Pazartesi, Temmuz 27, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Travmayı Onarma

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), insanlığın tarihi ile paralel olarak ilerleyen ve özellikle savaş dönemlerinde etkilerine yoğun bir şekilde maruz kalınan bir geçmişe sahiptir. Homeros’un İlyada’sında savaştan dönen askerlerin öfke ve uykusuzluk nöbetleri, ilk büyük hızlı tren kazaları sonucunda korku, titreme ve zihinsel felç yaşayan kazazedeler ve savaş gazilerinin yaşadığı kalp çarpıntısı, nefes darlığı ve sebepsiz kaygı, o dönemlerde sorunun dolaşım sisteminden kaynaklandığını düşündürmüştür. Savaşlar devam ettikçe dehşetle yüzleşen binlerce asker felç oluyor, konuşamıyor veya sürekli titriyordu ve sebebi top mermilerinin patlama basıncıyla beynin hasar görmesi olarak düşünülerek Bomba Şoku (Shell Shock) terimi kullanılmıştır. Ancak patlamaya maruz kalmayan askerlerde de aynı semptomlar görülünce olayın psikolojik olduğu yargısı doğmuştur. Ancak bu durum hâlâ kalıcı bir psikiyatrik rahatsızlık değil, yetersiz dinlenme veya “karakter zayıflığı / korkaklık” olarak görülme eğilimindeydi.

Vietnam Savaşı ise, tarihte bir kırılma noktası oldu. Savaştan dönen askerlerin topluma uyum sağlayamaması, kabuslar, öfke patlamaları ve intiharlar sonucunda sivil psikiyatristler ve gazi dernekleri büyük bir mücadele verdi. 1980 yılında, Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) DSM-III kılavuzuna “Post-Traumatic Stress Disorder (PTSD)” / TSSB tanısını ilk kez ekledi.

TSSB’nin Temel Tanı Kriterleri (6 yaşından büyük her birey için): TSSB oluşması için bireyin bir travmaya maruz kalmış olması gerekir. Bu travmayı diğer olumsuz yaşam olaylarından ayıran şeyler ise, ölüm, ciddi yaralanma, cinsel şiddete veya tehditlerine maruz kalma durumlarıdır. Travmalar deprem, yangın, savaş gibi kolektif durumlar olabileceği gibi trafik kazası, şiddet, istismar da olabilir. Bir ya da birden çoğuyla, gerçek ya da göz korkutucu bir biçimde ölümle, ağır yaralanmayla karşılaşmış ya da cinsel saldırıya uğramış olma: Doğrudan stresli olay ya da olaylar yaşama. Başkalarının başına gelen olaya/olaylara, tanıklık etme. Bir aile yakınının ya da yakın bir arkadaşının başına stresli olaylar geldiğini öğrenme. Olayların sevimsiz ayrıntılarıyla, tekrar tekrar ya da aşırı bir düzeyde karşı karşıya kalma.

Semptomları genellikle 4 kategoride belirtilmektedir:

  1. Travmatik anı hakkında istemsiz, tekrarlayıcı ve aşırı biçimde belirtiler yaşanır; zihinde canlandırma, kabuslar görme… Bu durum bireylerde hem duygusal hem bedensel tepkiler yaratır ve olay geçmişte yaşanmış ve bitmiş şekilde değil aynı canlılıkla, halen yaşanıyormuş gibi hissedilir.
  2. Birey istemsiz şekilde gelen travma düşüncelerine maruz kaldıkça kendisini sıkıntıya sokan duygusal, çevresel etmenlerden, anılardan kaçma eğilimine girer. Ona travmayı hatırlatan durumlardan sıklıkla kaçmaya çalışır.
  3. Travma sonrası bireyin duygu ve düşüncelerinde abartılı olumsuz değişimler görülür. Kendisine, diğer insanlara ve çevresine dair negatif düşünceler ve tavırlar takınır. Aynı zamanda travmatik anıların sonuçlarını kendisine ve diğer insanlara atfedebilir ve suçlayabilir. Travmatik anıları tam hatırlayamama ve unutkanlık, öfke, suçluluk, sürekli korku hali, olumlu duygular yaşayamama, utanç, panik, kendini çevresinden uzaklaştırma gibi belirtiler görülür.
  4. Çevresine karşı sürekli bir öfke, sözel ve fiziksel saldırganlık hali de belirtiler arasındadır. Her an kötü bir şey yaşanacakmış gibi tetikte olur, irkilir, uyku düzeninde bozulmalar ve odaklanma güçlükleri görülebilir. Bu bozukluk, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, okul, işle ilgili alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında işlevsellikte düşmeye neden olur.

Tedavi Yöntemleri

Çoğu insan travmanın ömür boyu sürecek kalıcı bir hasar olduğunu düşünür ancak insan beyni plastik bir organdır ve travma işlenebilen, değiştirilebilen bir anıdır. Travma beynin yapısını değiştirdiyse, doğru müdahale ve güvenli ilişkiler de beyni tekrar iyileştirebilir.

  1. Güncel uluslararası tedavi kılavuzlarına (APA, WHO) göre TSSB’de birinci basamak, travma odaklı psikoterapilerdir.
    • EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme): EMDR, çift taraflı uyarımla (sağ-sol göz hareketleri veya dokunuşlar) beynin amigdala bölgesinde hapsolmuş “donmuş anıyı” serbest bırakır. Anı silinmez ama arkasındaki duygusal yük ve bedensel alarm kaldırılır.
    • Bilişsel İşleme Terapisi (CPT) ve Travma Odaklı BDT: Travmanın yarattığı “Dünya tamamen tehlikeli” veya “Bu benim suçumdu” gibi çarpıtılmış, kilitlenmiş inançları hedef alınır. Bireyin olayla ilgili anlam dünyasını yeniden inşa etmesini sağlar.
    • Uzatılmış Maruz Bırakma: Kaçınma davranışını kırma yöntemidir. Zihin kaçındıkça korku büyür; kişi güvenli bir terapötik ortamda travmatik anıyla ve kaçındığı tetikleyicilerle yavaş yavaş yüzleştikçe beyni “Burası artık tehlikeli değil” öğrenmesini gerçekleştirir.
  2. İlaç Tedavisi: Beyindeki aşırı duyarlı uyarılmışlık halini düzenler. Aşırı kaygı ve çökkünlük seviyesini düşürerek kişinin günlük hayata ve terapi sürecine tutunmasını sağlar.

İyileşmek, yaşanan olayı unutmak veya ‘hiç olmamış gibi yapmak’ değildir. İyileşmek; anılar karşısında artık vücudunuzun savaş-kaç alarmı vermemesi, gerçekten uzak duygu ve düşüncelerin sizi ele geçirmemesi ve kontrolün tekrar sizin elinize geçmesidir.

Şevval Demir
Şevval Demir
Şevval Demir, 2025 yılında Namık Kemal Üniversitesi'nde Psikoloji lisans eğitimini tamamlamıştır. Eğitimi boyunca, Klinik Psikoloji stajlarının yanı sıra Sanat Terapisi, Spor Psikolojisi, Aile Danışmanlığı gibi alanlarda da eğitimler ve stajlar ile kendisini geliştirmiş ve yetişkin ve ergen danışmanlığı, travma patolojisi, çift ve aile terapisi alanlarında da eğitimlerle bilgi birikimini artırmaktadır. Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Kurumunda çalışmış ve özel çocukları yakından gözlemleme fırsatı bulmuştur. Klinik Psikoloji yüksek lisans yapmayı ve bu alanda çalışmayı hedeflemektedir. Çalıştığı dijital platformlarda yetişkin, çift ve ergen terapisi, kişilik bozuklukları, suç patolojisi, sanat terapisi, klinik psikoloji hakkında, ruh sağlığına yönelik doğru ve nitelikli içerik üretmeyi hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar