Pazartesi, Nisan 27, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Sessiz Yas: İnfertilitenin Erkeklerde Psikolojik Yükü

Dünya Sağlık Örgütü, infertiliteyi bir yıl boyunca düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebeliğin oluşmaması durumu olarak tanımlar. Tıbbi olarak yaşamı tehdit eden bir hastalık değildir, ancak psikolojik, ekonomik ve sosyokültürel boyutlarıyla çiftler için ciddi bir yaşam krizine dönüşebilir. Tanı süreci, belirsizlik, yardımcı üreme teknikleri ve tekrar eden hayal kırıklıkları, çiftlerin stres, kaygı, umutsuzluk ve suçluluk gibi yoğun duygular yaşamasına neden olabilir (Molgora vd., 2019). Ancak bu hikâyenin bir de daha az konuşulan tarafı vardır: Erkekler.

Görünmeyen Sorumluluk, Görünmeyen Yas

Toplumsal olarak infertilite çoğu zaman “kadın sorunu” gibi algılanır. Gebelik kadının bedeninde gerçekleştiği için, sorumluluk ve görünürlük de çoğunlukla kadına atfedilir. Tedavi süreçleri daha invaziv ve beden merkezli olduğu için sağlık sistemi de kadına odaklanır. Bu durum, infertilitenin erkek üzerindeki psikolojik yükünün gölgede kalmasına yol açar (Arya ve Dibb, 2016; Patel vd., 2016).

Oysa infertilite çiftin sorunudur. Ve erkekler için çocuk sahibi olamamak yalnızca biyolojik bir mesele değildir. Bu durum, erkeklik kimliği, yeterlilik algısı, soyun devamı düşüncesi ve babalık arzusu ile yakından ilişkilidir. Pek çok erkek için infertilite, “işlevsizlik” ya da “eksiklik” hissiyle iç içe geçer. Bu nedenle yaşanan kayıp, çoğu zaman sessiz bir yas şeklinde deneyimlenir (Johansson vd., 2011; Mikkelsen vd., 2013).

“Daha Az Erkek” Hissetmek

Araştırmalar infertil erkeklerin sıklıkla yoğun kaygı, depresif belirtiler ve utanç duygusu yaşadıklarını göstermektedir. Özellikle erkekliğin üretkenlik ve güç üzerinden tanımlandığı kültürlerde, infertilite erkeklik kimliğini tehdit eden bir durum olarak algılanabilir. Bazı nitel çalışmalar infertil erkeklerin tedavi sürecini “lanetli bir bekleyiş” olarak tanımladıklarını ortaya koymaktadır (Schick vd., 2016). Sürecin kontrolünün büyük ölçüde eşte ve sağlık sisteminde olduğu algısı, edilgenlik hissini artırabilir. Bununla birlikte, birçok erkek kendisini “yarım”, “eksik” ya da “daha az erkek” olarak nitelendirebilmektedir (Arya ve Dibb, 2016).

Damgalanma ve sözlü imalar da bu yükü ağırlaştırır. Aile ve sosyal çevreden gelen açık ya da örtük baskılar, erkeklerin içe kapanmasına neden olabilir (Dyer vd., 2004). Bazı erkekler bu süreci konuşmaktan kaçınır, bazıları ise duygularını tamamen bastırır. Bu durum, psikolojik belirtilerin görünmez ama kronik bir hâl almasına yol açabilir (Babore vd., 2017; Yang vd., 2017).

Tedavi Sürecinde Erkeklerin Konumu

Yardımcı üreme teknikleri çoğu zaman kadın bedenine odaklandığı için erkekler tedavi sürecinde kendilerini “kenarda” hissedebilir. Fiziksel olarak daha az invaziv işlemlere maruz kalmaları, psikolojik olarak daha az etkilendikleri anlamına gelmez. Aksine, dışlanmışlık ve sürecin pasif öznesi olma hissi, duygusal yükü artırabilir (Dooley vd., 2014).

Bununla birlikte, eşler arası açık iletişim ve karşılıklı destek bu süreci önemli ölçüde dönüştürebilir. Çiftlerin birlikte baş etme stratejileri geliştirmesi, suçluluk ve yalnızlık duygularını azaltabilir (Jafarzadeh-Kenarsari vd., 2015). Ortak yas tutulabildiğinde, infertilite çiftin ilişkisini zayıflatmak yerine güçlendiren bir deneyime de dönüşebilir.

Erkeklerin Duygusal Görünürlüğü

İnfertilite bağlamında erkeklerin yaşadığı psikolojik deneyimlerin daha fazla görünür kılınması gerekmektedir. Erkeklerin duygusal tepkilerinin “zayıflık” olarak değil, insani bir kayıp deneyimi olarak değerlendirilmesi önemlidir. Çünkü çocuk sahibi olamamak, yalnızca biyolojik bir kapasiteyle ilgili değildir, çoğu erkek için anlam, kimlik ve gelecek tasavvuruyla iç içe geçmiş bir meseledir. Klinik uygulamalarda erkeklerin bireysel danışmanlık ve psikososyal destek süreçlerine daha aktif biçimde dahil edilmesi, yalnızca ruh sağlığını koruyucu bir adım değil, aynı zamanda bu sessiz yükün paylaşılmasına alan açan bir yaklaşımdır.

İnfertiliteyi yalnızca üreme kapasitesi üzerinden değerlendirmek, yaşanan psikolojik yükü eksik bırakır. Bu deneyim erkekler için çoğu zaman yeterlilik algısının sarsılması, babalık arzusunun ertelenmesi ve erkeklik kimliğinin yeniden sorgulanması anlamına gelir. Ancak bu kayıp çoğu zaman açıkça ifade edilmez, sessizce taşınır. Duygular bastırılır, konuşmalar ertelenir, acı görünmez kılınır. Toplumsal beklentiler, “güçlü olma” zorunluluğu ve kırılganlığın zayıflıkla eşleştirilmesi, bu sessizliği daha da derinleştirir.

Belki de ihtiyaç duyulan şey, bu sessizliği hemen çözmeye çalışmak değil, önce onun varlığını kabul etmek ve gerçekten duymaktır. Çünkü duyulan her sessizlik, yalnızlığı biraz azaltır. Ve paylaşılan her kayıp, iyileşme için bir alan açar. Erkeklerin sessiz yasını görebildiğimiz ölçüde, infertiliteye dair daha insani, daha kapsayıcı ve daha şefkatli bir anlayış geliştirmek mümkün olacaktır.

Kaynakça

  • Arya, S. T., ve Dibb, B. (2016). The experience of infertility treatment: the male perspective. Human fertility (Cambridge, England), 19(4), 242–248.

  • Babore, A., Stuppia, L., Trumello, C., Candelori, C., ve Antonucci, I. (2017). Male factor infertility and lack of openness about infertility as risk factors for depressive symptoms in males undergoing assisted reproductive technology treatment in Italy. Fertility and sterility, 107(4), 1041–1047.

  • Dooley, M., Dineen, T., Sarma, K., ve Nolan, A. (2014). The psychological impact of infertility and fertility treatment on the male partner. Human fertility (Cambridge, England), 17(3), 203–209.

  • Dyer, S. J., Abrahams, N., Mokoena, N. E., ve van der Spuy, Z. M. (2004). ‘You are a man because you have children’: experiences, reproductive health knowledge and treatment-seeking behaviour among men suffering from couple infertility in South Africa. Human reproduction (Oxford, England), 19(4), 960–967.

  • Jafarzadeh-Kenarsari, F., Ghahiri, A., Habibi, M., ve Zargham-Boroujeni, A. (2015). Exploration of infertile couples’ support requirements: a qualitative study. International journal of fertility & sterility, 9(1), 81–92.

  • Johansson, M., Hellström, A. L., ve Berg, M. (2011). Severe male infertility after failed ICSI treatment–a phenomenological study of men’s experiences. Reproductive health, 8, 4.

  • Mikkelsen, A. T., Madsen, S. A., ve Humaidan, P. (2013). Psychological aspects of male fertility treatment. Journal of advanced nursing, 69(9), 1977–1986.

  • Molgora, S., Fenaroli, V., Acquati, C., De Donno, A., Baldini, M. P., ve Saita, E. (2019). Examining the Role of Dyadic Coping on the Marital Adjustment of Couples Undergoing Assisted Reproductive Technology (ART). Frontiers in psychology, 10, 415.

  • Patel, A., Sharma, P. S., Narayan, P., Nair, B. V., Narayanakurup, D., ve Pai, P. J. (2016). Distress in Infertile Males in Manipal-India: A Clinic Based Study. Journal of reproduction & infertility, 17(4), 213–220.

  • Schick, M., Rösner, S., Toth, B., Strowitzki, T., ve Wischmann, T. (2016). Exploring involuntary childlessness in men – a qualitative study assessing quality of life, role aspects and control beliefs in men’s perception of the fertility treatment process. Human fertility (Cambridge, England), 19(1), 32–42.

  • Yang, B., Zhang, J., Qi, Y., Wang, P., Jiang, R., ve Li, H. (2017). Assessment on Occurrences of Depression and Anxiety and Associated Risk Factors in the Infertile Chinese Men. American journal of men’s health, 11(3), 767–774.

gulchin asgarova
gulchin asgarova
Gulchin Asgarova, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde Psikoloji alanında yüksek lisans eğitimine Türkiye Bursları desteğiyle devam eden bir psikologdur. Araştırma ilgileri davranışsal bağımlılıklar, özellikle e-sigara kullanımı ve kumar bağımlılığı üzerine yoğunlaşmaktadır. Bilişsel duygu düzenleme stratejileri, kişilik özellikleri ve psikolojik belirtilerin bağımlılık davranışlarıyla ilişkisini karma yöntemlerle incelemektedir. Klinik staj ve saha deneyimlerinin yanı sıra, ruh sağlığında kanıta dayalı yaklaşımların yaygınlaştırılmasına katkı sunmayı amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar