Çarşamba, Haziran 3, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Belirsizliğe Tahammülsüzlük: Modern İnsan Neden Kontrol İstiyor?

Çevremdeki insanların konuşmalarından, gençlerin yakınmalarından anladığım kadarıyla günümüz dünyasında en çok şikayet edilen şeylerin başında belirsizlik gelmektedir. İş görüşmesi nasıl geçecek diye düşünürken geleceğe yönelik belirsizlik, bana gerçekten değer veriyor mu tarzındaki düşüncelerle kişilerarası belirsizlik, bir olay anında hangisini seçersem doğru olanı yapmış olurum diye sorgularken durumsal belirsizlik, hayatta neyi gerçekleştirmeliyim derken varoluşsal belirsizlik… Yani aslında hayatımızın her anında bir belirsizlik durumu mevcutken günümüz modern insanının belirsizliğe karşı tahammülsüzlüğü artmaktadır. Belirsizliğe tahammülsüzlük, bireyin belirsiz durumları tehdit olarak algılaması ve bu durumlara karşı yoğun kaygı geliştirmesi olarak tanımlanır. Bu eğilim, özellikle kaygı bozuklukları ile yakından ilişkilidir.

Peki belirsizliğe tahammülsüzlük neden artmaktadır?

Bunun en büyük sebeplerinden birinin gelişen ve gelişmeye devam eden teknoloji olduğunu düşünmekteyim. Bu düşüncemi birkaç örnekle açıklayacağım.

Online alışverişin artmasıyla birlikte kargo takip sistemleri günümüzün ayrılmaz bir parçası haline geldi. Hal böyle olunca “Kargom nerede?” sorusu artık yalnızca bir merak değil, belirsizlikle baş etme biçimine dönüşmüş durumda. Takip ekranını kontrol eden birey geçici bir kontrol hissi yaşar ancak teslim süresi değiştiğinde ya da güncelleme geciktiğinde bireyde kaygı oluşabilir. Bu noktada asıl mesele kargonun konumu değil, sürecin öngörülebilir olmasına duyulan ihtiyaçtır. Sürekli kontrol etme davranışı bir güvenlik arayıcı davranış olarak kısa vadede rahatlatıcı olsa da uzun vadede belirsizliğe tolerans gelişmesini engelleyebilir.

Belirsizliğin Oluşturduğu Kaygı Döngüsü

Türkiye’de bilişsel davranışçı terapinin öncülerinden psikiyatrist Prof. Dr. Hakan Türkçapar’ın bilişsel terapi yaklaşımına ilişkin çalışmaları, belirsizlik karşısında geliştirilen kaçınma ve güvence arama davranışlarının kaygı döngüsünü sürdüğünü göstermektedir (Türkçapar, 2012). Bu durum bilişsel davranışçı model çerçevesinde değerlendirildiğinde belirsizlik → kaygı → kontrol etme davranışı → geçici rahatlama → yeniden kaygı şeklinde işleyen bir döngü oluşturur. Kontrol davranışı ortadan kalkmadıkça belirsizliğe tolerans gelişmez aksine kişi, kontrol etmediğinde huzursuzluk hissetmeye başlar.

Başka bir örnekle devam edecek olursam internet ve çeşitli mesaj uygulamaları sayesinde gönderdiğimiz mesaja anında dönüt bekliyoruz veya bir şeyi merak ettiğimizde arama motoruna yazarak anında cevap alabiliyoruz. Bu durumda beynimizdeki ödül mekanizması devreye giriyor ve sürekli hızlı bir şekilde geri bildirimler alan birey hayattaki gecikmelere karşı daha düşük tolerans gösterebiliyor. Bir de şu var sosyal medyada görülen artırılmış iyilik halleri içindeki insanların durumunu gören bir başka birey kendi yaşamını ve geleceğini sorgulayabiliyor, kendi yaşamındaki belirsizliği ile yüz yüze gelebiliyor.

Bilişsel terapinin kurucusu olan psikiyatrist Aaron T. Beck’e göre ortaya koyduğu kuramsal yapı açıklayıcıdır. Beck’e göre bireyin otomatik düşünceleri, duygusal tepkilerini ve davranışlarını belirler (Beck, 1976). Belirsizlik durumunda ortaya çıkan “Ya kötü bir şey olursa?”, “Kontrol edemezsem baş edemem” gibi felaketleştirici düşünceler, kaygıyı artırır. Bu bilişsel çarpıtmalar, olasılıkları abartma ve tehdidi olduğundan büyük algılama eğilimini içerir. İyi Hissetmek kitabı ile ülkemizde tanınan David D. Burns’ün bilişsel çarpıtmalar üzerine yaptığı açıklamalar da benzer biçimde bireyin zihinsel yorumlarının duygusal yoğunluğu belirlediğini vurgular (Burns, 2018). Belirsizlik karşısında geliştirilen zihinsel senaryolar, çoğu zaman gerçekçi olmaktan çok, kaygının ürünüdür.

Kontrol ihtiyacı ise belirsizliğe verilen doğal bir tepki olarak ortaya çıkar. Öz yeterlik kavramını geliştiren sosyal psikolog Albert Bandura’nın öz yeterlik kuramı, bireyin bir durumu yönetebileceğine dair inancının psikolojik iyi oluş üzerinde belirleyici olduğunu ileri sürer (Bandura, 1997). Birey, kontrol algısı düştüğünde çaresizlik ve kaygı deneyimler. Bu nedenle belirsizlik, yalnızca bilinmezlik değil aynı zamanda kontrol kaybı anlamına gelir. Kontrol ihtiyacı arttıkça birey, güvence arama, sürekli araştırma yapma, tekrar tekrar planlama veya başkalarından onay alma gibi davranışlara yönelebilir. Bu davranışlar kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede kaygıyı pekiştirir.

Kültürel bağlam da bu süreci etkilemektedir. Kültürel psikoloji alanında önemli çalışmaları bulunan Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın kültürel psikoloji perspektifi, bireyin kontrol algısının toplumsal değerlerle şekillendiğini vurgular (Kağıtçıbaşı, 2010). Performans ve başarı odaklı toplum yapılarında, bireyden her koşulu yönetebilmesi ve geleceği planlayabilmesi beklenir. Bu beklenti, belirsizliği bir zayıflık göstergesi gibi algılamaya yol açabilir. Oysa insan yaşamının doğası gereği, tüm değişkenlerin kontrol edilebilmesi mümkün değildir.

İnsan zihni öngörülebilir ister; çünkü öngörülebilir güvenlik duygusu sağlar. Psikolojik dayanıklılık, belirsizliği ortadan kaldırmak değil onunla birlikte işlevsel kalabilmeyi öğrenmektir. Bu noktada terapötik müdahaleler bireyin felaketleştirici düşüncelerini sorgulamasına, belirsizlikle kademeli olarak temas kurmasına ve kontrol edemediği alanları kabul etmesine odaklanır.

Sonuç ve Öneri

Sonuç olarak belirsizliği ortadan kaldırmak mümkün değildir; ancak ona verilen tepki dönüştürülebilir. Belirsizliği tehdit değil, yaşamın doğal bir boyutu olarak kabul edebildiğimizde, kontrol ihtiyacı yerini esnekliğe ve içsel güven duygusuna bırakabilir.

Bu noktada ilk adım, bireyin belirsizlik karşısında geliştirildiği otomatik düşünceleri fark etmesidir. “Ya kötü bir şey olursa?” gibi felaketleştirici senaryoların olasılık ve kanıt temelinde sorgulanması, bilişsel esnekliği artırır. İkinci olarak, güvenlik arayıcı davranışlar ve sürekli kontrol etme davranışlarının fark edilmesi önemlidir. Gönderilen mesajın görülüp görülmediğine tekrar tekrar bakmak kısa vadede rahatlatıcıdır; ancak uzun vadede belirsizliğe tolerans gelişimini engeller. Bu davranışların bilinçli olarak azaltılması kaygı döngüsünü zayıflatır.

Üçüncü olarak, belirsizlikle kademeli temas önerilebilir. Küçük durumlarda kesinlik arayışını bilinçli biçimde bırakmak (örneğin bir mesajı hemen kontrol etmemek ya da her bilgiyi anında araştırmamak) zihnin belirsizliğe alışmasını sağlar. Bu süreçte amaç kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değil, kaygıyla birlikte işlevsel kalabilmeyi öğrenmektir.

Son olarak, kontrol alanının sınırlarını yeniden tanımlamak önemlidir. Birey, kontrol edebileceği davranışlara odaklanıp sonuç üzerindeki hâkimiyet beklentisini azaltabildiğinde psikolojik dayanıklılık artar. Belirsizlikle baş etme becerisi, kesinliğe ulaşmakla değil; kesinliğe ihtiyaç duymadan ilerleyebilmekle gelişir. Psikolojik olgunluk, belirsizliği yaşamın doğal bir boyutu olarak kabul edebilme kapasitesinde saklıdır.

Kaynakça

  • Bandura, A. (1997). Self-efficacy: The exercise of control. W. H. Freeman.

  • Beck, A. T. (1976). Cognitive therapy and the emotional disorders. International Universities Press.

  • Burns, D. D. (2018). İyi hissetmek (Çev. E. Işık). Psikonet Yayınları.

  • Kağıtçıbaşı, Ç. (2010). Benlik, aile ve insan gelişimi: Kültürel psikoloji. Koç Üniversitesi Yayınları.

  • Türkçapar, H. (2012). Bilişsel terapi: Temel ilkeler ve uygulama. HYB Yayıncılık.

Simanur Durusoy
Simanur Durusoy
Simanur Durusoy, psikolog ve yazar olarak psikoloji alanında çalışmalarını sürdürmektedir. Bilişsel davranışçı terapi, mindfulness temelli yaklaşımlar ve oyun terapisi başlıca ilgi ve uzmanlık alanları arasındadır. Yazılarında bireylerin duygusal farkındalığını artırmayı, psikolojik süreçleri bilimsel temellerle ele alarak anlaşılır bir dilde sunmayı amaçlamaktadır. Akademik bilgiyi günlük yaşamla buluşturan Durusoy, çeşitli dijital platformlarda ruh sağlığına yönelik bilgilendirici ve farkındalık artırıcı içerikler üretmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar