Cuma, Şubat 20, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Affetmek Bizi Bitirir mi?

İnsan neyi affeder; bir insanı, kendini, çocuğunu, eşini ve bunun gibi dahası. Affetme eyleminin duygusal boyutunu inceleyelim. Aslında affetmenin kökünde bir şeyleri yoluna koymak, bir şeyleri çözmek yatıyor. Kendisine hata yapan eşini, çocuğunu, belki bir arkadaşını affederken yapılan hatanın tekrar etmeyeceğini umarak affetme eylemini gerçekleştiriyor. Bazıları yürekten affediyor. Karşısındaki kişiye olan inancı sağlam. Tabi bu hatanın derecesine ve yapan kişinin yakınlığına bağlı değişkenlik gösteriyor. Bazıları da zorunluluktan affediyor. Hatta yapılan şeyleri görmezden geliyor. Çocuğunun hatalarını görmezden geliyor affediyor ve daha büyük sorunları beraberinde getiriyor. Eşini bir kez affediyor ve hatasını görmezden gelip ortadaki soruna çözüm bulmuyorlar ve sorunlar daha da büyüyor. Bir arkadaş ortamında kendisine yapılan saygısızlığı, hatayı görmezden geliyor affediyor, sırf bulunduğu sosyal ortamdan ayrılmamak için peki sonunda ne mi oluyor. Kişi kendini affedemiyor. Ben kendime neden bu kadar haksızlık yaptım. Neden herkesi bağışladım ama kimse beni bağışlamadı diyor. İnsanın kendine karşı olan acımasızlığı çok zor. Herkese yetecek kadar şefkati, affediciliği var da kendi hatalarına en ufak tahammülü yok. Biraz da öz saygı ile alâkalı bir konu. İnsanın ilk olarak kendine saygısı ve sevgisi olmalı. Kendini başarılarıyla, başarısızlıkları ve hataları ile bir bütün halinde kabul edebilmeli. Sonrasında hayatındaki insanlara karşı tavrını daha sağlıklı bir şekilde şekillendirebilir.

Bağlanma ve Güven

Güven hayatın sermayesidir. Güven olmadan kurulan ilişkiler bir yerden su sızdırır ve o ilişki dikiş tutmaz. Güven bazen zaman geçirilerek elde edilir. Belki bir davranışla belirlenir ama mutlaka ilişki içerisinde güvenin oluştuğunu ya da oluşmadığını karşılıklı olarak kişiler anlar. Aslında güvenin temeli çok eskiye dayanır. Yani dünyaya geldiğimiz anda. Annemizin ilk kokusunu alıp bizi beslediği anda. Bebekler besine, bakıma, sevgiye muhtaç varlıklar olarak doğarlar. Ve çaresizce bakım verenin bunları istikrarlı ve şefkatle vermesini beklerler. Burda oluşan bağlanma stillerimiz bizim ileride kuracağımız ilişkilerdeki güven, bağlanma, affetme, kendini sevme gibi birçok alanla ilgili yaşayacaklarımızın oluşmasında temel oluşturur.

Yetişkinlerde ‘’Affetme’’ İle İlgili Araştırma

Yapılan araştırmanın temel amacı yetişkinlerde affetme, merhamet, duygu düzenleme ve psikolojik esneklik düzeyi arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Affetme, insanların birbiriyle iletişiminde ve özellikle problem oluşturan durumlarda kullanıldığında sonucu olumlu yönde etkileyen bir kavramdır (Şahin, 2020). Affetmemek strese sebep olarak ruh sağlığını olumsuz olarak etkilemekte, suçluluk, utanç ve pişmanlık düzeylerini artırabilmektedir. Affetme uyumu teşvik ederek stresle başa çıkmanın bir yolu olabilir (Toussaint ve Webb, 2005). Affetme, empati, sevgi ve merhamet gibi olumlu duygular ile ilişkili olup olumsuz duyguları ortadan kaldırabilecek bir eylemdir ve düşmanlık, stres, ruminasyona karşı çözüm sağlayabilir (Witvliet ve McCullough, 2007). Affetme potansiyeli merhametin bir parçasıdır ve affetme ile merhamet arasında yakın bir ilişki vardır (Gilbert, 2005a).

Affetme Süreç Modeli

Affetme süreç modelinde: açığa çıkarma, karar verme, işe koyulma ve derinleştirme olmak üzere dört aşama bulunmaktadır. Affetme modelinin açığa çıkma aşamasında, kişi kendisine yapılan haksızlığın hayatını etkilemesine dair içgörü kazanır ve incelemelerde bulunur. Karar verme aşamasında, kişi affetme süreci hakkında bilgilenerek affetmeye karar vermektedir. Üçüncü aşama olan işe koyulmada, kişi kendini inciten kişiye karşı bilişsel seviyede anlayış kazanarak, bu kişiyi yeni açıdan görmeye başlamaktadır. Dördüncü aşamada, derinleştirme aşamasında kişi deneyimlediği acıya anlam vermekte ve diğerlerine karşı daha bağlı şekilde hissetmekte, olumsuz duygularını azaltarak kendisine yeni amaç bulabilmektedir (Enright ve The Human Development Study Group, 1991).

Bulgular

Affetme, affetmek için karar vermeye bağlıdır. Eğer kişi affetmek için niyeti yoksa affedemeyebilir. Affetmek için karar vermek, tamamlanabilmesi için zamana ihtiyaç duyan affetme sürecinin ilk adımıdır. Affetme ile ilgili çalışmaların giderek daha fazla yapıldığı ancak affetme ile ilişkisi olduğu düşünülen merhamet, duygu düzenleme ve psikolojik esneklik değişkenlerini birlikte ele alan bir araştırma olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca affetme konusunda nitel çalışmaların sınırlı olduğu fark edilmiş, affetme konusunda derinlemesine çalışma yapılmak istenmiştir.

Son

Bazen affetmek yüklerinden kurtulup hafiflemektir. İnsan kendini affeder ve kendiyle savaşı biter. Kendine, affetmeye gönlü olduğu kişilere bir şans verir. Aslında affetmek bir umut kaynağıdır. Bir şeylerin düzeleceği umudu. Her zaman olayların kötü tarafından bakmayalım. Tabi polyanacılık da yapalım demiyorum ama ne demişler “Her gecenin bir sabahı vardır”. O yüzden hayatı zorlaştırmamak lazım. Sorunlar varsa, çözümü de vardır. Hatalar insanlar içindir. Önemli olan hatalarından ders çıkarıp tekrarlamamaktır. Sezai Karakoç’un dediği gibi “İnsan, affettiği kadar büyür.” Yani affetmek küçülmek değil aksine insanlara şans verebilmeyi, hatalara çözüm bulmayı sağlamaktır. Başlıkta sorduğumuz soruyu sonuç kısmında cevaplayalım. Affetmek bizi bitirir mi? Hayır, esasında affedememek bizi bitirmez ama yıpratır. Herkes, her şey affedilmeyi hak etmez belki ama biz her şeyi hak ediyoruz. Bazı şeyleri yaparken kendi iyi oluş halimizi de göz önünde bulundurmak gerekir. Çünkü affedememek ve bununla yaşamak bizim sinir sistemimizde sürekli bir öfke hali ve onun iç sıkıntısını yaşadığımız hale dönüşür. Belki ölen birini affedemiyoruz ama hayatta değil yani bizim kendi duygu durumumuzu bozmaktan başka bir işe yaramıyor. Ya da affedemediğimiz kişiler hâlâ hayatta ama bizim hayatımızda değil. Hayatımızda olmayan ya da olmamasını istediğimiz kişileri affedip içimizden onların olumsuz duygu yükünü atmalıyız. Affetmek istediğimiz ve hayatımızda olmasını istediğimiz kişilerin de hatalarını konuşacağız, emek vereceğiz çözüm yolları arayacağız ve böylelikle bir şeylerin yoluna girmesi için karşılıklı adımlar atacağız. Ve son olarak kendimizi affedemiyorsak en çok da kendimize merhamet edeceğiz. Çünkü bizi biz anlamazsak, sevmezsek, affetmezsek kim bizi anlasın, kim bize şefkatle yaklaşsın.

şerife akdağ
şerife akdağ
Şerife Akdağ, psikoloji bölümünden yüksek onur derecesiyle mezun olmuştur. Lisans hayatı boyunca birçok sosyal sorumluluk projesinde yer alarak psikoloji alanında çalışmalar yürütmüştür. Gönüllü gençlik liderliği vasfıyla birçok gönüllülük faaliyetinde bulunmuştur. Aynı zamanda kuruculuğunu üstlendiği ve başkanlığını yaptığı psikoloji kulübünde, psikoloji alanına ilişkin çeşitli etkinlikler gerçekleştirmiştir. Daha sonra Deneyap Atölyeleri’nde rehberlik biriminde eğitmen mentor olarak görev alarak deneyim kazanmıştır. Psikoloji alanındaki çalışmalarını sürdürürken, insanın temas ettiği her alana ilgi duyan bir yaklaşımı benimsemekte; insanın iç dünyasını, anlam arayışını ve davranışlarının ardındaki özü kavramaya yönelik bir bakış açısı taşımaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar