Cuma, Şubat 20, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Hem var Hem Yok: Muğlak Kaybı Anlamak

Ölüm Olmadan Kayıp Olabilir Mi?

Yaşamımız büyük ve küçük kayıplarla doludur. Kayıplarımız ölüm olmadan da yaşanabilir, değer verdiğimiz kişiler hayatımızdan zamanla silinebilir. Sevdiğimiz biri bedenen yanımızda olabilir ancak gözlerine baktığımızda bir yabancı gibi hissedebiliriz ya da hayatta olduğundan emin olamadığımız ancak kalbimizde yaşatmaya çalıştığımız sevdiklerimiz olabilir. Bu deneyimlerimiz de birer kayıptır. Fiziksel bir ölüm olmaması, bizi varlık ve yokluk arasında muğlak bir yerde bırakır. Sanki sevdiğimiz kişi aynı anda hem vardır hem de yoktur. Yaşadığımız kayıp muğlak olduğunda yas sürecimiz de karmaşıklaşır, bu anormal duruma verilen normal bir tepkidir. Sorun kişide değil, belirsizlik bağlamındadır (Boss & Carnes, 2012). İntihar, cinayet, doğmamış bebeğin ölümü gibi anlamlandırılamayan kayıplarda fiziksel ölüm olsa da belirsizlik vardır.

Muğlak Kayıp Teorisi

“Muğlak kayıp” kavramı ilk kez Pauline Boss tarafından ortaya atılmıştır. Sevilen kişinin varlığı ve yokluğu arasında gidip gelen bir “aradalık” hâli olan muğlak kayıp, fiziksel veya psikolojik olabilir. Her iki durumda da yokluk ve varlık arasında uyumsuzluk vardır.

  1. Psikolojik varlıkla birlikte fiziksel yokluk (Hoşça kal demeden gitmek): Kişi bedenen yanımızda değildir, hayatta olup olmadığı da net değildir. Ancak psikolojik varlığını yaşatmak isteriz. Bu duruma savaş, terör, soykırım, doğal afetler sırasında kaybolan kişiler, kaçırılma, kayıp bedenler gibi yıkıcı durumların yanı sıra daha yaygın görülen boşanma, evlat edinme, kontrol kaybı örnek verilebilir.

  2. Fiziksel varlıkla birlikte psikolojik yokluk (Gitmeden hoşça kal demek): Sevdiğimiz kişi yanı başımızda olsa bile kurduğumuz bağın gerçekliği bizi muğlak hissettirebilir. Sevdiğimiz kişi hayattadır ancak bilişsel ve duygusal anlamda kayıptır (Demir, 2020). Bunlar, alzheimer hastalığı, demans, beyin hasarı, AIDS, otizm, şizofreni, klinik depresyon, bağımlılık, açık bir veda olmadan gerçekleşen ayrılma, yoğun iş temposunda çalışma olabilir. Özellikle psikolojik olarak muğlak kayıp yaşayan kişiler, bir kayıp yaşadıklarının farkında bile olmayabilirler (Boss, 2010).

Çelik’in (2013) üniversite öğrencileri ile yaptığı çalışmasında çocuk bakımında aktif rol almama, ilgisizlik, yüzeysel mesafeli iletişim, duygusal bağlantısızlık gibi babalık özelliklerinin, genç yetişkinler tarafından muğlak kayıp olarak algılandığı belirlenmiştir (Özgeldi & Gölge, 2018). Boss’a göre iki muğlak kayıp türü sıklıkla birlikte görülebileceği gibi (Özgeldi & Gölge, 2018), aynı ailede birden fazla muğlak kayıp türü de deneyimlenebilir (Çelik Ateş, 2024).

Muğlak Kaybın Etkileri

Sevdiğimiz kişinin kaybı muğlak olduğunda hissedilen yoğun belirsizlik stres yaratır, travma benzeri etkiler bırakabilir ve eylemsizlik hâline yol açabilir. Yası tutulan kişiye karşı beklentiler zamanla azalmaya başlar. Kişinin bilişsel veya psikolojik varlığı silindikçe aile üyeleri yavaş yavaş sevdiklerinin kayboluşunu izlerler. Net bir vedalaşma ve kapanış sağlanamadığı için kayıp durumu sürekli bir döngü halinde devam eder. Kayıp sonrası iyileşme mümkün olmaz çünkü kaybın muğlaklığı kendisini sürekli hissettirir. Döngüyü kırmak adına elimizden bir şey gelmediğini düşünerek çaresizlik ve kronik bir üzüntü hissedebiliriz (Kahraman, 2021).

Sınır Belirsizliğiyle Yaşamak

Kaybın muğlaklığıyla baş etmeye çalışan aile üyeleri çatışma ve çelişkili duygular yaşayabilir. Yası tutulan kişinin eskisi gibi olmasını sağlamaya çalışma ya da kaybedilen kişinin rollerinin dışlanmasına öfkelenilirken aynı zamanda öfke duydukları için suçluluk ve utanç da hissedebilirler (Boss, 2010). Bu çelişkili duygularla mücadele eden ailenin belirsizlikte bir mantık veya anlam bulma becerisi bozulur. Bir aile üyesinin muğlak kaybı sonrasında, ailenin içinde ve dışında olan kişilerin ayrımı yapılamaz. Aile içindeki sınırların ve rollerin belirsizleşmesiyle sınır belirsizliği deneyimlenir. Roller ve kimlikler karışır, görevler yerine getirilmemeye başlar, kararlar askıya alınır ve aile eylemsizlik durumuna geçer. Örneğin anne rolünün artık kimde olduğuna dair belirsizlikler yaşanabilir (Kahraman, 2021). Bu durum zamanla ailenin stresle baş etme becerilerini engeller ve yas tutma süreci donar (Özgeldi & Gölge, 2018). Muğlak kayıp yaşayan kişiler yas tutma ve yaşamaya devam etme arasında sıkışıp kaldıklarını hissederler (Boss, 2010). Bu muğlaklık hem bireyin hem de ailenin dayanıklılığını yıpratabilir. Böyle bir kayıpla baş etmek için toplumda sosyal veya dini ritüeller de yoktur. Peki, kaybın kendisindeki belirsizliği değiştiremesek de, dayanıklılığımızı arttırmamız ve güçlü yönlerimize odaklanmamız mümkün mü?

Dayanıklılığımızı Arttırmak için Neler Yapabiliriz?

Aaron Antonovsky’nin (1987) ifade ettiği gibi öncelikle durumun yönetilebilir olduğunu bilmemiz önemli (Boss, Carnes, 2012). Belirsizlikle birlikte yaşamayı zamanla öğrenebiliriz. Bu kısır döngü içinde huzur bulabilmenin yolu sevdiği kişinin artık psikolojik veya fiziksel varlığının olmadığını kabullenmekle başlar (Kahraman, 2021). Boss’a göre odaklanmamız gereken nokta bir veda veya kapanış sağlamak değildir. Çünkü muğlak kayıpta veda beklentisi ömür boyu bile sürebilecek sağlıksız bir beklentidir. Bu durumda belirsizliğin döngü halinde devam etmesi ve yas sürecinin donması sebebiyle geleneksel yas terapileri etkili olmayabilir (Boss, 2023). Temel hedef, belirsizlik ve yanıtsız sorulara toleransımızı arttırmaktır. Toleransımızı artırmak, kaybın kapısını kapatma zorunluluğundan bizi özgürleştirir. Bu özgürlük, dayanıklılığın kendisidir (Boss, Carnes, 2012). Anlam veremediğimiz kaybın muğlaklığı ve zıtlıkları içinde odağımız, anlamı belirsizlik etrafında oluşturmaktır.

Diyalektik Düşünme Becerisi Edinmek

Hem varlık hem yokluk karşısında dayanıklılık kazanmamız için öncelikle durumu kabullenmemiz gerekir. Bu amaçla içsel kaynaklarımızı geliştirmek ve kendimizde güçlü yönler oluşturmak faydalı olacaktır. İki zıt durumun biraradalığının kabulüne dayanan bu düşünce şekline birkaç örnek şunlar olabilir:

“O gitmiş olsa da hala benimle birlikte.” – Psikolojik muğlak kayıp “O başka yere göç etti, bu yüzden onu ölmüş gibi görüyorum.” – Fiziksel muğlak kayıp (Boss, 2023).

Psikolojik Ailemizi Yaratmak

Boss’a göre aile yapısı yalnızca biyolojik olmak zorunda değildir. Ailemizin fiziksel varlığının ötesinde psikolojik olarak da destekleyici olmasını isteriz. Psikolojik aile, kalbimizde ve zihnimizde oluşturduğumuz bir ailedir. Aslında zihnimizdeki ailenin temsilidir. Biyolojik ailemize alternatif değildir, sadece onun bir uzantısıdır. Psikolojik ailemizdeki kişi, fiziksel olarak hayatta olabilir veya olmayabilir. Stresli anlarımızda destek almak ve zorluklara dayanabilmek için kalbimizdeki ve aklımızdaki sevdiklerimize ulaşmaya çalışırız (Özgeldi & Gölge, 2018). Kendi psikolojik ailemizi yaratarak kaybın muğlaklığıyla baş etmek için dışsal kaynaklarımızı da güçlendirmiş oluruz. Unutulmamalıdır ki, insan belirsizliği taşıyabilir ve dayanıklılık geliştirerek kaybın muğlaklığına rağmen iyi ve huzurlu bir yaşam sürebilir (Boss, Carnes, 2012).

Kaynakça

Boss, P. (2023). Ambiguous Loss – Belirsiz Kayıp, Deprem Psikososyal Dayanışma Ağı (DEPSDA), 10-11 Temmuz 2023. İstanbul, https://www.youtube.com/watch?v=G3yvIrZ0jD0&t=1s

Boss, P. (2002). Ambiguous Loss: Working with Families of the Missing, Family Process, 41; 14–17.

Boss, P. (2010). The Trauma and Complicated Grief of Ambiguous Loss, Pastoral Psychology 59(2), 137–145.

Boss, P., Carnes D. (2012). The Myth of Closure, Family Process, 51(4), 456-469. Doi: 10.1111/famp.12005

Çelik Ateş, E. G. (2024). Boşanmış Ailelerde Muğlak Kayıplar, Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara.

Demir, R. (2020). Belirsiz Kaybın Kuşaklararası Aktarımı: Cumartesi Anneleri/İnsanları Örneği, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Bilgi Üniversitesi, İstanbul.

Kahraman, M. E. (2021). Belirsiz Kayıp Üzerine Bir Çalışma: Alzheimer Hastalarına Bakım Veren Yakınlarının Bakım Veren Yası ve Depresyon, Anksiyete, Stres Düzeylerini Belirleyecek Bazı Değişkenlerin İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İstanbul.

Küçükkaragöz, H., Meylani, R. (2024). Ambiguous Losses and Their Traumatic Effects: A Qualitative Synthesis of the Research Literature, Batı Anadolu Eğitim Bilimleri Dergisi, 15 (2), 721-755.

Özgeldi, E. B, Gölge Z. B. (2018). Belirsiz Kayıp: Belirsizlikle Yaşamayı Öğrenmek, Türk Psikoloji Yazıları, 21(42), 108-120. Doi: 10.31828/tpy1301996120180618m000001

Ayşenur Kamalı
Ayşenur Kamalı
Ayşenur Kamalı, lisans eğitimini Psikoloji alanında tamamlamıştır. Özel eğitim kurumunda ve travma odaklı uluslararası bir projede psikolog olarak görev almıştır. Çeşitli topluluklarda, alanındaki uzmanlarla podcast içerikleri üretmiştir. Dergilerde yayınlanmak üzere yazılar kaleme almakta ve farkındalık oluşturmak amacıyla sunumlar düzenlemektedir. Gönüllü olarak farklı araştırma gruplarında ve topluluklarda yer almaktadır. Ayrıca proje yazma ve geliştirme konusunda ilgili olup, bu konuda çalışmalarına devam etmektedir. Varoluşçuluk, yas, travma, intihar, OKB, mizofoni, kaygı, depresyon konularına ilgi duymakta ve yazılarını bu konular yelpazesinde yazmaktadır.

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar