Günümüzde var olan her zaman mutlu görünme gereksinimi, psikoloji literatüründeki en iç karartıcı olgulardan birinin ortaya çıkmasına yol açmıştır: Maskeli Depresyon. Geleneksel depresyondan farklı olarak, keder yerine yüze takılmış gülümseyen bir maske şeklinde kendini gösteren maskeli depresyon; bazen hayatta, mesleklerinde ve sosyal yaşamlarında başarılı görünen insanların kapalı kapılar ardında yaşadıkları sessiz bir mücadele olarak tanımlanır.
Maskeli Depresyon Nedir?
Ruh sağlığı literatüründe “Atipik Depresyon” ya da daha yaygın kullanımıyla “Gülümseyen Depresyon” olarak adlandırılan bu ruhsal bozukluk, klinik olarak şiddetli depresif semptomlar gösteren ancak bunları diğer insanlardan saklamaya çalışan bir kişiyle karakterize edilir.
Klasik depresyonun belirtileri arasında yataktan kalkmakta zorluk, kişisel bakımı ihmal etme ve sosyal izolasyon yer alır. Maskeli depresyon deneyimleyen bir kişi ise, sosyal ortamlarda en üst düzeyde işlevsellik göstermeye devam eder. Geleneksel depresyonun aksine; sabah erken saatlerde kalkıp işe gider, kalabalık iş ortamlarında toplantılara aktif olarak katılır ve akşamları arkadaşlarıyla dışarı çıkıp eğlenir, ancak evine girip yalnız kaldığı ilk anda göğsünde bir ağırlık hisseder ve içerisinde büyüyen boşluk duygusuyla baş başa kalır.
Neden Maske Takarız?
İnsanların içsel acılarını bir maskenin ardına saklama eğilimi, sosyal beklentiler ve kişisel koruma sistemleri arasındaki karmaşık bir etkileşimin sonucudur. Modern çağda depresyon, ruh sağlığı bozukluğu yerine genellikle kişinin kendi güçsüzlüğü olarak görüldüğü için, takılan maskelerin altında yatan ana faktörlerden biri de zayıf görünme korkusudur. Özellikle son derece rekabetçi ticari sektörde ya da sosyal otorite konumundaki kişiler için savunmasız olmak, kişide oluşturduğu mevcut itibara zarar verme riski olarak görülmektedir.
Maskeli Depresyonun Belirtileri
Duygusal üzüntüyü fiziksel belirtilere dönüştüren somatizasyon süreci, bu ruhsal bozukluğun en belirgin dışsal ifadesidir. Sebebi açıklanamayan sırt ağrısı, migren, kronik yorgunluk ya da mide sorunları yaşayabilir. Bu belirtilerin hepsi aslında kişinin vücudunun dışa vurduğu yardım çığlıklarıdır. Hiperfonksiyonellik, bir diğer adıyla aşırı işlevsellik, kişinin boşluğu kontrolsüz bir şekilde işe ya da hobilere adayarak doldurma arzusunu temsil eder. Bu durum, kişinin kafasındaki gürültüyü susturmak için çoğunlukla bilinçdışı kullandığı bir savunma mekanizması olarak evrimleşmiştir.
Bu imajın karanlık tarafı, gece yarısı yaşanan duygusal yeme krizleri ya da arkadaşlarla bulunulan yemek masalarında her şey normal görünse sabahın erken saatlerine kadar süren uykusuz düşünce maratonlarıyla temsil edilir. Anhedoni, bir diğer deyişle zevk alamama durumu, tüm bu süreçlerin özünde yer alır; kişi eskiden sevdiği aktivitelere fiziksel olarak katılırken bile, bu anlardan içsel olarak hiçbir duygusal zevk almaz ve sosyal durumlarda sadece mecbur olduğu için bulunur.
Biyolojik ve Psikolojik Arka Plan
Maskeli depresyonun beyin kimyasıyla güçlü bir bağlantısı bulunmaktadır. Bireyin ruh hali, serotonin, dopamin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerdeki dengesizlikler nedeniyle düşebilirken, stres hormonu olan kortizolün yüksek seviyeleri kişiyi sürekli savaş ya da kaç durumuna sokarak enerjik oldukları izlenimini verebilir.
Mükemmeliyetçilik eğilimleri olan kişilerde bu bozukluğun görülme olasılığı yüksektir. “Ya hep ya hiç” düşünce tarzına sahip kişiler, tam anlamıyla iyi görünemezlerse insanların onları tamamen bozuk olarak düşüneceğinden endişe ederler. Bu nedenle, orta yolu bulmaya çalışmak yerine kusursuz bir keyif maskesi takarlar.
Riskler Nelerdir?
Maskeli depresyonla ilişkili en olağan risk, tedaviye başlamayı geciktirmesidir. Geleneksel depresyon geçiren biri olduğunda, çevresindeki insanlar neredeyse her zaman bu durumu fark eder ve durumu deneyimleyen kişiye yardımcı olur. Ancak maskeli depresyon yaşayan biri, iyi olduğunu söyleyerek kendini ve çevresindekileri ikna eder. Bu nedenle, mevcut durum kronikleşir.
İntihar riski ise ciddiye alınması gereken en kritik risktir. Araştırmalara göre, maskeli depresyonu olan kişilerin, tipik depresyonu olan kişilere göre daha tehlikeli intihar niyetleri olabilir. Bunun nedeni, bu kişilerin bu niyeti son ana kadar gizli tutma disiplinine ve planlama enerjisine sahip olmalarıdır.
İyileşme
Yüzünüzde her gün maske ile dolanmanın sessiz döngüsünden kurtulmak, her şeyin harika olduğu yanılsamasını bir kenara bırakmayı ve depresif ya da yorgun hissetmenin normal bir durum olduğunu içselleştirmeyi içeren dürüst bir kabullenme sürecini gerektirir. Bu içsel farkındalığı herkese bildirme zorunluluğu hissetmeden dış dünyaya taşıdığınızda, omuzlarınızdaki yük yarı yarıya azalacaktır. Bunu, gerçek duygularınızı tartışabileceğiniz profesyonel ve güvenli bir yer bularak yapabilmeniz mümkündür.


