Perşembe, Nisan 23, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Algoritmanın Yazdığı Hikâyeler: Sosyal Medyada Parasosyal İlişkiler ve Zeigarnik Etkisi

Dijital çağda hikâye anlatımı yalnızca kitap sayfalarında ya da televizyon ekranlarında gerçekleşmiyor. Günümüzde sosyal medya platformları, kurgusal anlatıların üretildiği ve tüketildiği yeni alanlar hâline gelmiş durumda. Özellikle kısa videolar veya görseller eşliğinde yayımlanan bölümlü hikâyeler, geniş kitleler tarafından ilgiyle takip ediliyor. Her gün yayınlanan yeni bölümü sabırsızlıkla bekleyen kullanıcılar, zaman zaman yorumlarda hikâyedeki karakterlere sitem ediyor, zaman zaman ise onlarla duygusal bir yakınlık kuruyor. Bu durum, psikoloji literatüründe önemli bir kavramı akla getiriyor: parasosyal ilişki.

Parasosyal İlişki ve Duygusal Bağlar

Parasosyal ilişki, bir kişinin bir medya figürüyle (ünlü, influencer vb.) ya da kurgusal bir karakterle kurduğu tek taraflı ve duygusal bağ olarak tanımlanır. Bu tür ilişkilerde birey, ekrandaki karakteri adeta kendi hayatına taşır; onunla sohbet ediyormuş gibi hisseder, yaşadığı olaylara duygusal olarak eşlik eder ve zaman zaman onunla empati kurar. Kişi bazen karaktere kızabilir, öfkelenebilir; bazen ise onun mutluluğu için sevinir ya da ona destek olmak ister. Her ne kadar bu ilişki gerçek bir karşılıklılık içermese de bireyin duygusal dünyasında oldukça güçlü bir etki yaratabilir.

Zihinsel Süreçler ve Günlük Hayat

Peki bu durum günlük hayatımızı ne derece etkiler? Örneğin bir hikâyenin yeni bölümü yayınlanmıştır ancak video tam da olayların en heyecanlı noktasında sona erer ve bir sonraki bölümün ertesi gün yayınlanacağı belirtilir. Bu durumda kişi, hikâyedeki karakterin kararlarına öfkelenebilir, diğer karakterin ne yapacağını düşünmeye başlayabilir ve zaman zaman kendi günlük işlerine odaklanmakta zorlanabilir. Hikâyedeki olaylar, bireyin zihninde gün boyunca yeniden canlanabilir.

Zeigarnik Etkisi: Yarım Kalanın Gücü

İşte tam bu noktada Zeigarnik etkisi devreye girer. Zeigarnik etkisi, insanların tamamlanmamış, yarım kalmış ya da bölünmüş işleri; tamamlanmış olanlara kıyasla zihinlerinde daha canlı ve kalıcı bir şekilde tutma eğilimini ifade eder. Başka bir deyişle insan zihni, bitmiş olanı değil yarım kalanları hatırlamaya ve tamamlamaya daha fazla yönelir. Yarım bırakılan bir görev, çözülmemiş bir problem ya da sonucu bilinmeyen bir olay zihinde bir tür “açık döngü” oluşturur. Bu açık döngü, bireyin zihinsel olarak o konuya geri dönmesine ve onu tamamlamaya yönelik bir motivasyon hissetmesine neden olur.

Sosyal Medya ve Kurgusal Anlatılar

Sosyal medyada yayınlanan kurgusal hikâyelerde de benzer bir mekanizma işlemektedir. Hikâyenin en kritik ve merak uyandıran noktasında bölümün sona ermesi, izleyicide güçlü bir merak duygusu yaratır. Okur ya da izleyici, hikâyenin nasıl devam edeceğini düşünmeye başlar; karakterlerin bir sonraki adımda ne yapacağını tahmin eder ve zihninde farklı senaryolar üretir. Bu süreçte kişi yalnızca hikâyeyi hatırlamakla kalmaz, aynı zamanda onu zihninde yeniden kurgular. Böylece yarım kalan anlatı, bireyin zihninde aktif kalmaya devam eder ve bir sonraki bölümü bekleme isteğini güçlendirir.

Yapay Zekâ Destekli Hikâye Anlatıcılığı

Günümüzde bu psikolojik mekanizmaların en görünür şekilde ortaya çıktığı alanlardan biri ise sosyal medyada hızla yayılan yapay zekâ destekli hikâye sayfalarıdır. Birçok içerik üreticisi, yapay zekâ araçlarını kullanarak kısa bölümler hâlinde ilerleyen kurgusal hikâyeler üretmekte ve bu hikâyeleri sosyal medya platformları üzerinden paylaşmaktadır. Yapay zekâ tarafından oluşturulan görseller ve metinlerle desteklenen bu anlatılar, klasik romanlardan farklı olarak hızlı tüketilen, bölümlere ayrılmış ve sürekli devam eden bir anlatı biçimi sunar.

Bu hikâyelerin her bölümünün merak uyandıran bir noktada sonlandırılması hem parasosyal bağların güçlenmesine hem de Zeigarnik etkisinin daha yoğun bir şekilde ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Takipçiler, hikâyedeki karakterlerle duygusal bağ kurarken aynı zamanda yarım bırakılan anlatının yarattığı merak duygusuyla bir sonraki bölümü beklemeye devam eder.

Geleceğin Hikâye Fenomeni

Yapay zekâ ile üretilen bu hikâyeler yalnızca yeni bir içerik türü değil, aynı zamanda dijital çağın hikâye anlatım biçimini dönüştüren bir fenomen hâline gelmektedir. Bu durum, psikoloji açısından yeni soruları da beraberinde getirir: İnsanlar yapay zekâ tarafından oluşturulan karakterlerle de güçlü duygusal bağlar kurabilir mi? Yarım bırakılan dijital hikâyeler, bireylerin dikkat ve odaklanma süreçlerini nasıl etkiler? Ve belki de en önemli soru şudur: Gelecekte hikâyeleri yalnızca insanlar mı yazacak yoksa okurlar, içerik üreticileri ve yapay zekâ birlikte mi üretecek?

KAYNAKÇA

Vinney, C. (2026, January). What is a parasocial relationship?. Verywell Mind. https://www.verywellmind.com/what-is-a-parasocial-relationship-5210770

Yüksel, Y. C. (2024, Mart). Zeigarnik etkisi: yarım kalmış aşkların ardında yatan psikoloji. Hiwell. https://www.hiwellapp.com/blog/zeigarnik-etkisi

Aslı Yüksel Sipahioğlu
Aslı Yüksel Sipahioğlu
Aslı Yüksel Sipahioğlu, Antalya Bilim Üniversitesi %100 İngilizce Psikoloji bölümünden mezun olmuş bir psikologdur. Pamukkale Üniversitesi’nde pedagojik formasyon eğitimini tamamlamıştır. Aile danışmanlığı, bilişsel davranışçı oyun terapisi, çocuklarda kayıp ve yas terapisi, çocuklarda mahremiyet eğitimi ve kısa süreli çözüm odaklı terapi alanlarında eğitimler almıştır. Lisans eğitimi süresince “Childhood Autism: Exploring Societal and Psychological Impacts” başlıklı bir çalışma yürütmüştür. Lisans eğitimi sürecinde rehabilitasyon merkezleri ile çocuk ve ergen danışmanlık merkezlerinde staj deneyimi kazanmıştır. Çalışmalarını ağırlıklı olarak çocuk ve ergen psikolojisi alanında sürdürmekte; çocuk ve ergenlerin dünyasını anlamaya odaklanan, gelişimsel yaklaşımlar çerçevesinde psikoloji yazıları ve içerikler üretmekte, mesleki gelişimini destekleyen eğitimlere devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar