Cuma, Haziran 19, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

KENDİNİZ İÇİN YAŞAMAMAK: HERKESTEN ONAY BEKLEMEK

Hayatınızda her kararınızı danıştığınız birisi var mı? Bu soru, sınırlarınızı belirleyebilmeniz açısından önemli bir noktadır. Eğer cevabınız evet ise, bu durumdan memnun musunuz? Aldığınız cevaplar doğrultusunda kendi seçeceğiniz kararları arka plana itip, çevrenizin yanıtları doğrultusunda ilerlemek sizi gerçekten siz gibi hissettiriyor mu?

Toplumumuzda fazla konuşulmasa da, herkesin zaman zaman yaşadığı bir durumdur bu: Genelde yapacakları bir işi, alacakları bir kıyafeti hatta hayatlarındaki partnerleri için bile başkalarından onay almak, kendi fikirlerinden bile önde gelmektedir. Farkında olmadan bu durumu yaşayıp geriye baktığınızda, ‘kendi fikirlerimle ilerleyemediğimi fark etmiyordum’ demeniz de oldukça olasıdır.

Kendi Fikrimiz Önemli mi?

Böyle bir algı oluşmaya başlasa da, bu durumun gerçekliği sorgulanabilir. Bu konunun da diğer tüm konular gibi aslında bizim algılarımızda bittiği ortada. Ancak bunu kendimize katarak hayatımızı değiştirmek kolay olmayabilir. Hayatınızda en son hangi konu için çevrenizden birine danıştığınızı hatırlıyor musunuz? Şunu düşünüyor olabilirsiniz: ‘Ben her şeyi arkadaşlarıma, aileme danışmıyorum. Ufak şeyler hakkında fikirler alıyorum.’

Elbette dışarıdan bakıldığında büyük bir sorun yoktur; önemli olan çizdiğiniz bu sınırda kalabilmenizdir. Çünkü sorduğunuz her soru sonrasında aldığınız onay sizi tatmin edecektir. Bu tatminliği tekrar tekrar yaşamak için kendinizi her kararınızı danışırken bulabilirsiniz. Herkesle her zaman aynı fikirde olamayacağımız ise apaçık bir gerçektir. Bu sınıra geldiğinizde, hayattaki kararlarınızda çatışmalar başlayacaktır.

Fikirler Uyuşmadığında Hayatınızı Kim Yönetiyor?

Kafede, evinizde veya davette arkadaşlarınızla konuştuğunuz ortak bir konuda bile birbirinden farklı birçok fikir ortaya çıkabilir. Bu sizin hayatınızı etkileyen bir konu olduğunda, çıkan fikirler daha sert ve eleştirel olabilir. Burada sergileyeceğiniz duruş ve sınır, hayatınızın kim tarafından yönetildiğini açıkça ortaya koyacaktır.

Arkadaşlarınızla otururken, üniversite hayatınız veya iş hayatınızla ilgili bir durumunuzu anlattığınızı düşünün. Okumak istediğiniz bölüm veya seçeceğiniz bir şirketteki pozisyon hakkında konuşabilirsiniz. Sizin istediğiniz alana saygı duyan arkadaşlarınızın yanında, sizi her zaman arada bırakacak bir kişi çıkma olasılığı yüksektir. ‘O bölümün önü çok kapalı diyorlar’ diyen arkadaşınızın illa kötü niyetli olmasına gerek yok; fakat arkadaşınızın fikrine düşünmeden kendi fikrinizi hayatınıza entegre etmek, kendinize karşı kötü niyetli olmaktır. Böyle anlarda hayatınızın iplerini kendiniz tutmalısınız. Arkadaşınızın söylediği bir cümle ile hayatınızı büyük ölçüde etkileyecek kararlarda bile, kendi fikrinizi arka plana itmeden bir araştırma yapmak, hayatınızı sizin kararlarınızla devam ettirmenizi sağlayacaktır.

Çevremizden Onay Almazsak Yalnız mı Kalırız?

İnsan sosyal bir varlıktır; yalnız kalmayı sevsek de sosyalleşmek her zaman insana iyi gelen bir davranıştır. Bir ortamda yalnız kalmamak ve kabul görmek için kendi fikirlerinizi bastırdığınızda, o ortamda aslında kimi mutlu ediyorsunuz? Hayatta yaptığınız her şey başta kendiniz içindir. Rol yaparak sadece onay almak için ihtiyaç duyduğunuz duyguları kendinize katabiliyor musunuz?

İnsanların çoğu bunu biliyor olsa da, bile bile yapmaya devam ediyor olabilir. Çünkü insanlardan aldığımız takdirler ve onaylar, bizi geçici de olsa mutlu hissettirir. Bu dönüşü aldığınızda tekrar almak için kendi gibi davranmayabilirsiniz; ancak bu uzun vadede sizi hissizleştirebilir. Çünkü artık hayatınızı kendi istediğiniz gibi değil, çevrenizin istediği gibi yaşıyor ve her şartı kabul ediyorsunuz. Sınırı çizmenin önemini burada görüyoruz. Kendi içsel mutluluğunuz yoksa, çevrenizden onay almak için kendinizden ödün vermeniz, hayattaki amaçlarınızdan sizi uzaklaştıracaktır.

Kendimiz İçin Adım Atmak

Eğer sınırlarınızı kaybettiğinizi düşünüyorsanız, bu olumsuz değil, aksine olumlu bir durumdur. İçinde bulunduğunuz durumu fark etmek, yolu yarılamaktır; asla ‘sınırımı geri kazanamayacağım’ demek değildir. Çevrenize asla soru sormayın veya fikir almayın gibi bir algı da değildir. Elbette fikir almak ve sohbet etmek çok normaldir. Yalnızca hayatınız için sınırları ve kararları sizin belirlemeniz gerekmektedir. Verdiğiniz her karar sizi mutlu etmeli ve içinize sinmelidir. Birilerinden onay almak için değil, gerçekten istediğiniz için o davranışı gerçekleştirmelisiniz.

Kolay olmasa bile, bir gün olacaktır.

Eda Nur Karatay
Eda Nur Karatay
Eda Nur Karatay, Lisans Eğitimine devam etmekte olup bununla birlikte akademik açıdan ilgi alanı olan psikolojinin alt alanlarıyla ilgili araştırmalarını sürdürüp yazılarında sunmaktadır. Klinik alanlarında staj deneyimlerini kazanıp, çeşitli psikoloji alanlarında gönüllü ekip lideriğini ve üyeliğini sürdürmektedir. İnsan psikolojisini kaleme almakta; psikolojiyi hayatla harmanlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar