• Sabah okul kapısında annesinin elini bırakmamak için ağlayan bir çocuk…
• Gece tek başına uyumayı reddeden, sürekli “Yanımda kal.” diyen biri…
• Anne markete bile giderken huzursuzlanan, kapının önünde bekleyen küçük gözler…
Birçok ebeveyn için bunlar “şımarıklık”, “alışkanlık” ya da “fazla hassasiyet” gibi görünebilir. Oysa bazı çocuklar için ayrılık, yalnızca kısa süreli bir uzaklaşma değil; sevdiği kişiyi kaybetme korkusuyla birlikte yaşanan yoğun bir kaygıdır. Çocuklarda ayrılık kaygısı, çoğu zaman sessizce büyüyen; hem çocuğun hem de ebeveynin günlük yaşamını zorlaştırabilen duygusal bir süreçtir.
Ayrılık Kaygısı Nedir?
Çocukların özellikle erken yaşlarda bakım veren kişiden ayrılırken huzursuz olması gelişimsel açıdan oldukça normaldir. Çünkü çocuk için ebeveyn yalnızca bir yetişkin değil; güvenin, korunmanın ve sakinleşmenin merkezidir. Bebeklik döneminde görülen ayrılık tepkileri çoğu zaman sağlıklı bağlanmanın bir göstergesi olarak kabul edilir. Çocuk, kendisini güvende hissettiren kişiden uzaklaştığında rahatsızlık yaşayabilir. Ancak bazı durumlarda bu kaygı beklenenden daha yoğun ve uzun süreli olabilir. Bu durumdaki çocuklar;
- Ebeveynden ayrılmayı sürekli reddedebilir.
- Okula gitmek istemeyebilir.
- Yalnız kalmaktan aşırı korkabilir.
- Ebeveynine kötü bir şey olacağı düşüncesine saplanabilir.
- Sürekli nerede olduğunuzu öğrenmek isteyebilir.
Bu durum günlük yaşamı etkilemeye başladığında ayrılık kaygısı artık yalnızca geçici bir dönem olmaktan çıkabilir.
Her Ağlama “Naz” Değildir
Ayrılık kaygısı yaşayan çocukların davranışları çoğu zaman yanlış yorumlanır. Fakat çocuk için yaşanan duygu gerçektir. Özellikle küçük çocuklar kaygıyı yetişkinler gibi ifade edemez. Bu yüzden korkular çoğu zaman davranışa dönüşür.
Ayrılık Kaygısı Neden Oluşur?
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Ayrılık kaygısı çoğu zaman birçok etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bunlar arasında;
- Ani ayrılıklar,
- Hastane süreçleri,
- Kayıp deneyimleri,
- Boşanma,
- Taşınma,
- Bakım veren kişinin değişmesi,
- Aşırı koruyucu ebeveyn tutumları,
olabilir.
Okul Sürecinde Ayrılık Kaygısı
Ayrılık kaygısının en sık fark edildiği dönemlerden biri okul başlangıcıdır. Çocuk ilk kez uzun süre ailesinden ayrı kalacağı bir ortama girdiğinde kaygıları belirginleşebilir.
Ebeveynler Fark Etmeden Neler Yapabiliyor?
Kaygılı bir çocuğu sakinleştirmek isteyen ebeveyn bazen farkında olmadan kaygıyı büyütebilir.
Biz Ne Yapmalıyız?
Ayrılık kaygısı yaşayan bir çocukla karşılaşıldığında ilk yapılması gereken şey, onun yaşadığı duyguyu anlamaya çalışmaktır.
- Kısa ve tutarlı vedalar yapmak,
- Verilen sözleri tutmak,
- Günlük rutinler oluşturmak,
- Çocuğun duygularını kabul etmek,
- Küçük ayrılık pratikleri yapmak,
- Öğretmen ve bakım verenlerle iş birliği kurmak,
Ne Zaman Destek Alınmalı?
Eğer çocuğun kaygısı uzun süredir devam ediyor, okul yaşamını etkiliyor, fiziksel belirtiler oluşturuyor veya sosyal yaşamını kısıtlıyorsa bir uzmandan destek almak süreci kolaylaştırabilir.
Son Söz
Çocuk çoğu zaman ayrılığı değil, yalnız kalacağı hissini taşır. Bu nedenle ayrılık kaygısının merkezinde çoğu zaman “Gitme.” değil, “Geri dönecek misin?” sorusu vardır. Burada çocuk ile kurulacak olan sağlıklı iletişimin ilerleyen dönemlerde oluşacak olumsuzluklara siper olacağı varsayılır.


