Çarşamba, Ağustos 26, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Gaslighting Etkisi, Kişiye Kendi Gerçekliğini Sorgulatmak..?

Günümüz dünyasında psikolojik manipülasyon teknikleri ve bu durumları tanımlayan kavramlar, günlük iletişim dilimizin ayrılmaz bir parçası haline geldi. İletişimi aniden kesip kaybolan biri için "ghosting yaptı" derken ilişkinin başında aşırı ve beklenmedik bir ilgi gösterisiyle karşılaştığımızda ise "love bombing'e uğradım" ifadelerinin sıkça kullanıldığını görüyoruz. Ancak popüler kültürün dilimize kazandırdığı bu kavramlar arasında belki de en bilinmeyeni, en gizli olarak ilerleyeni, bireyin özsaygısını ve zihinsel dengesini en derinden sarsanı gaslighting yani gaslight etkisidir.

Gaslighting, temelde bir kişinin kendi hafızasını, algılarını, mantığını ve hatta yaşadığı bir gerçekliği sorgulamasına yol açan örtük ve kontrolcü bir duygusal istismar türüdür. Manipülasyonu uygulayan taraf yani ''gaslighter'' sistemsel bir biçimde karşı tarafın (mağdurun) aklında derin şüpheler yerleşmesine sebep olur. Ve gaslihgter bunu yaparken açık bir çatışmayla değil muhatabını sürekli kafası karışık, yetersiz, aşırı hassas ve savunmasız hissettirerek gerçekleştirir. Zamanla mağdur, kendi gözleriyle şahit olduğu, emin olduğu veya sezdiği olaylardan bile emin olamayacak bir kararsızlığa sürüklenir..

Gaslighting'de bu yıkıcı ilişki sistemi her zaman iki tarafı olan karmaşık bir dinamikte gelişir: Bir tarafta kontrolü elinde tutmak adına algıları manipüle eden uygulayıcı, diğer tarafta ise bağın devamlılığını sağlamak adına kendi sezgilerinden şüphe etmeye meyilli olan mağdur… Örneğin, bir gashlight uygulayıcısı partnerine "Çok sorumsuzsun, evdeki en basit düzeni bile sağlayamıyorsun" dediğinde, özsaygısı güçlü bir birey bunu karşı tarafın öznel bir eleştirisi olarak değerlendirip sınır çizebilir. Ancak manipülasyona açık duruma gelmiş bir birey, bu sözün etkisi altında kalarak günlerce kendi yeterliliğini sorgulayabilir. Benzer şekilde "Çok tembelsin" suçlaması karşısında da bir sağlıklı bir birey ''senin için öyle görünüyorum sanırım.'' deyip geçebilirken mağdur, sürekli kendini savunma ve haklılığını kanıtlama çabasına girerek manipülasyon döngüsünün içine çekilir.

Dr. Robin Stern’in Gaslight Etkisi adlı eserinde bu manipülasyon tekniğini tüm hatlarıyla aktarırken bu tekniğin çocukluktaki zihinsel mekanizmaya etkisini ve ebeveyn ilişkisindeki yansımasını da muazzam bir biçimde özetliyor: Düşüp canı yanan bir çocuğa ebeveyninin gösterdiği sert tepkide ebeveyn, çocuğun incinen duygularını ya da canının acımasını önceliklendirmek yerine "Sana koşma demiştim, o kadar sakarsın ki beni hiç dinlemiyorsun" dediğinde; çocuk, ebeveyninin sertliğini fark etmek yerine "Evet, sakar olan benim, babam haklı, hissettiğim bu acı tamamen benim hatam yüzünden" şeklinde bir anlamlandırma çabasına girer. Çünkü sevgiyi ve güvenli bağı korumak, çocuğun zihninde kendi hislerinin doğruluğundan çok daha hayati bir gereksinimdir.

Özetle gaslighting, kişinin kendi iç sesine ve öz hakikatine olan güvenini yavaş yavaş eriten gizil bir süreçtir. Bu yıpratıcı ve yorucu sarmaldan çıkmanın ilk ve en kritik adımı ise bir başkasının doğrulamasını aramak yerine, kendi yaşadığımız gerçekliğe ve sezgilerimize yeniden güvenmeyi başarmaktır.

Kaynakça

  • yazımda yararlandığım kaynak: Dr. Robin Stern- Gaslight Etkisi (Psikolojik Manipülasyon)
Esma Tekin
Esma Tekin
Klinik psikoloji, bireysel danışmanlık, çocuk ve ergen psikolojisi alanlarına ilgi duyan 25 yaşında bir psikolojik danışmanım. 2.5 senedir ruh sağlığı alanında hizmet vermekteyim. Oyun terapisi, bağlanma, duygu düzenleme ve yetişkin-ebeveyn-çocuk ilişkileri üzerine çalışmalar yürütmekteyim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar