Perşembe, Aralık 4, 2025

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Sevgi Diye Öğretilen Sahiplenme

Spot

Kıskançlığın sevgi ölçüsü sanıldığı bir kültürde, kontrolün dilini sevgiden nasıl ayırırız?

Giriş

Kıskanıyorsa seviyordur” sözleriyle büyüdük; diziler ve şarkılar da kimi zaman kontrolü romantikleştirdi.
Oysa sevgi, iki kişinin özgürlüğünü büyüten bir bağdır; sahiplenme ise birinin ötekine üstünlük kurma arzusudur.
İlk bakışta benzer görünseler de, biri nefes alanı açar, diğeri nefesi kısar.

Sahiplenmenin kökünde çoğu zaman kaybetme korkusu ve değersizlik hissi vardır.
Güvensiz bağlanma, kişiyi ilişkide sürekli teyit aramaya iter (Bowlby, 1988).
Ancak teyit istemek, partnerin hareket alanını yönetmekle aynı şey değildir:
İlki kırılganlığın dürüst ifadesidir; ikincisi gücü eşitsizleştirir.

Öz-belirleme kuramına göre sağlıklı ilişkiler üç ihtiyacı — özerklik, yeterlik ve ilişkisellik — aynı anda besler (Deci & Ryan, 2000).
Özerklik olmadan yakınlık da, yakınlık olmadan özerklik de yarım kalır.

Sınır ve Kural Arasındaki Fark

Kritik ayrım, “sınır” ve “kural” farkındadır.
Sınır, kendimizi düzenler: “Özel mesajlarım bana ait; paylaşmak istemiyorum.”
Kural, karşıyı yönetir: “Telefonunu bana açacaksın.”

Sevgi sınırları görür ve saygı duyar;
sahiplenme sınırları siler, “Biz olduk; sen yoksun” diye fısıldar.

Merak ettim” demekle konum paylaşımını zorunlu kılmak aynı değildir.
İlki bağ kurar; ikincisi denetim uygular.

Kıskançlık Normal mi?

“Kıskançlık normal mi?” sorusunun kısa yanıtı:
Duygular meşrudur; davranışlar seçilebilir.

Kıskandım” demek, telefon karıştırma ya da arkadaş çevresini yasaklama hakkı vermez.
Sağlıklı çiftler şüphe anında kanıt toplamak yerine soru sorar, konuşur ve uzlaşır.

Duyguyu bastırmak yerine şu tür ifadeler ilişkiyi büyütür:
Mesafe hissettiğimde içim daralıyor; bunu nasıl ele alabiliriz?

Kırmızı Bayraklar (Mini Liste)

  • Şifre ve konum gibi kişisel verileri şart koşmak

  • Giyim, arkadaş, iş/okul tercihlerini denetlemek

  • Tartışmada sessizleştirmek (küsmeyi uzlaşmanın rehini yapmak)

  • Sürekli “sadakat testleri” yapmak

  • Sosyal çevreden izole etmeye çalışmak

  • “Ben böyleyim, çok severim.” diyerek kontrolü romantikleştirmek

Bu davranışlar tek seferlik bile olsa bir desen oluşturma riski taşır.
Erken fark etmek, değişimin ön koşuludur.
Peki dönüşüm nasıl mümkün?

1) Fark Et ve Ad Koy

Kontrol ettiğimde güvende hissediyorum; bu sevgi değil, kaygım.
Duyguya ad vermek, davranışın otomatikliğini kırar.

Günlük mini egzersiz:
“Bugün sevgimi kontrol içermeyen hangi yolla gösterebilirim?”
Örneğin, konum istemek yerine “Akşam haberleşelim.” demek.

2) İletişimi Yeniden Çerçevele

İyi niyet zararı sıfırlamaz.
Hem saygı hem yakınlık kuran cümleler:

  • “Hazır olduğunda haber ver; merak ediyorum.”

  • “Kıyafet seçimine katılmıyorum ama kararına saygı duyuyorum.”

  • “Benden şifre istemen beni güvende hissettirmiyor; güvenin şifresiz de mümkün olduğuna inanmak istiyorum.”

3) Ortak Prensipler Belirle (Kural Değil İlke)

  • Şeffaflık: Zorlandığımızda duygumuzu saklamayacağız.

  • Erişim: Kriz dışında mesajlara makul sürede döneriz; kontrol listesi tutmayız.

  • Sosyal alan: Birbirimizin arkadaşlarına saygı duyarız; kimseyi izole etmeyiz.

  • Gizlilik: Özel olanı, izin alınmadan paylaşmayız.

Kısa Vaka

Bülent, partneri XXX’nin “Gece geç yazınca uykum kaçıyor.” sözünü sevgi göstergesi sandı.
Zamanla bu cümle “Konum aç; arkadaşlarınla plan yapmadan önce haber ver.”e dönüştü
ve sohbetler “Ne yaptın?” muhasebesine sıkıştı.

Çift çalışmasında XXX, “Kaybolacağından korktuğum için tutuyorum.” dedi.
Bu fark ediş, denetimi bırakmanın kapısını araladı.

İkili, “23.00 sonrası mesajına sabah dönebilirim; bu saygısızlık değil, uyku sınırım.” gibi ilkeler belirledi.
Birkaç hafta içinde kontrol talebi azaldı;
yerini güveni artıran, ölçülebilir uzlaşılar aldı.

Kendine Sorular (Mini Check-Up)

  1. Onun yanındayken alanım genişliyor mu, daralıyor mu?

  2. “Hayır” dediğimde ilişki ceza moduna geçiyor mu?

  3. Kıskançlık konuşulduğunda çözüm daha çok denetim mi oluyor?

  4. Telefon gizliliğim “saklıyorsun” etiketine mi bağlanıyor?

  5. Arkadaşlarımla görüşmem bir pazarlık kalemine mi dönüyor?

Bu soruların çoğuna “evet” diyorsanız, ilişkide sevgi dilini güncelleme zamanı gelmiş olabilir.
Talepkâr cümleleri ihtiyacı ifade eden cümlelere çevirin:
Neredesin?” yerine
Sesini duymaya ihtiyacım var; uygun olduğunda konuşalım.

Son Söz

Sevmek, sahip olmak değil; eşlik etmek ve birbirini büyütmektir.
İlişkiyi sık sık “Kim kimi daha çok kontrol ediyor?” sorusuyla ölçüyorsak, orada sevgi açlığı var demektir.
Sevgi tok tutar; kontrol acıktırır.

Kaynakça

  • Bowlby, J. (1988). A secure base: Parent–child attachment and healthy human development. Basic Books.

  • Deci, E. L., & Ryan, R. M. (2000). The “what” and “why” of goal pursuits: Human needs and the self-determination of behavior. Psychological Inquiry, 11(4), 227–268.

Bülent Çetin
Bülent Çetin
2019 yılında Lefke Avrupa Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünden mezun oldum. İnsan psikolojisinin derinliklerini anlamak ve bireylerin yaşam yolculuklarında onlara rehberlik etmek amacıyla kendimi sürekli geliştirmekteyim. Akademik süreçte kazandığım teorik bilgileri çeşitli mesleki eğitimlerle pekiştirerek danışmanlık anlayışımı daha bütüncül bir boyuta taşıdım. Projektif ve Objektif Çocuk Testleri Uygulayıcısı olarak bireylerin bilinçaltı dinamiklerini anlamaya ve gelişimlerini bilimsel yöntemlerle desteklemeye odaklanıyorum. Aile Danışmanlığı alanındaki eğitimim sayesinde aile içi iletişimden duygusal bağların güçlendirilmesine kadar pek çok konuda danışanlarıma profesyonel destek sunuyorum. Ayrıca ACT & Moxo Dikkat Testi uygulamaları ve 2. Kademe Akıl ve Zeka Oyunları Eğitmenliği ile çocukların ve gençlerin bilişsel becerilerini geliştirmelerine katkı sağlamayı amaçlıyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar