Cumartesi, Şubat 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Yeni Yıla Kaç Bavulla Giriyorsun?

Sevgili okurlarım, bu ayki yazımda yeni bir yıla girerken geride kalanları ve geride bırakabildiklerimizi konuşmak istiyorum. Çoğu zaman fark etmesek de aslında yeni bir yıla yalnızca umutlarla değil; taşınan yüklerle, yarım kalanlarla ve bırakılmamış duygularla giriyoruz.

Eşiğin Ardında: Işıklar Yanarken Gölgeleri Bırakmak

Yılın son günlerinde dünya iki farklı hıza bürünür. Dışarıda; yanıp sönen ışıklar, hediye paketleri, her yeri sarmış çam ağaçları… “En iyi yıl” umuduyla tutulan dilekler ve sevdikleriyle yeni yıla girmek için koşuşturan insanlar vardır. Fakat içeriye, zihnimize baktığımızda orası biraz karanlık gelir. Kocaman bir yıkımı atlatmış gibi görünsek bile zihnimizin derinliklerinde saklanmış düşünceler hâlâ bizimle kalır. Vitrinler yeni bir başlangıcı müjdelerken, biz içeride eski bir kırgınlığın geçmesini bekleriz. Bitmesi gereken bir ilişkinin ya da artık bize dar gelen bir düşünce kalıbının yasını tutuyor olabiliriz. Gerçek şu ki; bir takvimin yaprağını koparmak, ruhumuzdaki ağırlıkları atmaya yetmez.

Dışarıdaki Gürültü, İçerideki Sessizlik

Yeni bir yıla girmek, sembolik olarak bir eşiği geçmek olarak kabul edilebilir. Fakat beynimiz arka planda böyle çalışmaz. Bir takvim yaprağı koptuğunda, zihnimizdeki dosyalar otomatik olarak arşivlenmez. Her yıl, bir sonraki yıla geride bıraktığımızı sandığımız ama aslında bırakamadığımız yüklerle gireriz. Dışarıda yeni yılın neşesi hüküm sürerken, içeride hâlâ geçen yıldan ya da yıllardır taşınan tortuların ağırlığı hissedilir. Bazen dışarıdaki o aşırı parıltı, zihnimizin karanlık ve ücra köşelerine saklanmış yükleri daha görünür hâle getirir. Herkes yeni yıldan ne isteyeceğini düşünürken, biz yeni yıla ne götüreceğimizi düşünürüz.

Zihinsel Bavulu Boşaltmak: Düşünceler ve İlişkiler

Eğer yeni yıldan beklentin gerçek bir başlangıçsa, önce yeniye yer açman gerekir. Bu, yalnızca eski bir ajandayı çöpe atmak değildir; aynı zamanda ruhunu temizlemektir. Yıl bitmeden yarım kalan ilişkilerini, eksik kalmış dostlukları, söylenmemiş sözleri ve edilemeyen vedaları tartıp yüzleşebilirsen; yeni yıla bir sürü yükle girmezsin. Belki de o zaman, yeni yıl sana gerçekten bir hediye verir.

Vadesi Dolmuş Düşünceler

“Yeterince iyi değilim”, “Hata yapmamalıyım” ya da “Her şey için çok geç” gibi zihnimizi kemiren bu cümleler, aslında içsel eleştirmenimizin sesidir. Bu ses otomatik düşünceler üretir; olumluyu görmezden gelir, hatayı büyütür.

Bu düşünceleri değiştirmek tamamen kişinin elindedir. Olumsuz düşünceleri fark etmek ve onları yeniden yapılandırmak, zihinsel bir temizliktir. Yıllarca bu düşüncelerle yaşadığında, sanki demode bir kıyafetle dolaşıyormuş gibi hissedersin: Üzerine olmaz, rahat edemezsin, huzursuzluk yaratır. Onları yeni yıla taşımak, eski bir yükü yaldızlı bir hediye paketine sarıp sunmaktan farksızdır.

Enerji Emici İlişkiler

Vedalar her zaman zordur; yıl biterken vedalaşılması gereken insanlar varsa, bu daha da ağır gelir. Evet, veda etmek zordur. Fakat senin veda edemediğin kişi, sana çoktan veda ettiyse, geride kalan ilişki artık bir bağ değil, tek taraflı bir yüktür. Bize kendimizi değersiz hissettiren, yalnızca alışkanlıktan hayatımızda tuttuğumuz bu bağları sürdürmek; büyümemizi ve gelişmemizi engeller. Çünkü sen karşındakine ne kadar değer verirsen ver, ne kadar seversen sev; o, bunları alabildiği kadar vardır.

Bir ilişkiyi geride bırakmak, o kişiyi sevmediğimiz ya da nefret ettiğimiz anlamına gelmez. Bazen sadece şunu kabul etmek gerekir: Eğer biri seni sürekli dibe çekiyorsa, oradan kurtulup nefes almayı denemelisin. Çünkü denizin dibinde alamadığın her nefes, yüzeye çıktığında yaralarını iyileştirecek güce dönüşür.

Eşikten Geçmek

Bitmemiş işler, yarım kalmış konuşmalar ve bilinçaltında hâlâ süregelen tartışmalar; biz fark etmeden enerjimizi emer. Yeni yıldan beklentimiz bütünüyle bembeyaz bir sayfa olmayabilir. Ama yeni yılın o taze enerjisini gerçekten hissedebilmek için, eşiği geçmeden önce durup kendimize dürüstçe sormamız gerekir:

“Bir yıl daha bitiyor… Ben hangi yükü artık sırtımda taşımak istemiyorum?”

Gerçek yeni yıl, takvimde 1 Ocak yazdığında başlamaz. Gerçek yeni yıl; insanın kendi içindeki prangaları çözdüğü, bir suçluluk duygusunu affettiği ya da artık kendisine hizmet etmeyen bir ilişkiye “teşekkür ederim ve elveda” diyebildiği anda başlar.

Bazı yükler bavulda taşınmaz; omuzlara çöker. Bazı vedalar kapılarla değil, kalple yapılır. Ve bazı başlangıçlar gürültüyle değil, içerideki bir sessizlikle gelir. Eşik, geçmek için değil; hafiflemek için vardır. Yeni yıla girerken yanına alacağın en değerli şey, bırakabildiklerin olsun.

Mutlu yıllar dilerim…

Büşra Nur Büyükbezci
Büşra Nur Büyükbezci
Ben Büşra Nur Büyükbezci, psikoloji lisans eğitimimin son yılındayım. Gelişim psikolojisi ve çocuk-ergen psikolojisi alanlarına özel bir ilgi duyuyorum. Duygu odaklı terapi ve sanat terapisi üzerine aldığım eğitimler sayesinde, duyguların ifadesi ve anlamlandırılması konusunda derinleşmeye çalışıyorum. Yazılarımda çoğunlukla yaşamın içinden kaygılara, insan olmanın kırılgan yanlarına ve içsel dünyamıza dokunuyorum. Daha önce bireysel olarak yazdığım metinlerle çeşitli yarışmalarda dereceler aldım. Psikolojiyi sadece bir bilim dalı değil, aynı zamanda insan ruhuna açılan bir kapı olarak görüyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar