Çarşamba, Ağustos 26, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

İnsan Neden Yeniden Dener?

İnsan Neden Yeniden Dener? “Kaya yeniden düşer, insan yeniden başlar; belki de yaşam tam da bu yeniden başlayışa tutunur.” Sonsuz Çabanın Büyük Gücü Bir şeyi var gücünüzle oldurmaya çalıştığınızı düşünün. Önünüzdeki büyük tepeyi adım adım çıkıyor, yoruluyor, zaman zaman dursanız da devam ediyorsunuz.

Tam “bu defa oldu” dediğiniz anda, her şey yeniden başlıyor. Üstelik bunun son kez olmayacağını da biliyorsunuz. Yunan mitolojisinde Sisifos’un hikayesi tam da böyle bir sonsuzluğun içinde geçer.

Sisifos, kayayı dağın zirvesine çıkarmaya mahkumdur. Ancak kaya zirveye ulaşmaya her yaklaştığında yeniden aşağı yuvarlanır. Sisifos aşağı iner, kayasının yanına döner ve onu bir kez daha yukarı taşımaya başlar (Camus, 2010).

Onu bekleyen bir son yoktur; yalnızca kaya ve tekrar eden bir çaba vardır. Sisifos, kayanın yeniden düşeceğini ve her şeyin tekrar başlayacağını bilir. Hikâyesini bu kadar çarpıcı kılan tam olarak budur: Sonunu bilmesine rağmen kayanın peşinden yeniden aşağı iner ve onu bir kez daha yukarı taşımaya başlar.

Başa Dönmek mi, Yeniden Başlamak mı? Bazen hayat, geride bıraktığımızı düşündüğümüz şeyleri yeniden karşımıza çıkarır. Uzun zaman önce aştığımızı düşündüğümüz bir sorun, tanıdık bir duygu ya da benzer bir yaşantı, hiç beklemediğimiz bir anda yeniden hayatımızda yer bulabilir.

Böyle zamanlarda insanın aklından geçen ilk düşünce ‘Yine başa döndüm.’ olabilir. Oysa bir yere yeniden dönmek, her zaman başa dönmek anlamına gelmez. Çünkü yaşadığımız hiçbir deneyim, bir iz bırakmadan öylece geçip gitmez.

Örneğin, ilk denememizde bilmediğimiz bir şeyi ikincisinde biliyor ya da aynı durum karşısında farklı bir seçim yapıyor olabiliriz. Karşımızdaki sorun aynı görünse bile onun karşısında duran kişi artık aynı değildir. Bu nedenle yeniden denemek, yalnızca geçmişi tekrar etmek değil; önceki deneyimlerimizden öğrendiklerimizi de yanımıza alarak bir kez daha yola çıkmaktır.

Fakat her yeniden başlayışın ilerlemek anlamına geldiğini söylemek de mümkün değildir. Bazen insan değişmeyen bir sonucun karşısında aynı yolları kullanmaya devam eder. Burada yeniden denemek ile aynı döngüyü sürdürmek arasındaki fark ortaya çıkar.

Belki de önemli olan kaç kez başladığımız değil, her başlangıçta neyi farklı yaptığımızdır. Yolun Sonunda Ne Var? İnsan çoğu zaman yola, sonunda ulaşmak istediği bir yer olduğu için çıkar.

Bir hedefe ulaşmak, bir şeyi değiştirmek, tamamlamak ya da geride bırakmak ister. Bu nedenle gösterdiğimiz çabanın değerini de çoğu zaman elde ettiğimiz sonuçla ölçeriz. Başardığımızda verdiğimiz emeğin karşılığını aldığımızı düşünür, başaramadığımızda ise aynı emeği boşa harcanmış gibi görebiliriz.

Peki, gerçekten bir çabanın anlamını yalnızca vardığımız yer mi belirler? İnsanı yeniden denemeye iten şeylerden biri, her çabanın yalnızca sonuçtan ibaret olmamasıdır. Bazen istediğimiz yere varamayız ama ne kadar dayanabildiğimizi görürüz.

Bazen başladığımız hedefe ulaşamayız ama aslında ne istediğimizi fark ederiz. Bazen de defalarca uğraştığımız bir şeyin artık uğruna çabalamak istediğimiz şey olmadığını anlarız. Bu durumda vazgeçmek bile her zaman yenilmek anlamına gelmeyebilir.

Son Önemli olan, yolun sonunda ne olduğunu kesin olarak bilmemiz değildir. Bazen o yol bizi başarıya götürür, bazen vazgeçişe, bazen de bambaşka bir başlangıca. Fakat her hâlükârda, o yol bize bir şey bırakır: Daha güçlü, daha bilinçli, daha farkında bir biz bırakır.

Hayatın içinde kayanın yeniden düştüğü anlar olacaktır. Planlarımız bozulacak, geri dönmüş gibi hissedeceğiz. Ama unutmayalım; aynı yolu yürümek, aynı insan olduğumuz anlamına gelmez.

Çünkü her adım, bizi biz yapan hikâyeye yeni bir satır ekler. Ve belki de en başa, şimdi farklı bir gözle bakmamıza yardım eder. Kaya yeniden düşer, insan yeniden başlar; belki de yaşam tam da bu yeniden başlayışa tutunur.

Kaynakça

  • Camus, A. (2010). Sisifos Söyleni (T. Yücel, Çev.). Can Yayınları.
Damla Belis Çağlar
Damla Belis Çağlar
Damla Belis Çağlar, 2020 yılında psikoloji lisans eğitimini tamamlamıştır. Mezuniyetinin ardından çocuk, ergen ve ailelerle çalışma deneyimi kazanmış; mesleki gelişimini çeşitli eğitim ve seminerlerle desteklemiştir. Ankara Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimini yüksek onur derecesiyle tamamlayan Çağlar, özellikle aile içi iletişim, ebeveyn-çocuk ilişkileri ve kişilik gelişimi alanlarına yoğunlaşmıştır. Hâlen bireyler ve ailelerle görüşmeler yürütmekte; aile dinamiklerinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini çalışmalarında merkeze almaktadır. Mesleki yaklaşımında bilimsel temelli uygulamaları, etik ilkeleri ve sürekli öğrenmeyi önemsemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar