, kokular ve hareketlerdir. Hayaller ve fanteziler ise geleceğe yönelik bilinçli bir gönüllülük içeren imgelemelerdir. Görüntüleme çalışmaları, geçmiş yaşantıların yani anıların imgelenmesi ile gelecek zamanın imgelenmesinde beynin benzer bölgelerinin aktive olduğunu ortaya koymuştur (Örnek, 2022).

İmgeleme ve Travmatik Anılar

İmgeleme ile birlikte zorlayıcı yaşantılar bilinçli bir şekilde değiştirilerek kişinin mevcut anısının farklı versiyonu oluşturulur ve bu oluşturulan yeni versiyon; tekrarlandığında mevcut anının yerine geçecek kadar güçlü duyusal ve duygusal etki meydana getirir. Bu durumda olumsuz yaşantıları ve travmatik anılar nedeniyle duygusal olarak aşırı yüklenen bireylerle çalışırken imkânlar sınırsızdır; kendini kurban olarak algılayanlar kurtulabilir, zorbalar aşağılanabilir, şiddetin etkileri en aza indirilebilir. Bu bakımdan imgeleme, danışana geçmiş yaşantılarına ilişkin yeni bir bakış açısı geliştirme ve bu bakış açısına uygun duygular üretme olanağı sağlar (Örnek, 2022).

Yöntemin bu kadar etkili çalışmasına yönelik üzerinde fikir birliği sağlanmış hipotezlerden biri; yöntemin otobiyografik belleğe ait temsillerin değişmesiyle birlikte etki sağladığıdır. Ortaya atılan bu teori, çalışma belleğinden getirilen orijinal anının istikrarsız bir duruma geçmesi ve bu istikrarsızlığın anıya yeni veriler eklemeyi olanaklı kıldığı varsayımına dayanmaktadır. Bu şekilde imgeleme, temel inançları hem bilişsel hem de duygusal düzeyde değiştirerek imgelenen anıda danışanın üstünlük hissini geliştirebilir. Anlamı değişen anı, çok daha zayıf olumsuz bir yükle, yenilenmiş bir halde uzun süreli belleğe aktarılır. Bu sayede olumsuz biliş, duygu ve düşüncelerin azalması beklenir (Örnek, 2022).

Sonuç

İmgeleme, yaşantısal bir teknik olması sebebiyle Bilişsel Terapi gibi popüler yaklaşımlara göre daha etkilidir. Bu yaklaşımda odaklanılan nokta, ihtiyaçların, duyguların, dürtülerin deneyimlenmesi ve canlandırmayla birlikte ihtiyaçların karşılanarak bilişsel ve duygusal işlemlemenin mümkün kılınmasıdır. İmgeleme çalışmalarında mantık, gerçeklik ve zorunluluklar yoktur. Bu nedenle ölçüt, neyin doğru ve mantıklı olduğu değil, bireyin hisleri ve ihtiyaçlarıdır.

Klasik Maruz Bırakma bu tekniğe ilişkin aşamaların bir parçası olsa da teknik genel anlamda maruz bırakmayla farklılık gösterir. Maruz bırakma kişiyi korkusuyla barışmaya yönlendirirken, imgeleme yaşanan tüm duyguları tekrar ele almaya odaklanır. Bununla birlikte pek çok patolojinin başlangıç noktası olan erken çocukluk verilerinin gündeme gelerek müdahaleyi kolaylaştırır. Bu yöntemdeki amaç, kişinin belirtilerinden kurtulması değil, yeni bir bakış açısı geliştirmesi ve yaşantılarıyla ilgili daha işlevsel bir perspektif geliştirmesidir. Böylece kişi yalnızca şuan ki sıkıntılarından kurtulmaz, gelecekte sıkıntı yaşayabileceği durumlardan korunmak için de yeni kaynaklar oluşturur ve psikolojik sağlıka erişmiş bir şekilde tedaviden çıkar (Örnek, 2022).

Kaynakça

  • Öztürk, G. (2023). İmgeleme: Bir gözden geçirme. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 15(3), 488-497.

  • Örnek, D. B. (2022). Zihnin gözüyle görmek, zihnin kulağıyla duymak: Bir terapötik teknik olarak imgeleme ile yeniden senaryolaştırma. İstanbul Kent Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi, 3(2), 78–92.

Ayşe Müberra Yağcı
Ayşe Müberra Yağcı
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi PDR 4. sınıf öğrencisi olan Ayşe Müberra Yağcı, çözüm odaklı terapi, BDT ve ACT kuramlarıyla ilgilenmektedir. Pozitif psikoloji ve mindfulness temelli çalışmalara yönelen Yağcı, aynı zamanda meditasyon eğitmenidir. Grup terapisi uygulamaları ve alan kongrelerinde aktif olarak yer almıştır. Instagram’da (@aysemuberrayagci) psikolojiye dair içerikler üretmekte; yazılarında sade, anlaşılır ve farkındalık odaklı bir dil benimsemektedir. Bireylerin içsel yolculuklarına eşlik etmeyi amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar