Kanser, kişilerin fiziksel ve ruhsal sağlık durumunu ciddi derecede etkileyen bir hastalıktır. Geçtiğimiz yüzyıl ve günümüz boyunca daha yaygın hale gelmiş ancak bu yaygınlıkla birlikte tedavi olanakları ve olasılıkları da artmıştır. Kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi, ilik nakli ya da farklı cerrahi yöntemler veya birleşik tedaviler günümüzde başarıyla uygulanmaktadır.
Tüm bunlar tıp bilimi adına çok önemli birer başarıdır. Ancak bu tedavilerin çok ciddi yan etkilere sahip olması ve kişilerin ölümcül bir hastalık olan kanserle olan ani yüzleşmeleri kişilerin sağlığını bir noktadan daha etkilemektedir: Ruh Sağlığı.
Bireyler özellikle hastalığın tanılanma evresinde ya da tanılama gerçekleştikten sonra oluşan tedavi planlaması ve tedavi süreçlerinde sık sık; anksiyete, majör depresyon, ölüm korkusu, tedaviden korkma vb. psikopatolojik durumlar yaşayabilmektedir. Bunlardan en yaygınları ise anksiyete ve majör depresif bozukluktur (Şahin, Kocamaz, Yıldırım, 2020).
Psikoonkoloji Nedir?
Bu durumda devreye giren, psikolojinin birçok alt alanıyla ilişkili çalışan (örneğin; klinik, sosyal, gelişim vb. alt alanlar) psikoonkoloji alt alanıdır.
Psikoonkoloji; yalnızca kanserli hastaların sorunlarını gidermek için değil, kişinin sosyal yaşamında da destek görmesini sağlamak, psikolojik faktörlerin kansere etkilerini araştırmak veya kanserli hastaların ailelerine psikolojik destek vermek için gibi birçok farklı probleme yönelik olarak çalışır.
Kansere sebep olan şeylerle doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantılı olan yüksek stres seviyeleri ve psikolojik sorunların varlığı gibi konular hâlâ araştırılmaya devam etmektedir. Ancak kesin olan şey ise stresin doğrudan ya da dolaylı olarak kanser için bir risk faktörü olduğudur. Bu da psikoloji ve kanser ikilisini birbirine bağlayan bir başka etkendir.
Psikoonkolojinin Kanser Tedavisindeki Önemi
Psikoonkoloji, psikoloji ve psikiyatri uzmanlarının verebileceği bir hizmettir. Servislerde tedavi alan hastaların psikopatolojik ve psikososyal gereksinimlerini diğer sağlık çalışanları yadırgamakta ya da fark edememektedir. Bu durumdan dolayı birçok hastanın direkt olarak oluşturulan ekiplerle iletişime geçmesi, özel olarak hazırlanmış ölçüm araçlarıyla sınanması ve anlaşılması gerekmektedir. Bu modern onkoloji yaklaşımının önemli bir parçasıdır.
Hastaların psikolojik ihtiyaçlarının fark edilmesi ve giderilmesi, psikolojik tedavinin tıbbi tedaviyle birlikte yürütülmesi tedavinin başarıya ulaşmasında önemli bir etkendir (Bağ, 2012).
Kanser Hastaları İçin Bilgilendirme ve Kendine Yardım
Kanserli hastaların hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı açısından yeteri kadar bilgilendirilmeleri de bir başka önemli noktadır. Bu konuda hastalara tıbbi ve psikolojik eğitimler verilmesi süreci daha kolay atlatmasını sağlayabilir.
Kişiye uzmanlar tarafından verilecek psikoeğitimin yanı sıra kişi çokça yaygın olan kendine yardım yöntemlerini de kullanabilir. Ayrıca daha esnek şartlarda hazırlanmış terapi seanslarıyla ya da kanserli hastalardan oluşan grup terapileriyle de kendine fayda sağlayabilir.
Kendine Yardım Yöntemleri
Basit birkaç kendine yardım yöntemi sayacak olursak:
-
Kanserle ve Kanser Psikolojisi ile İlgili Kaynaklar Okumak
Kişinin hem hastalığı tanıyıp onunla barışık olarak tedavisini yürütmesini hem de belirsizlik ya da bilmemezlik yüzünden kişilerde oluşacak anksiyetenin azalmasını sağlar. Bu sayede kişiler hem verimli vakit geçirir hem de kendine fayda sağlar. -
İki ya da Daha Fazla Kişilik Grup Sohbetleri
Grup terapisinden farklı olarak hastalar kendi aralarında edecekleri sohbetlerde bir sınır ve etik çizmek zorunda olmadıklarından, birbirlerine verimli ve görece kolay önerilerde bulunabilirler. -
Boş Vakitleri İlgi Alanlarına Yöneltmek
Hastalar kanserin getirdiği fiziki zayıflık ve yorgunluk gibi etkenler yüzünden “çalışmak” gibi şeyler yapamayabilirler. Ancak boş vakitlerinde ilgi alanıyla ilgili basit aktiviteler yapmak, kişiyi meşgul tutup hastalığın getirdiği olumsuzlukları azaltmasına yardımcı olur.
Sonuç
Bu ve bunun gibi görece basit ve fiziki eforun az olduğu kendine yardım yöntemleri, kanserli hastaların tıbbi tedavilerinde başarıya ulaşmaları açısından ciddi bir öneme sahiptir. Psikososyal destek, psikoeğitim ve kendi yardım süreçleriyle birlikte kişilerin uzun ve zor bir süreç olan kanser tedavisinde başarıya ulaşmaları özellikle son yıllarda ciddi bir artış göstermiş ve yeni araştırmaların getirdiği yöntemlerle artış göstermeye devam edecektir.
KAYNAKÇA
-
Şahin H, Kocamaz D, Yıldırım M. Kanser sürecinde psikolojik sorunlar ve psiko-onkoloji. Zeugma Health Res. 2020;2(3):136-141. Psychological problems and psycho-oncology in cancer process.
-
Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar-Current Approaches in Psychiatry 2012;4(4):449-464


