Perşembe, Nisan 30, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Gitmeli miyim, Kalmalı mıyım? Boşanma Kararının Psikanalitik Haritası

Bazı soruların cevabı hemen gelmez. “Boşanmalı mıyım?” bunlardan biridir. Kalmak ile gitmek arasında salınırken zaman geçer, çocuklar büyür, suskunluklar yerleşir. Psikanaliz, bu soruya dıştan değil, içten bakmamızı ister. Çünkü asıl mesele evliliğin değil; arzunun, benliğin ve tekrar eden bilinçdışı döngülerin sona erip ermediğidir.

Bitmek Üzere Olan İlişkilerde Görülen Dinamikler

Boşanma kararı çoğu zaman bir öfke anında değil; yıllar süren duygusal tükenmenin ardından gelir. Freud’a göre, “insan davranışı geçmiş deneyimlerin tekrarından ibarettir” (Freud, 1961). Bu nedenle, sürekli aynı tartışmaları yaşamak, duygusal yakınlık azaldığı hâlde hâlâ aynı döngü içinde dönmek bir rastlantı değildir.

Bir kadının şu ifadesi bu durumu çok iyi özetler:
“Artık tartışmıyoruz bile. Sadece susuyoruz.”
Bu tür sessizlik, bazen en yüksek sesli bitişin habercisidir.

Boşanmayı Gerektiren Durumlara Dair Örnekler

  1. Duygusal İhmal: Kişi evli olduğu hâlde yalnız hisseder. Partneriyle duygularını paylaşamadığında, ilişkide yalnızca form kalır, içerik boşalır.

  2. Yıkıcı Tekrarlamalar: Partnerinizle ilişkiniz bir tür “anne-baba ilişkisini” tekrar ediyorsa; örneğin, sürekli eleştirilen çocuk gibi hissediyorsanız, bu bir erken dönem yarasının bilinçdışı tekrarına işaret edebilir (Fonagy & Target, 2003).

  3. Kayıtsızlık: Kavga bile etmiyorsanız, bu iyiye işaret olmayabilir. Çünkü kayıtsızlık, artık “değmeyeceğini” düşünmekle ilgilidir.

  4. Arzunun Ölümü: Lacan’a göre arzu, özneyi hayatta tutan şeydir. Eğer partnerinizi arzulanabilir biri olarak görmüyor, yalnızca ebeveynlik ya da görev üzerinden ilişki kuruyorsanız; ilişki değil, yalnızca işbirliği devam ediyor olabilir.

  5. İçsel Çöküş ve Kimlik Dağılması: Bazı insanlar evli kaldıkça kendileri olmaktan uzaklaşırlar. Özgürlük arzusu artık bir kaçış değil, varoluşsal bir zorunluluk hâline gelir (Mitchell, 2002).

Boşanma Kararı: Kaçış mı, İçsel Dönüşüm mü?

Boşanmak sadece bir bitiş değil; çoğu zaman geçmişe dönük bir isyandır.
“Bu sefer kendimi seçeceğim.”
Bu cümle, birçok danışanın ağzından dökülür. Bu seçim, çocuklukta susturulmuş arzuların, görülmemiş ihtiyaçların yeniden sahiplenilmesidir. Ancak bu karar her zaman net olmaz. Çünkü boşanmak, bazı kayıpları da içinde taşır:

  • Kendi idealize ettiğimiz “aile” imajının kaybı,

  • Sosyal çevredeki yerimizin değişmesi,

  • Çocuklarla ilgili suçluluk duyguları

Ve belki de en önemlisi, “yanlış seçtim” demenin duygusal ağırlığı…

Bu duyguların her biri, psikanalitik olarak narsisistik yaralarla ilgilidir (Kohut, 1977). Kendimize dair imajımız sarsıldığında, kararımızı sorgular, hatta erteleyebiliriz.

Peki, Kararımızın “Doğru” Olduğunu Nasıl Anlarız?

Psikanalitik bakış açısına göre, “doğru karar” diye mutlak bir şey yoktur. Ancak şu sorular, içgörüyü derinleştirmek için yönlendirici olabilir:

  • Partnerime gerçekten mi bağlıyım, yoksa yalnızca korkularımla mı tutunuyorum?

  • Kalmak, kendimi gerçekleştirmeme hizmet ediyor mu?

  • Gitmek, geçmiş travmalarımı tekrar etmek mi; yoksa onlardan özgürleşmek mi?

Psikanalitik Destekle Bu Süreci Nasıl Yöneteceğiz?

  1. Rüya Analizi: Rüyalar, içsel çatışmaların sembolik sahnesidir. Boşanma sürecindeki rüyalar sıklıkla kayıp, kaçış ya da özgürlük temalarını içerir.

  2. Yansıtma Mekanizmalarını Anlamak: Sürekli partneri suçlamak, aslında kendi iç çatışmalarını ötekine yansıtıyor olmanın bir göstergesi olabilir.

  3. Geçmiş İlişkilerle Hesaplaşmak: Psikanaliz, geçmişteki bağlanma örüntülerine inerek, kişinin bugünkü ilişkisini nasıl kurduğunu anlamasına yardımcı olur.

Boşanma, yalnızca bir ilişkinin sonu değil; bir öz benliğin yeniden doğuşudur. Ancak bu doğum kolay değildir. Ağrılı, sancılı, çoğu zaman suçluluk ve korkuyla örülüdür. Psikanaliz bu süreçte kişiye kendi hikâyesinin yazarı olma cesaretini sunar. Boşanmak bazen bir kaçış değil, ilk kez kendine dönüş olabilir.

Kaynakça

Fonagy, P., & Target, M. (2003). Psychoanalytic Theories: Perspectives from Developmental Psychopathology. Routledge.
Freud, S. (1961). Beyond the Pleasure Principle (J. Strachey, Trans.). W. W. Norton. (Original work published 1920)
Kohut, H. (1977). The Restoration of the Self. International Universities Press.
Lacan, J. (1998). The Four Fundamental Concepts of Psychoanalysis. W.W. Norton.
Mitchell, J. (2002). Mad Men and Medusas: Reclaiming Hysteria and the Effects of Sibling Relationships on the Human Condition. Basic Books.

Gülsüm Gölmez
Gülsüm Gölmez
Psikolojik danışmanlık yolculuğuna Düzce Üniversitesi’nde başlayan Gülsüm Gölmez, 11 yıllık öğretmenlik deneyiminin ardından son 2 yıldır aktif olarak psikolojik danışmanlık yapmaktadır. Özellikle çiftler, aileler ve ebeveynlerle çalışan bir uzmandır; çocuk gelişimi, oyun terapisi ve ilişkiler alanında derinleşmiştir. Psikolojiyi kalpten kalbe aktarılan bir dile dönüştürmeyi, bilgiyi paylaşarak çoğaltmayı hayat amacı olarak benimsemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar