Perşembe, Mayıs 28, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

KATEGORİZE EDİLEN MUTLULUK

Hepimiz mutlu olacağımız o günleri bekliyoruz. Mutluluğun ileride varılacak bir nokta olduğunu ve oraya varıldığında onun sonsuz olacağı düşüncesine kapılıyoruz. Mutluluğu her şeyin düzeleceği bir evre olarak değerlendirip her defasında hayal kırıklığına uğruyoruz. Bu hayal kırıklığının en büyük sebebi, mutluluğun zaten bize böyle bir şey vaat etmemesinden kaynaklanıyor. Mutluluğu uzaklardaki o köy olarak değerlendirip oraya varmaya çalışırken yaşadığımız tüm güzelliklere arkamızı dönüyoruz. “Bir gün biz de mutlu olacağız, her şey düzelecek, ben ne zaman mutlu olacağım?” gibi cümleleri gün içerisinde sık sık kurarız. Ancak bunun bizim bakış açımızdan ve mutluluğa dair yanlış hükümlerimizden kaynaklandığını gerçekten kavrayabilmek belirli bir olgunluğu gerektirebiliyor.

Mutluluk, varabileceğimiz nihai nokta değildir. Bizler yaşarız, bazen hüzünlenir, bazen mutlu oluruz; tüm mesele budur aslında. Ancak bütün meselenin bu kadar basit ifade ediliyor oluşu, her gün ayrı bir mücadele veren bizlere ağır geliyor. O sebepledir ki bir ağacın gölgesi sevindirmezken bizi, ileride kocaman bahçeli bir eve sahip olduğumuzda mutlu olacağımızı düşünürüz. Elbette kocaman bahçeli bir ev, size ileride mutluluğu verebilir; ancak kocaman bahçeli bir evin size ait olacağına dair kimse size söz veremez. Ancak yoldan geçerken tüm ağaçlar bizimdir. Hayatı inişli çıkışlı, farklı duyguları deneyimlediğimiz bir yol olarak göremiyoruz. Tüketim çağının çocukları olarak bir an önce zengin olmanın yollarını arıyoruz. Yanlış yol, yanlış yere vardırıyor; o sebeple mutluluk sadece bir duygu ve biz duyguları tanımıyor, her şeyi birbirine karıştırıyoruz. Duygunun gelip geçen bir şey olduğunu bilmiyor ve bu muğlak zemini hiç sarsılmaz zannediyoruz.

Satın alabilmek ile sürekli mutluluğu aynı kategoriye dahil edip, bir şey satın aldıktan sonra çabucak sıkılınca yine mutluluğun ileride varılacak o köy olduğunu düşünüyoruz. Mutlu olabilmek, mutsuz olabilmeyi de içeriyor. O güzel günler olarak değerlendirdiğiniz mutluluk tam da bu yüzden anlarda gizleniyor. İleride mutluluk olarak değerlendirdiğiniz şey, büyük bir ihtimalle daha az maddi kaygı yaşayacağınız, istediğiniz her şeyi fiyatına bakmadan alabileceğiniz, daha refah içerisinde sağlıklı, huzurlu bir hayatı sürdürme arzunuzdur. Ki herkes için mutluluğun tanımı farklıdır. Ancak pratikte hepimiz bunu ileride olacak olan bir şey olarak görüyoruz. Mesela, atandıktan sonra asıl mutluluğun geleceğini düşünüp, atandıktan sonra da psikolojik destek almak zorunda kalan birçok insan vardır. Elbette ekonomik özgürlüğe sahip olmak, ayrı eve çıkmak, ebeveyn baskısından kurtulmak ve dahası toplum baskısından kurtulmak çok güzel şeylerdir. Burada problem, bir duygu olan mutluluğun kalıcı olduğunu görmeyince, kişinin kendinde olduğunu düşünmesi ve farklı bunalımlara sürüklenmesidir. Hayır, burada tüm mesele mutluluk tanımının yanlış bilinmesinden kaynaklanmaktadır.

Hepimiz her gün hayatın bambaşka yüzlerini görüyor, aynı anda birçok cephede savaşmak zorunda kalıyoruz. Boğulurken tek bir kıyıya varmanın yetmesi gibi mutluluğu da tek bir yere (ilerideki o köye) bağlıyoruz. Bizi bu yanlış tanıma iten de aynı zamanda verdiğimiz mücadele, her gün yaşadığımız zorluklar ve büyüme şeklimizdir. Çocukken duygularını yaşamasına izin verilmeyen çocuk, büyüyünce alfabeyi bilmeyen birine dönüşüyor. Hiç öğrenmeden Çince bir yazıyı okuyabilir misiniz? Ne olursa olsun suçlu hisseden, utanan çocuk elbette mutluluğun ilerideki o köy olacağı fikrine tutunuyor. Ancak o çocuk için güzel haber şudur ki her an mutlu olabilme fırsatı vardır. Yetişkinlik, doğru tanımlara, kişinin bireysel düşüncelerine, kendi bakış açısına yer açar. Çocukken olan düşünceler sonsuza dek sürmek zorunda değildir.

Emine Kaya
Emine Kaya
Lisans eğitimimi Erciyes Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde tamamladım. Yıldız Teknik Üniversitesi'nde Aile Danışmanlığı programını başarıyla bitirdikten sonra yüksek lisansımı Ankara Üniversitesi Aile Danışmanlığı bölümünde tamamladım. CİSED bünyesinde 12 ay profesyonel psikoterapi, 6 ay evlilik terapisi ve 6 ay cinsel terapi eğitimleri aldım. Ek olarak klinik görüşmelerde ilk görüşme teknikleri, çocuk, ergen ve yetişkinlerde bilişsel davranışçı terapi, çözüm odaklı terapi ve oyun terapisi eğitimlerini aldım. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı kendi özel aile danışma merkezimi kurdum. Bugün hâlâ aile danışmanlığı mesleğinin sınırlarına uyarak, hasta ve danışan ayrımını en doğru şekilde yapabilmek ve danışanlarıma faydalı olabilmek adına kendimi geliştirmeye ve eğitimler almaya devam etmekteyim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar