Toplumun çoğu zaman görmezden geldiği, kimi zaman önyargıyla yaklaştığı; fakat her koşulda ceza infaz sisteminin omurgasını ayakta tutmak için çabalayan infaz ve koruma memurları, ceza infaz kurumlarının görünmeyen kahramanlarıdır. Onlar, yalnızca demir kapıların ardında görev yapan kişiler değil; insan ruhunun en kırılgan, en karanlık ve en karmaşık hâlleriyle her gün yüz yüze gelen, ağır bir sorumluluğu sessizce sırtlayan neferlerdir.
Ceza infaz kurumlarına gelen her insanın ardında bambaşka, birbirinden farklı bir hayat hikâyesi vardır. Kimi zaman bir anlık öfke, kimi zaman çaresizlik, kimi zaman ise “nefsi müdafaa” gibi toplumun bile üzerinde uzlaşmakta zorlandığı gerçekler… İnfaz ve koruma memuru, işte bu hikâyelerin tam ortasında durur. Görevi, karşısındaki insanın suçunu yargılamak değil; insan onuruna saygı duyarak düzeni ve güvenliği sağlamaktır. Bu, her mesleğin harcı olmayan bir vicdan yüküdür.
İnfaz ve koruma memurluğu; yalnızca sayım yapmak, kapıları açıp kapatmak ya da nöbet tutmaktan ibaret değildir. Bu meslek, sabrın sınandığı, soğukkanlılığın hayati önem taşıdığı, en ufak bir dikkatsizliğin telafisi olmayan sonuçlara yol açabileceği bir görevdir. Öfke, pişmanlık, umutsuzluk, hayal kırıklığı ve bazen de çaresizlikle her gün yüz yüze gelen infaz ve koruma memuru; tüm bu duyguların ortasında sakin kalabilmeyi, adil olabilmeyi ve insanlığını, vicdanını yitirmemeyi başarmak zorundadır.
Bu görev, çoğu zaman kişisel ve özel hayattan büyük fedakârlıklar ister. Bayram sofralarında boş kalan bir sandalye, çocuğun doğum gününde uzaktan gönderilen bir mesaj, aileye hissettirilmemeye çalışılan bir endişe… Kendi korkularını içine atar, ailesinin kaygısını bastırır. Çünkü bilir ki görev yaptığı duvarların ardında sergilenecek en küçük bir zafiyet, sadece kendi hayatını değil; kurumun düzenini, mesai arkadaşlarını, ailesini ve toplumun güvenliğini de tehlikeye atabilir.
İnfaz ve koruma memuru; devletin hem şefkatli hem de kararlı yüzüdür. Disiplin ile merhamet arasında ince, hassas bir çizgide yürür. İnsan haklarına saygıyı elden bırakmadan, hukukun çizdiği sınırlar içinde düzeni ve güvenliği sağlamak gibi ağır bir sorumluluğu omuzlarında taşır. Çoğu zaman teşekkür edilmeden, alkışlanmadan, anlaşılmadan; ama en büyük bir onurla görevini yerine getirir.
6 Haziran, işte bu görünmeyen emeğin, bu sessiz mücadelenin hatırlandığı özel bir gündür. Üniformasının ağırlığını yalnızca üzerinde değil, yüreğinde de taşıyan; görev bilinciyle, sabırla ve özveriyle çalışan infaz ve koruma memurlarının günüdür. Onların mücadelesi sessizdir ama değerlidir; zordur ama onurludur.
Bu anlamlı gün vesilesiyle, görevini büyük bir fedakârlık ve sorumluluk duygusuyla yerine getiren tüm infaz ve koruma memurlarının 6 Haziran İnfaz ve Koruma Memurları Günü’nü en içten dileklerimizle kutluyoruz. Emekleri görünür, fedakârlıkları unutulmaz olan infaz ve koruma memurlarının yolları daima açık ve kolay olsun.


