Okul saldırı haberlerine genellikle ABD’de yaşanan olaylar sebebiyle aşinayız. Bu acı aşinalık maalesef son günlerde yaşadığımız iki okul saldırısı ile eskisinden daha tanıdık. Bu acının tekrar yaşanmaması için çok ayaklı çalışmaların birlikte yürütülmesi gerekmektedir. Bizler de bireyler olarak bu acı olayları bilgi alma, öğrenme bağlamında irdeleyelim ki suçun önlenmesine daha fazla yaklaşabilelim. Okul saldırıları ve daha doğru ifade edecek olursak suç psikolojisi ile ilgili dünden bugüne birçok çalışma yapılmıştır. Bilimsel veriler sırtımızı değil yüzümüzü döneceğimiz bilgilerdir. Birlikte okul saldırılarının perde arkasına ve neler yapılabileceğine bakalım.
Suçun Çok Boyutlu Doğası ve Belirtileri
-
Suçun çoğu zaman tek bir sebebi yoktur. Saldırıların sebepleri biyopsikososyaldir. Biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin bütününün etkili olduğunu söyleyebiliriz.
-
Saldırgan tek bir nedene dayanarak suçu işlemiyor. Uzun süre biriken olumsuz duygu ve yaşantılar suça sebep olabiliyor. Kin, nefret, aşağılanma, dışlanma, akran zorbalığı maruz kalmak, hakaret, reddedilme, terk edilme, utanç, statü kaybı, kendine zarar verme eğilimi, haksızlığa uğramış hissetme, şiddete duyulan ilgi, silah gibi tehlikeli araçlara kolay erişim…
-
Saldırganların ortak özellikleri olsa da tek bir profilden bahsedemeyiz. Kimse suçlu A’dan Z’ye tamamen böyledir diyemez. Örneğin saçı uzun, orta gelirli, beyaz, Türk gibi ifadeler üzerinden bir resim çizemeyiz. Ancak elbette bahsettiğimiz üzere suçluların ortak özellikleri vardır.
-
Asıl bakmamız gereken eyleme giden süreçtir.
-
Söz konusu kişiler genellikle okulda halihazırda sorunlar ile fazla haşır neşir kişilerdir. Örneğin okuldan uzaklaştırma alan öğrenci.
-
Bu tarz eylemler genellikle dürtüsel değildir. Saldırgan bunu aniden yapmaz. Olayın belirtileri, planı, hazırlık süreci vardır. Örneğin suçlunun bilgisayarından saldırı planının çıkması gibi.
-
Saldırgan önceki okul saldırılarını örnek alabilir. Suçluları taklit edebilir. Örneğin suçlunun daha önce okul saldırısı gerçekleştirmiş birinin fotoğrafını profil resmi yapması gibi.
-
Suçlu kişilerin birçoğu bağımlılık yapıcı maddeler kullanmaktadır.
-
Söz konusu kişilerde olumsuz ev hayatı, ev içi şiddet görülebilmektedir.
-
Yapılan çalışmalar da beyindeki bazı anormalliklerin şiddete yatkınlığı arttırdığı görülmüştür. Ancak bu tek başına suça sebep olur diyemeyiz.
Saldırı Öncesi İşaretler ve Psikolojik Süreçler
-
Suçlu çoğunlukla okulun öğrencisidir. (Eski öğrenci de olabilir.)
-
Saldırganlar aslında büyük çoğunlukla saldırıyı duyurur. Buna sızıntı deniyor. Örneğin saldırganın iki arkadaşına eylem gerçekleştireceğini söylemesi gibi. Ancak genelde bunun üstünde durulmaz. Öğretmenleri ve arkadaşları bunu ilgi çekmeye çalışma, ergenlik hali, blöf gibi değerlendirebilir. Çünkü suçlu zaten problemli davranışlar sergilemiştir öncesinde. Ki bu kişiler daha öncesinde intihar girişiminde bulunurlar çoğunlukla. Bazı çalışmalar sızıntının bir yardım çığlığı olabileceğini de desteklemektedir. Failler fark edilebilir. Bu da saldırıları önlemede ciddi anlamda önemli bir meseledir.
-
Saldırgan genellikle katliam sonrası olay yerinde ölmeyi göze alarak bu eylemi gerçekleştirmektedir. Bunu yapan kendi olabilir, polis veya başka birisi. Yaşadığımız iki acı olayda da bunu gördük. Bunu hayatının son perdesi olarak görüyorlar. Saldırıyı intikam olarak görüyor da olabilirler. Son kez büyükçe görünmek, kendini yok etmek. İntikamı, görünürlüğü, yok etmeyi ve yok olmayı birleştiriyorlar. Yıkarak bu dünyadan gitmek…
-
Ebeveynler sorun yaşayan çocuklarının teşhis almaması için büyük çaba gösteriyor. Çocuklarının sicilleri uğruna başka çocuklar hayatını kaybedebiliyor.
Medya Etkisi, Dijital Gruplar ve Toplumsal Sorumluluk
-
Peki medya, mafya dizileri, şiddet içeren filmler bu işin neresinde? Eğer saldırgan şöhret peşinde ise daha önce saldırı gerçekleştirmiş kişilerin medyada yankılanmasından, kendilerince kötü kahraman olarak anılmalarından memnun ise bu durum saldırı riskini arttırıyor. İki olayın arka arkaya yaşanması bunun örneği olabilir. Dizi ve filmler dolaylı yoldan etkilidirler. Tamamen onların masum gösterilme çabası doğru değildir. Evet tek başına, doğrudan suça sebep olmazlar ancak etkilidirler. Neredeyse her dizide çete, mafya varsa ve polisler onların karşısında el pençe olarak gösteriliyorsa, herkes istediğini yapıyorsa, sonunda mafya karakter kazanıyorsa nasıl tamamen etkisiz diyebiliriz? Suçun normalleşmesine katkıda bulunuyorlar. Evet herkes etkilenecek diye bir şey yok ancak her aile ve her birey aynı değildir. Okul saldırısına sebep olmayabilir ancak sokakta iki kişi çarpıştığında sen kimsin yarışına giren kavga eden gençlere de ilham olabilirler.
-
Saldırgan adayları genellikle online gruplarda birleşiyor. Birbirlerinin nefret yayan içeriklerini paylaşıyorlar. Şiddeti kendi aralarında normal bir hale getiriyorlar. Örneğin incel grupları… Kişi küçük bir düşünce ile gruba dahil olabilir. Ancak grupta duydukları ile daha büyük bir şiddet yanlısı olabilir. Bu gruplarda kişilerin birbirlerini şiddete, daha büyük eylemlere sürükledikleri görülmektedir. Örneğin birinin intihar edeceğini yazması üzerine bir diğerinin okula saldırı sonrasında kendini yok etmesini tavsiye etmesi diğerlerinin desteklemesi, ikna etmesi gibi. Elbette bireyler baştan belirli fikirlerle bu gruplara dahil olmaktadır.
-
Ayrıca bu kişiler sosyal medya da olayın daha öncesinde nefret içerikli paylaşımlar yapabilirler.
-
Şiddet içerikli oyunların ise saldırganlık ile ilgisinin olmadığına yönelik çalışmalar vardır. Burada da güncel çalışmalar bizim için daha faydalı olacaktır. Önümüzdeki süreç kritiktir.
-
Ebeveynlerin ihmal ve istismarları, kişinin travmaları eylemin gerçekleşmesinde etkili olabilir.
-
Yaşanan acıların tekrar yaşanmaması için birçok meslek grubu bir arada çalışmalıdır. Yaşananlar, bazı meslek gruplarının kendini üstün gösterme çabasından çok daha önemlidir. Polisler, psikiyatristler, psikologlar, psikolojik danışmanlar, sosyal hizmet uzmanları, aile danışmanları, sosyologlar ve dahası. Hepsi eşit derecede elzemdir. Toplum ve yetkili kurumların birlikte hareket etmesi son derece önemlidir. Bu süreçte suç psikolojisi alanındaki bilimsel veriler yol göstericimiz olmalıdır.


