Pazartesi, Haziran 8, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Evlenince Değişir Sandım

Gerçekten insanlar evlenince değişir mi, yoksa biz mi öyle olmasını isteriz? Sevdiğimiz kişiyi olduğu gibi mi kabul ederiz, yoksa içten içe yeniden şekillendirmeye mi çalışırız?

Evlenince değişir düşüncesi, birçok ilişkinin görünmeyen ama güçlü beklentilerinden biridir. İnsan, sevdiği kişinin bazı yönlerini zamanla törpüleyeceğine, alışkanlıklarını değiştireceğine ya da daha ‘‘uygun’’ bir hale geleceğine inanmak ister. Bu düşünce çoğu zaman iyi niyetle başlar; sevgiyle, umutla ve birlikte daha iyi bir hayat kurma isteğiyle beslenir. Ancak bu beklenti, fark edilmeden ilişkinin temelinde bir kırılganlık yaratır. Çünkü değişim, dışarıdan dayatılan bir süreç değil, içsel bir kararla gerçekleşir. Evlilik ise bir dönüşüm aracı değil, iki bireyin mevcut halleriyle bir araya geldiği bir ortaklıktır.

Beklentilerin Gerçeklerle Çatışması

İlişkinin ilk dönemlerinde hoş görülen ya da önemsenmeyen davranışlar, evlilikle birlikte daha belirgin hale gelir. Sorumluluklar ve beklentiler iç içe geçmiştir; bu noktada ‘‘nasıl olsa evlenince değişir’’ diye düşünülen pek çok özellik olduğu gibi kalır.

Örneğin, sorumluluk almaktan kaçınan biri, evlilikle birlikte bir anda daha disiplinli hale gelmez. Duygularını ifade etmekte zorlanan birinin, sadece evlilik bağı kurulduğu için iletişim kurması beklenemez. Bu durum zamanla hayal kırıklığına dönüşür; çünkü kişi, zihninde kurduğu ‘‘değişmiş’’ partner ile gerçek kişi arasındaki farkla yüzleşmek zorunda kalır. Bu fark büyüdükçe ilişkide zorlanmaya başlanır; beklentiler karşılanmadıkça kırgınlık artar, iletişim zayıflar ve taraflar birbirini anlamaktan uzaklaşır. Oysa çoğu zaman sorun, karşı tarafın değişmemesi değil, baştan kurulan gerçek dışı beklentilerdir.

“Ben Değiştiririm” Yanılgısı

İlişkilerde en sık karşılaşılan duygusal yanılgılardan biri, partnerin sevgiyle değişeceğine inanılmasıdır. ‘‘Beni seviyorsa düzelir, evlenince sorumluluk alır, çocuk olunca olgunlaşır’’ gibi düşünceler, birçok insanın mutsuz ilişkiler içinde uzun süre kalmasına neden olabilir. Psikolojide davranış değişiminin temel koşullarından biri içsel motivasyondur; yani insan ancak kendisi isterse değişebilir. Baskıyla, korkuyla ya da yalnızca ilişkiyi kaybetmemek için yapılan değişimler genellikle kısa sürelidir. Çünkü gerçek dönüşüm, kişinin kendi farkındalığı ile başlar.

Burada önemli olan şudur: Bir insanın bazı davranışlarını sevmemek normaldir; ancak o kişiyi tamamen başka birine dönüştürmeye çalışmak ilişkiyi yorar. Zamanla sevgi yerine hayal kırıklığına yol açabilir; çünkü beklenti büyüdükçe gerçek ile hayal arasındaki mesafe de artar.

Bazı insanlar ilişkilerde sevgiyi, karşısındaki insanı dönüştürme gücü olarak görebilir. Özellikle yoğun duygusal bağ kurulan ilişkilerde, partnerin kırıcı davranışları, aslında iyi biri zamanla düzelir ya da beni kaybetmek istemezse değişir düşünceleriyle açıklanmaya çalışılır. Bu durum, zamanla kişinin kendi ihtiyaçlarını geri plana atmasına neden olabilir. Psikolojik açıdan bakıldığında ise sürekli birini değiştirmeye çalışmak, ilişkide görünmez bir yük oluşturur. Çünkü kişi, zamanla partner olmaktan çok ebeveyn ya da terapist rolünü üstlenmeye başlar. Sürekli yönlendiren, düzelten ve tolere eden taraf olmak, duygusal tükenmişliği beraberinde getirebilir. Üstelik değişim beklentisi arttıkça hayal kırıklığı da derinleşebilir. İnsanlar çoğu zaman sevginin tek başına yeterli olduğuna inanır; ancak sağlıklı ilişkiler yalnızca sevgiyle değil, sorumluluk alma becerisi, empati, iletişim ve psikolojik olgunlukla sürdürülebilir. Bir ilişkiyi ayakta tutan şey, bir tarafın diğerini değiştirmesi değil, iki kişinin de kendi gelişimine açık olmasıdır.

Evlilik Sorunları Çözmez, Görünür Kılar

Toplumda evliliğin ilişkiyi ‘olgunlaştıracağına’ dair güçlü bir inanış vardır. Oysa iletişim problemi yaşayan iki insan, evlendikten sonra bir anda sağlıklı iletişim kurmaya başlamaz. Güven problemi yaşayan çiftlerde nikah, güvensizliği ortadan kaldırmaz; tam tersine gündelik hayatın yükleriyle birlikte bu problemler daha belirgin hale gelebilir. Çünkü evlilik; ekonomik sorumluluk, ortak yaşam düzeni, aile ilişkileri ve duygusal paylaşım gibi yeni alanlar açar. Bu alanlar ise kişinin mevcut baş etme biçimlerini ortaya çıkarır. Sabırsız biri daha sabırsız, kaçınan biri daha uzak, öfkeli biri daha kırıcı olabilir. Bu yüzden sağlıklı ilişkilerin temelinde değişim beklentisi değil, gerçekçi kabul vardır. Kabul etmek, her davranışı onaylamak anlamına gelmez; ancak karşımızdaki insanı olduğu haliyle değerlendirebilmek, ilişkinin geleceğini daha net görmemizi sağlar.

Sonuç

İlişkilerde sevgi kadar gerçekçilik de önemlidir. Bir insanı sevmek, onun bir gün değişeceğine inanmak değil, bugün olduğu kişiyi görebilmektir. Evlilik, çoğu zaman düşünüldüğü gibi sorunları ortadan kaldıran sihirli bir başlangıç değil, mevcut ilişki dinamiklerini daha görünür hale getiren yeni bir yaşam düzenidir. Evlenince değişir düşüncesi, bazen umut verici görünse de kişiyi uzun süre görmezden geldiği gerçeklerle karşı karşıya bırakabilir. Çünkü kalıcı değişim, dış baskıyla değil, bireyin kendi farkındalığı ve isteğiyle mümkündür. Bu nedenle sağlıklı ilişkiler, değiştirme çabası üzerine değil, açık iletişim, karşılıklı sorumluluk ve gerçekçi beklentiler üzerine kurulmalıdır. Sevgi, bir insanı yeniden şekillendirmek değil, onunla büyüyüp büyüyeceğini dürüstçe değerlendirebilmektir.

Bazen ilişkiyi koruyan şey, umut değil, gerçeği kabul edebilme cesaretidir.

Asya Yıldız
Asya Yıldız
Ben Asya Yıldız, Fırat Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümünden 2023 yılında mezun oldum. 2024 Aralık ayında MEB onaylı Aile Danışmanlığı sertifikamı aldım ve şu anda aile, çift ve iletişim konularında online olarak çalışmalarıma devam ediyorum. Psikolojiye olan ilgim, insanı anlamaya ve ilişkilerdeki dinamikleri çözümlemeye duyduğum meraktan geliyor. Ayrıca Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve psikoloji alanı ile ilgili seminerlerine katılımlar sağlayıp eğitimlerimi sürdürerek kendimi geliştirmeye devam ediyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar