Salı, Ağustos 4, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Şizofreni: Yaşamayan Bir Dünyada Yaşamak

Gaipten fısıltılar duyduğunuzu hayal edin, veya kulaklarınızda hiç bitmeyen bir çınlama olduğunu düşünün. Kulaklarınızı tırmalayan zil seslerini ne yaparsanız yapın susturamadığınızı, en kötüsü de sizin içsel mücadelenizi anlayamayan diğer insanlar tarafından “garip” veya “tuhaf” gözüyle bakıldığınız (şizofreni hastalarının %75’i yoğun damgalamaya maruz kalmaktadır)(Wang vd. 2025): bir gerçekliği düşünün. Bırakın hayal ettiğiniz işi yapmayı, potansiyelinizin çok altındaki bir işe bile bu durumdan dolayı giremediğinizi (2004’de yapılmış büyük ölçekli bir derleme çalışmasına göre şizofreni hastalarının sadece %10-20 kadarı düzenli bir işe sahiptir) (Marwaha ve Johnson, 2004), sadece çevrenizdeki insanların değil bir bütün olarak toplumun sizi sadece hasta değil, gerçeklikten kopmuş, güvenilmez biri olarak gördüğünü, sizi kendi mücadelenize terk ettiğini hayal edin. Dünyada her 345 kişiden 1’i, şizofreni tanısı almış olup bahsettiğimiz şartlara benzer şartlar altında yaşamaktadır (Dünya Sağlık Örgütü, 2025). Bu yazıda bir farkındalık yaratmak amacıyla şizofreninin nasıl tanımlandığı, tanılandığı ve belirtilerinden bahsedilecek, olası sebepleri ve tedavi yöntemleri vurgulanacaktır.

Şizofreni Nedir?

Şizofreni, temelde gerçeklik algısının bozulması ile ilişkili pozitif (psikotik), negatif, bilişsel ve davranışsal belirtiler ile tanımlanan karmaşık bir psikiyatrik hastalıktır. Etimolojik olarak şizofreni, Yunancada kırılmak, bölünmek anlamına gelen “schizein” ile (σχίζειν) ile akıl, huy anlamındaki “phrēn “(φρήν) kelimelerinin birleşmesiyle “zihnin kırılması” gibi bir manaya tekabül etmektedir. Şizofreni, ilk kez Kraepelin tarafından “dementia praecox” (erken bunama) klinik bir tablo içerisinde ele alınmış olup, “şizofreni” adıyla ilk kez 1911 yılında Bleuler tarafından tanımlanmıştır (Karagülleoğlu ve Çarhan, 2021). Şizofreni kavramsallaştırması, son yüzyıl içinde epey değişime uğramıştır (Tandon and Maj, 2008).

Şizofreni Tanısı

DSM-5’e göre şizofreni tanısı şu kriterler altında konur:
Belirtilerden en az ikisi en az 1 ay süre ile görülmeli, 2. veya 3. belirtiler mevcut olmalı:
Hezeyan (sanrı-delüzyon)
Varsanı (halüsinasyon)
Disorganize konuşma ve düşünce (enkoherans veya konu dışı konuşmalar)
İleri derecede dezorganize ya da katatonik davranış
Negatif belirtiler, duygusal küntlük, aloji (konuşma azlığı, konuşma içeriği güçsüzlüğü), anhedoni (zevk alamama) ya da avolisyon (motivasyon eksikliği)
B. Sosyal/iş işlevselliğinde bozulma
C. Bozukluk, 1 ayında A ölçütündeki belirtilerin aktif bir şekilde mevcut olduğu en az 6 ay bir süreçte devam etmeli, bunun öncesindeki (prodromal) ve sonrasındaki (rezidüel) belirtilerin daha hafif veya sadece negatif belirtiler şeklinde görüldüğü dönemleri kapsamalı.

