Çarşamba, Eylül 2, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

BİR KOKUYLA GEÇMİŞE DÖNMEK: PROUST ETKİSİ

BİR KOKUYLA GEÇMİŞE DÖNMEK: PROUST ETKİSİ

Bazı kokular vardır; yalnızca koklamazsınız, hatırlarsınız. Bir parfüm kokusu, yağmurda ıslanmış toprak kokusu ya da yıllardır koklamadığınız bir sabun kokusu… Bir anda kendinizi yıllar önce yaşamış olduğunuz bir anda, ortamda bulabilirsiniz.

Benim için bazı kokuların anlamı çok daha farklı. Artık hayatta olmayan, hayatımda önemli bir yeri olan birinin kokusu bana hala huzur veriyor. Dolabının kapağını açmam, onunla geçirdiğim günlere gitmeme, sesini hatırlamama yetiyor. O kokuyu duyduğumda yalnızca o kişiyi hatırlamıyorum; onun yanındayken hissettiğim güveni, yakınlığı ve tanıdık gelen o mutluluğu da yeniden hissediyorum. Sanki bazı kokular, görünmez bir iple geçmişle bugünümüzü birbirine bağlıyor.

Peki bir koku nasıl oluyor da, bize geçmişte yaşamış olduğumuz bir anıdan fazlasını getirebiliyor?

Koku duyusu hafıza ve duygularla oldukça ilişkili. Geçmişin bize nasıl geri geldiğini anlayabilmek için sürece en baştan bakalım. Sevdiğiniz birinin parfümünü kokladığınızı düşünün. Koku molekülleri önce burnumuzdaki koku reseptörlerine bağlanıyor. Ardından bu bilgi sinirsel sinyallere dönüştürülerek koku soğanına (olfactory bulb) iletiliyor. Buradan da beynin ilgili bölgelerine ulaşıyor ve asıl dikkat çekici kısım burada başlıyor. Başta da bahsettiğim gibi, koku bilgisi beynin duygu ve hafızayla ilgili olan kısımlarına doğrudan ulaşabiliyor. Bu kısımlar sırasıyla amigdala ve hipokampus. Amigdala, geçmişte o kokuyla birlikte hissettiklerimizin anahtarını taşırken; hipokampus ise o kokuyla bağlantılı anılarımızın hatırlanmasında rol oynuyor. Yani biri bize “o zaman ne hissettiğimizi”, diğeri ise “o zaman ne yaşadığımızı” hatırlatıyor gibi düşünebiliriz.

Peki neden koku anıları bu kadar kuvvetli olabiliyor?

Çünkü koku sistemi, beynin duygu ve hafızayla ilgili bölgeleriyle çok güçlü bağlantılara sahip. Bu nedenle bazen bir kokuyu duyduğumuzda hatırlayabilmek için uzun uzun düşünmeyiz. Sizin de fark etmiş olabileceğiniz gibi “bir anda” olur. Örneğin anneannenizin evine girdiğinizde birkaç saniye içinde geçmişte yaşamış olduğunuz bir olay, bir kişi zihninizde aniden belirir.

Proust etkisi nedir?

Proust etkisi, bir kokunun ya da tadın geçmişte yaşanmış bir olayı aniden ve canlı bir şekilde hatırlatması anlamına geliyor. Adını Fransız yazar Marcel Proust’tan alıyor. Proust’un Kayıp Zamanın İzinde adlı eserinde anlatıcı, çaya batırdığı Madeleine adlı küçük bir kekin tadını aldığında çocukluğuna ait anılarının bir anda canlanmasını yaşar (Herz & Schooler, 2002).

Buradaki önemli nokta Proust etkisi sadece “Bu kokuyu daha önce almıştım” demek değildir. Daha çok duyusal uyaranın, geçmişteki bir anıyı istemsiz ve hızlı bir şekilde ortaya çıkarmasıdır. Örneğin yıllardır görmediğin birinin kokusunu bir ortamda duyarsın ve kokuyu fark ettikten sonra o kişiyi, o kişiyle geçirdiğin anıları, onunlayken hissettiğin duyguları hatırlamaya başlarsın üstelik bunu isteyerek yapmazsın. O kişiyi hatırlamayı seçmezsin, koku o anıyı kendiliğinden tetiklemiştir. Proust etkisi dediğimiz şey de budur.

Aslında özlediğimiz şey koku mu?

Bir koku bir anıyla ne kadar güçlü eşleşirse, daha sonrasında o koku o anıyı o kadar güçlü çağırabilir. Şimdi sevdiğiniz birini düşünün. Onunla geçirdiğiniz bir ana gidin ve o anın içindeki kokuları hatırlamaya çalışın. Belki kullandığı parfümü, bulunduğunuz ortamı ya da üzerindeki kıyafetin kokusunu zihninizde canlandırabilirsiniz. Eğer bu koku size o kişiyi ve o anı güçlü bir şekilde hatırlatıyorsa, koku ile anı arasında güçlü bir çağrışım oluşmuş olabilir. Belki de zamanla o koku, yalnızca bir koku olmaktan çıkıp o kişiye ve onunla yaşadığınız anılara açılan bir kapı haline gelmiştir. Şimdi çok sevdiğiniz, vazgeçemediğiniz bir parfümü düşünün. Sadece kokusunu mu seviyorsunuz? Belki de o parfümü sıktığınız zaman hissettiğiniz mutluluğu, güveni, huzuru, birlikte olduğunuz insanları seviyorsunuzdur. Bu, bazı özlediğimiz kokular için de geçerli. O kokuyu değil, o kişiyi, dönemi, o zamanki bizi özlüyor olamaz mıyız?..

Kaynakça

  • Herz, R.S. and Schooler, J.W. (2002) A Naturalistic Study of Autobiographical Memories Evoked by Olfactory and Visual Cues: Testing the Proustian Hypothesis. The American Journal of Psychology, 115, 21-32.
  • Chu, S., Downes, J.J. Proust nose best: Odors are better cues of autobiographical memory. Memory & Cognition 30, 511–518 (2002).
  • Saive, A.-L., Royet, J.-P., & Plailly, J. (2014). A review on the neural bases of episodic odor memory: From laboratory-based to autobiographical approaches. Frontiers in Behavioral Neuroscience, 8, Article 240.
Zeynep Nur Seylan
Zeynep Nur Seylan
Zeynep, Rumeli Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümünde tam burslu olarak eğitimine devam etmektedir. Küçüklüğünden beri yazmaya ve psikolojiye ilgi duymakta olup, bu tutkusunu psikoloji alanında içerikler üreterek sürdürmektedir. Psikoloji alanında kendini geliştirmek amacıyla çeşitli kitaplar okumakta, sertifikalı seminerlere katılmakta ve edindiği bilgileri derleyerek psikolojik hastalıklar üzerine blog yazıları yazmaktadır. Girişimci Psikologlar Derneği’nde (GİPDER) blog yazarı olarak görev almakta ve Psychology Times Türkiye’de yazar olarak yer almaktadır. Bilimsel kaynaklardan edindiği bilgileri anlaşılır bir dille okuyuculara aktarmayı amaçlamakta olup, psikoloji alanındaki bilgi birikimini artırarak kendini olabildiğince geliştirerek klinik psikoloji alanında iyi bir yere ulaşmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar