Birçok insan ilişkilerinde zaman zaman şüphe yaşar. “Doğru kişiyle miyim?”, “Onu yeterince seviyor muyum?” gibi sorular, özellikle önemli kararlar öncesinde oldukça insani ve yaygındır. Ancak bazı kişiler için bu sorular gelip geçici değildir; aksine zihni ele geçirir, tekrar tekrar ortaya çıkar ve kişinin hem ilişkisinden hem de günlük hayatından keyif almasını engeller. İşte bu noktada İlişki Obsesif Kompulsif Bozukluğu (İlişki OKB) devreye girer.
1.1. İlişki Okb Nedir?
İlişki OKB, obsesif kompulsif bozukluğun romantik ilişkiler üzerinden yaşanan bir görünümüdür. Kişi, ilişkisine ya da partnerine dair istemeden gelen düşüncelerle yoğun kaygı yaşar. Bu düşünceler genellikle mantıkla susturulamaz ve “rahatlama” çok kısa sürer.
Önemli bir nokta şudur:
Bu düşünceler kişinin isteğiyle ortaya çıkmaz ve çoğu zaman kişi bu düşünceleri yaşadığı için kendini suçlu hisseder.
1.2. En Sık Görülen Düşünceler
İlişki OKB yaşayan kişilerde düşünceler çoğunlukla iki alanda yoğunlaşır:
İlişkiye Dair Şüpheler
-
“Bu ilişki gerçekten doğru mu?”
-
“Ya kendimi kandırıyorsam?”
-
“Bu şüpheler ayrılmam gerektiğinin işareti mi?”
Partnere Odaklanan Şüpheler
-
Partnerin fiziksel görünümü
-
Yeterince zeki, başarılı ya da “uygun” olup olmadığı
-
Küçük kusurların zihinde büyütülmesi
Bu noktada belirleyici olan şey, düşüncenin içeriğinden çok sıklığı ve yarattığı kaygıdır.
1.3. Zihin Neden Bu Kadar Israrcı?
Bilimsel çalışmalar, İlişki OKB’de temel problemin ilişkiden çok Belirsizlik toleransının düşüklüğü olduğunu göstermektedir. İlişkiler net cevaplar sunmaz; duygu iniş çıkışları, kararsızlıklar ve belirsizlik içerir. İlişki OKB’si olan bireyler ise bu belirsizliği tehdit olarak algılar.
Zihin şu mantıkla çalışır:
“Eğer %100 emin değilsem, ciddi bir sorun vardır.”
Bu düşünceyi bastırmak ya da çözmeye çalışmak, ironik biçimde düşüncenin daha sık gelmesine yol açar.
1.4. Rahatlamak İçin Yapılan Şeyler Neden İşe Yaramaz?
Kişi kaygısını azaltmak için bazı davranışlara yönelir:
-
Sürekli kendi duygularını kontrol etmek
-
Partnerden tekrar tekrar güvence istemek
-
İnternette “doğru ilişki belirtileri” aramak
-
Başkalarının ilişkileriyle kıyaslamak
Bunlar kısa süreli rahatlama sağlasa da, beynin şunu öğrenmesine neden olur:
“Bu düşünce tehlikeli, hemen çözülmeli.”
Böylece Obsesif Döngü güçlenir.
1.5. “Bu Düşünceler Gerçek Mi?” Sorusunun Tuzağı
İlişki OKB’de en zorlayıcı noktalardan biri, düşüncelerin çok ikna edici olmasıdır. Kişi çoğu zaman şunu düşünür:
“Bu kadar rahatsız oluyorsam, mutlaka bir anlamı vardır.”
Oysa OKB’de sorun, düşüncenin doğru ya da yanlış olması değil; zihnin bu düşünceye verdiği aşırı önemdir. Her düşünce bir mesaj ya da karar işareti değildir.
1.6. Normal İlişki Şüpheleriyle Farkı Ne?
Herkes ilişkisini zaman zaman sorgulayabilir. Ancak İlişki OKB’de:
-
Düşünceler kontrol edilemez şekilde tekrar eder
-
Saatlerce zihinsel analiz yapılır
-
Kişi ilişkiden keyif alamaz
-
Günlük işlevsellik belirgin şekilde bozulur
İlişki OKB’nin doğru tanılanabilmesi için şu durumlardan ayrıştırılması önemlidir:
-
Gerçek ilişki uyumsuzlukları: İlişkide şiddet, ihmal veya temel değer çatışmaları
-
Bağlanma kaygısı: OKB’ye özgü obsesif döngü olmadan görülen terk edilme korkuları
-
Depresyon: Duygusal donukluğa bağlı ilişki sorgulamaları
-
Kararsızlık ve kişilik özellikleri
En ayırt edici özellik, kişinin emin olmaya çalıştıkça daha da kaybolmasıdır.
1.7. İlişki Okb Tedavi Edilebilir Mi?
Evet. Araştırmalar, Bilişsel Davranışçı Terapi temelli yaklaşımların İlişki OKB’de oldukça etkili olduğunu göstermektedir.
Özellikle:
-
Belirsizliğe maruz kalmayı öğrenmek
-
Sürekli kontrol ve güvence arama davranışlarını azaltmak
-
“Doğru ilişki” mitlerini sorgulamak
terapinin temel hedefleri arasındadır. Bazı durumlarda ilaç tedavisi de süreci destekleyebilir.
Sonuç
İlişki OKB, çoğu zaman sevginin eksikliğinden değil, zihnin kesinlik arayışından beslenir. Kişi, ilişkisinin doğru olup olmadığını anlamaya çalıştıkça, ilişkiden uzaklaşır; emin olmaya çalıştıkça, belirsizlik daha da büyür. Oysa romantik ilişkiler, doğaları gereği net cevaplar sunmaz ve her zaman bir miktar risk içerir.
Bu nedenle İlişki OKB’yi anlamak, “Doğru ilişki nedir?” sorusundan çok, “Belirsizlikle nasıl yaşarım?” sorusuna odaklanmayı gerektirir. Bilimsel çalışmalar, bu soruyla yüzleşebilen bireylerin hem kaygıyla hem de ilişkileriyle daha sağlıklı bir bağ kurabildiğini göstermektedir.
İlişki OKB, kişinin yanlış bir ilişkide olduğunun değil, zihninin aşırı koruyucu çalıştığının bir işaretidir. Ve bu zihin, uygun destekle, her düşünceyi bir uyarı olarak değil; gelip geçen bir zihinsel olay olarak görmeyi öğrenebilir. Belki de asıl mesele, kesin cevaplar bulmak değil, cevap arama ihtiyacını biraz olsun bırakabilmektir.
Kaynakça
-
Doron, G. ve Derby, D. (2017). Relationship OCD.
-
Abramowitz, J. S. ve ark. (2009). Obsessive-compulsive disorder and uncertainty.
-
Salkovskis, P. M. (1999). Cognitive-behavioral theory of OCD.
-
APA. (2013). DSM-5.