Şizofreni Belirtileri: Pozitif (Psikotik) Belirtiler

Temelde “gerçeklik testi” (reality testing) işlevselliğinde bozulma ile karakterize sanrılar (delüzyonlar), varsanılar (halüsinasyonlar) pozitif belirtileri oluşturmaktadır. Sanrılar, kişinin mantıksal olarak aksi kanıtlanmasına rağmen, gerçekliğe dair aşırı katı ve gerçek olmayan tutum/inançlarıdır (kültürel ve dini normlardan bağımsız) (Fariba ve Fawzy, 2022). Kişinin kendisinin peygamber olduğuna inanması (grandiyöz sanrısı), zarar verilmek için takip edildiğine veya kendisine karşı komplo kurulduğuna inanması (perseküsyon sanrısı, en yaygın sanrı türüdür), televizyondaki reklamlar veya sokaktaki tabelalar gibi ondan bağımsız şeylerin kendisine dair özel mesajlar içerdiğine inanma (referans sanrısı), zihninin doğaüstü varlıklar tarafından kontrol edildiği ve yönlendirildiğine inanması (kontrol edilme sanrısı) gibi sanrılar, en yaygın karşılaşılan sanrı türlerindendir.
Varsanılar, gerçekte var olmayan nesnelerin (ses, tat, koku ve görsel uyaranlar) kişinin zihni tarafından gerçekmiş gibi algılanmasıdır. En sık karşılaşılan varsanılar, işitsel halüsinasyonlardır (Tandon vd. 2009). Gaipten zil sesleri, kulak çınlaması, fısıltılar, mırıldamalar, uğultular duymak (parakuzi/paracusis) daha yaygın işitsel halüsinasyonlar olsa da, kişinin kendi düşüncelerinin yankılandığını duyması, ya da aktif olarak kişi ile konuşan, onu yönlendiren ve “vesvese” misali ona kötü şeyler yapmasını emreden sesler de karşılaşılan işitsel varsanılardandır (Tandon vd. 2009).
Varsanılar şizofreninin temel semptomlarından olsa da, psikoz kapsamında diğer psikiyatrik rahatsızlıkların bir parçası olarak da görülebilmektedirler. 2007’de yapılmış bir çalışmaya göre, şizofreni tanısı alanlarda %75, manik depresyon tanısı almış kişilerde %20-50 ve TSSB (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) tanısı alanlarda %40 oranına kadar işitsel halüsinasyonlar görülebilmektedir (Choong vd. 2007).

Şizofreni Belirtileri: Negatif (Affektif/Duygudurum) Belirtileri

Şizofrenide negatif belirtiler, genel olarak duygusal ve motivasyonel işlevlerde bozulmalar ile alakalıdır (Tandon vd. 2009). Duyguları hissetme, ifade etme sorunları; avolisyon (motivasyonsuzluk), anhedoni (zevk alamama), aloji (fakir konuşma içeriği, iletişime dair düşük ilgi), apati (ilgisizlik, kayıtsızlık), sosyal ilgisizlik gibi belirtileri kapsayan çökkün ve depresif duygudurum sık gözlemlenen belirtilerdendir (Tandon vd. 2009; Crow, 1980; Andreasen 1982; Carpenter vd. 1988). Avolisyon, kişinin basit görevleri ve işleri başlatmada, sürdürme ve bitirmede yaşadığı zorluklar ile açıklanabilir: ev işlerini aşırı derecede aksatmak, kişisel hijyeni ihmal etmek, yataktan kalkmaya bile zorlanmak avolisyon örnekleridir. Anhedoni, zevk almama ile: kişinin bir zamanlar zevk aldığı aktivitelerden bile hiçbir zevk almaması, uğraşlarına ilgisini yitirmesi ve keyif alamaması ile ilişkilidir. Aloji, konuşmalara dair ilgisizlik, konuşma içeriğinde küntlük (kısa, içeriği boş cevaplar) ile ilişkilidir.
Negatif belirtilerin tanımlanmasında, birincil ve ikincil belirtiler olup olmadıklarının saptanması büyük önem arz eder. Zira mevzubahis belirtiler, bir şizofreni tanısı almanın getirdiği olumsuzlukların (işsizlik, sosyal işlevde bozulma, fakirlik vs.), antipsikotik ilaç kullanımının yan etkilerinin, nöroleptik tedavinin veya çevresel izolasyonun sonuçları olarak da gelişmiş olabilir (Tandon vd. 2009). Negatif belirtiler, bu durumların sonucu olarak geliştiyse bu belirtilere ikincil belirtiler denir.

Şizofreni Belirtileri: Disorganize Düşünce ve Konuşma

Doğal, mantıksal ve hedef-yönelimli düşünme sürecinde esasen “formal düşünce bozukluğu” başlığı altında tanımlanan bozulmalar ve sapmalar, disorganize düşünce ve konuşmada temel teşkil eder. Bilişsel işlevlerde bozulmanın temel teşkil ettiği ve bizar düşünce içeriğinin mevcut olduğu aloji, kelime salatası (word salad), konuşmaların seyrini takip edememe ve bir konuşmayı sürdürememe gibi belirtiler, düşünme bozukluğuna delalet eder. Düşünme bozuklukları da pozitif ve negatif şeklinde ayrılmaktadır. Negatif düşünme bozukluğu daha çok fakir düşünce içeriği, konuşma içeriğinde bilişsel işlev kaybından kaynaklı yoksunluk ile ilişkilidir (Andreasen, 1979; Tandon vd. 2009). Pozitif düşünme bozukluğunda neolojizm (sıradışı, yeni kelimeler kullanma: örneğin kol saatine “zaman tutacağı” demek), kelime salatası (birbiri ile ilişkisiz kelimeleri ilişkiliymiş gibi kullanma) ve “düşünce rayından çıkması” (derailment, konuşma sırasında konudan konuya atlama ve konuşmanın seyrinden kopma) sıklıkla görülmektedir (Tandon vd. 2009).

Şizofreninin Etiyolojisi

Şizofreninin sebeplerinin, temelde kalıtsal ve genetik olduğu düşünülmektedir. İkiz ve aile çalışmaları, şizofreni riskinin %80’ini genetik faktörlerin oluşturduğunu göstermektedir (Hany ve Rizvi, 2024; Marder ve Cannon, 2019). Öte yandan, tek yumurta ikiz çalışmalarında ikizler arasında %40 civarında farklılık oranı görülmesi, genetik faktörlerin yanında çevresel etkenlerin de önemli olduğunu göstermektedir (Hany ve Rizvi, 2024).
Şizofreni, sinir sistemlerinde yapısal ve işlevsel anormallikler ile ilişkilidir. Lateral damarlarda genişleme, özellikle hipokamüste olmak üzere beyindeki gri madde hacminde azalma (Marder ve Cannon, 2019), serebral asimetride farklılıklar, beyaz madde yolaklarında yapısal farklılıklar yapısal anormalliklere temel teşkil etmektedir (Keshavan vd. 2008). PET (pozitron emisyon tomografisi) ve FMRI kullanan çalışmalara göre, şizofreni hastalarında hypothalamus, paralimbik bölgeler, striatal ve thalamic çekirdeklerde (nuclei) yüksek aktivite; sol temporal bölge işlevinde ise eksiklikler gözlemlenmiştir (Waters ve Fernyhough, 2017; Miotto vd. 2010; Thakur ve Gupta, 2023). Bunların yanı sıra özellikle temporal yapı hacimlerinde küçülme (glutamaterjik transmisyonda bozulmanın, özellikle glutamat reseptörlerinde işlev kaybının, psikozların etiyolojisinde temel olduğu vurgulanmıştır) (Thakur ve Gupta, 2023).

Şizofreni: Tedavi Mümkün mü?

APA (American Psychiatry Association), şizofreninin tedavisinde antipsikotik ilaç kullanımı önermektedir. İlaç kullanımının esas amacı, özellikle psikotik belirtilerin yoğunluğunu azaltmak, hastane yatışını engellemek ve hastaya işlevselliğini geri kazandırmak olarak açıklanmaktadır (Ceraso vd. 2020). Buna karşın, antipsikotik ilaçların birçok yan etkisi mevcuttur. Özellikle hastalara yaygın reçete edilen ikinci nesil antipsikotik ilaçlar olan Olanzapine (Zalasta, Zyprexa, Zypadhera vs.) ve Clozapine (Zaponex, Clozaril vs.), metabolik sendrom riski ile ilişkilidir (birinci nesil antipsikotiklere göre az yan etkileri olsa da) (Kishimoto vd. 2019). Yüksek nöbet riski, miyokardit (Van Alphen vd. 2022), gastrointestinal hipomobilite, sindirim sorunları (Tomulescu vd. 2021). Bundan dolayı, ilaç tedavisinin yanında psikososyal müdahale yüksek önem arz etmektedir. Psikoeğitim, aile müdahalelerini, sosyal beceri kazanımını kapsayan bilişsel davranışçı terapi, psikoza yönelik müdahale programları ve özellikle toplum bazında hastaya istihdam desteği sağlamak, uygulanabilecek psikososyal müdahaleler arasındadır (Keepers vd. 2020).
Şizofreninin psikiyatrik ve psikolojik olduğu kadar toplumsal bir hastalık olduğu da unutulmamalıdır. Zorunlu göç, işsizlik, fakirlik gibi olumsuz çevresel etkenlerin hastalığı tetiklediği, tam tersi olumlu çevresel etkenlerin ise hastalığa genetik olarak yatkın kişilerde hastalığın ortaya çıkmasını %40’a kadar engellediği ikiz çalışmaları ile kanıtlanmıştır (Hany ve Rizvi, 2024). Toplum, şizofreni hastalarının bu duruma gelmesinde etkili faktörlerden biri olmasına rağmen, onları kendi zihinsel mücadeleleriyle baş başa bırakmayı çoğunlukla tercih etmektedir (işsizlik oranlarına bakılırsa).

Kaynakça

  • Wang X, Hu J, Wang X, Liu J and Wang Y (2025) Prevalence of stigma among patients with schizophrenia: a multi-country systematic review and meta-analysis. Front. Psychol. 16:1673832.
  • Marwaha, S. ve Johnson, S. (2004). Schizophrenia and employment: a review. Social psychiatry and psychiatric epidemiology, 39(5), 337-349.
  • World Health Organization. (2025, October 6). Schizophrenia. from https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/schizophrenia
  • Karagülleoğlu, Z. Y. ve Çarhan, A. (2021). Tarihteki ilk izleri ile şizofreni. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Lokman Hekim Tıp Tarihi ve Folklorik Tıp Dergisi, 11(3), 400-410.
  • Tandon, R. ve Maj, M. (2008). Nosological status and definition of schizophrenia: some considerations for DSM-V and ICD-11. Asian Journal of Psychiatry, 1(2), 22-27. Fariba KA, Fawzy F. Delusions. [Updated 2022 Sep 26]. In: StatPearls [Internet]. Treasure Island (FL): StatPearls Publishing; 2026 Jan-. Available from: https://www-ncbi-nlm-nih-gov.translate.goog/books/NBK563175/?_x_tr_sl=en&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr&_x_tr_pto=sge
  • Tandon, R., Nasrallah, H. A., Keshavan, M. S. (2009). Schizophrenia,“just the facts” 4. Clinical features and conceptualization. Schizophrenia research, 110(1-3), 1-23. Choong C, Hunter MD, Woodruff PW. Auditory hallucinations in those populations that do not suffer from schizophrenia. Curr Psychiatry Rep. 2007 Jun;9(3):206-12.
  • Crow T.J. Molecular pathology of schizophrenia: more than one disease process? Br. Med. J., 280 (1980), pp. 66-68
  • Andreasen N.C. Negative symptoms in schizophrenia. Definition and reliability Arch. Gen. Psychiatry, 39 (1982), pp. 784-788
  • Carpenter W.T., Heinrichs D.W., Wagman A.M.I. Deficit and nondeficit forms of schizophrenia: the concept Am. J. Psychiatry, 145 (1988), pp. 578-583
  • Andreasen N.C. Thought, language, and communication disorders: I. Clinical assessment, definition of terms, and evaluation of their reliability. Arch. Gen. Psychiatry, 36 (1979), pp. 1315-1321. Hany M, Rizvi A. Schizophrenia. [Updated 2024 Feb 23]. In: StatPearls [Internet]. Treasure Island (FL): StatPearls Publishing; 2026 Jan-. Available from: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK539864/
  • Marder SR, Cannon TD (2019). Schizophrenia. N Engl J Med. 2019 Oct 31;381(18):1753-1761
  • Keshavan, M. S., Tandon, R., Boutros, N. N., Nasrallah, H. A. (2008). Schizophrenia,“just the facts”: What we know in 2008: Part 3: Neurobiology. Schizophrenia research, 106(2-3), 89-107.
  • Waters F, Fernyhough C. (2017) Hallucinations: A Systematic Review of Points of Similarity and Difference Across Diagnostic Classes. Schizophr Bull. 2017 Jan;43(1):32-43
  • Miotto P, Pollini B, Restaneo A, Favaretto G, Sisti D, Rocchi MB, Preti A. (2010) Symptoms of psychosis in anorexia and bulimia nervosa. Psychiatry Res. 28;175(3):237-43. Thakur T, Gupta V. Auditory Hallucinations. [Updated 2023 Feb 13]. In: StatPearls [Internet]. Treasure Island (FL): StatPearls Publishing; 2026 Jan-. Available from: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK557633/
  • Ceraso A, Lin JJ, Schneider-Thoma J, Siafis S, Tardy M, Komossa K, Heres S, Kissling W, Davis JM, Leucht S. (2020) Maintenance treatment with antipsychotic drugs for schizophrenia. Cochrane Database Syst Rev. 11;8(8):CD008016.
  • Kishimoto T, Hagi K, Nitta M, Kane JM, Correll CU. (2019) Long-term effectiveness of oral second-generation antipsychotics in patients with schizophrenia and related disorders: a systematic review and meta-analysis of direct head-to-head comparisons. World Psychiatry.;18(2):208-224.
  • Van Alphen MU, Vyas CM, Paudel S, Makhlouf AT, Arjyal S, Stern TA. (2022) Managing Clozapine in Primary Care Settings. Prim Care Companion CNS Disord. 17;24(1)
  • Tomulescu S, Uittenhove K, Boukakiou R. (2021) Managing Recurrent Clozapine-Induced Constipation in a Patient with Resistant Schizophrenia. Case Rep Psychiatry. 9649334.
  • Keepers GA, Fochtmann LJ, Anzia JM, Benjamin S, Lyness JM, Mojtabai R, Servis M, Walaszek A, Buckley P, Lenzenweger MF, Young AS, Degenhardt A, Hong SH., (Systematic Review). (2020) The American Psychiatric Association Practice Guideline for the Treatment of Patients With Schizophrenia. Am J Psychiatry. 01;177(9):868-872.
Fatih Yuşa Sank
Fatih Yuşa Sank
Psikolog ve yazar olan Fatih Yuşa Sank, Dokuz Eylül Üniversitesi psikoloji bölümünden 2025 yılında mezun olmuştur. Lisans boyunca bilişsel psikoloji çerçevesinde yaratıcılığın nasıl artırılabileceği konusunda TÜBİTAK destekli bir araştırma yürütmüştür. Daha önce “Alegori Dergi” bünyesinde yazarlık yapmış olup felsefe, psikoloji ve tarih gibi alanlarda çeşitli deneme yazıları ve fantastik bir evrende geçen öyküler yazmıştır. Bedenlenmiş biliş kuramından Antik Yunan mitolojisine kadar uzanan farklı ilgi alanlarını harmanlamayı seven yazar, yazılarını bu eklektik yaklaşımı benimseyerek kaleme almaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar