Cuma, Nisan 10, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Koleksiyon Psikolojisi: Tamamlama Arzusu, Kontrol ve Duygusal Düzenleme

Neden Topluyoruz?

Günümüzde birçok insan koleksiyon yapmanın sadece bir hobi olduğunu düşünüyor. Aslında bu duruma bir koleksiyonerin gözünden bakarsanız bu daha çok bir “içsel düzen kurma” biçimidir. Peki ya nedir bu içsel düzen kurma? Yaşadığımız bir günde bazen farkında olmasak bile küçüğünden büyüğüne stresle karşılaşabiliyoruz. Örneğin; bir baristanın müşteri için hazırladığı kahveye şeker istenmediği halde şeker karıştırdığını düşünelim. Bu küçük çaplı hata erken fark edildiğinde ve düzeltildiğinde hiçbir soruna yol açmaz fakat içimizde bir dürtü “neden dikkat etmedim ki?” diye bizi rahatsız eder. Tüm bu gün içerisindeki yorgunluk, uymamız gereken kurallar, disiplin, sorumluluk hepsi bir arada bizi boğar. Bu yüzden eve geldiğimizde bu düzeni inkar edemesek de kendi çapımızda kimsenin eleştiremeyeceği, kurallarını sadece bizim koyduğumuz bir düzen kurma ihtiyacı hissederiz. Tam bu noktada da koleksiyon akla gelir. Çünkü istediğin parçaları toplayıp, istediğin şekilde sergileyebileceğin veya o parçaları istediğin gibi kişiselleştirebileceğin, kimsenin gelip de “bu böyle olmaz değiştir” diyemeyeceği bir iç dünyadır aslında.

Bir madeni para koleksiyonu yaptığımızı varsayalım. Bu para koleksiyonumuzda eksik olan şey 1 Kuruş madeni parası olsun. İnsanların gözünde o 1 Kuruş aslında çoktan unutulmuşken bir kişi için bile ne kadar değerli olduğuna, ona ne anlamlar yüklediğine inanamazsınız. O 1 Kuruş’u nihayet elde ettiğindeki o sevinci hatta onu rastgele bir sokakta yerde bulduğunu veya çok uygun bir fiyata aldığını da eklersek dünyalar sanki onunmuş gibi olur, artık ondan mutlusu yoktur.

Nesneler koleksiyonerler için artık fiziksel objelerden çok psikolojik objelere dönüşmüşlerdir. Birinin koleksiyonunda, evinde yangın çıksa ilk onu kurtaracağı veya sadece koleksiyonu tamamlamak için bulundurduğu parçaları vardır. İşte bu da bazı insanların mutluluk kaynağının bir yaşama bağlı olmadığını cansız nesnelerle de mutlu olabileceğini göstermektedir.

Tamamlama Arzusunun Kökeni

Psikodinamik açıdan “eksik olanı tamamlama” dürtüsü insanda başarı hissetmesini sağlar. Eksik kalan bir nesne veya o nesnenin bir aksesuarını en nihayetinde bulup almak insanı “ben kusursuzum” inancına iter.

Tam bu noktada kontrol duygusu öne gelir. Kendisi gibi diğer koleksiyonerlerden daha üstün olduğunu düşünen kişi bir tartışmada kesinlikle onun fikrinin doğru olduğunu veya sadece kendisinin dinlenilmesi gerektiğini düşünür ve kendisi ile aynı koleksiyonu yapan insanları yönetmeye çalışır.

Tamamen bu bile kontrolden çıktığında aslında zararlı sayılabilecek durumlardan birisidir. Kişi çevresinde gelişen olaylara ayak uyduramayıp kendini tamamen kendi iç dünyasına kaparsa yine huzuru bulamaz. Bu yüzden bu koleksiyon meselesini mutluluğun kendisi olarak değil mutluluğa giden bir araç olarak görmekten asla sapmamamız gerekir.

Nesnelerle Kurulan Duygusal Bağ

Biraz önce insanın yangın durumunda bile kurtaracağı bir koleksiyon nesnesinden bahsetmiştik. Bunu koleksiyon yapmayan buna ilgisi olmayan bir insanın gözünden baktığımızda delilik olarak görülebilir fakat koleksiyon yapan kişi bu konuda o kişiyle empati kurabilir ve neden böyle düşündüğünü anlayabilir.

Bir oyuncak bebeğin sınırlı sayıda üretilmiş bir haline sahip olduğunuzu düşünün. Bu oyuncak bebek zamanla bir sahneye dönüşür. Çünkü o oyuncak bebek artık o kişinin koleksiyonunda yer almaktadır ve çevresindeki birçok koleksiyonerde yoktur. Bu onu cansız bir nesneye karşı duygusal bağ kurmasının kapısının açar.

Koleksiyonun iyileştirici Gücü

Şimdiye kadar olabildiğince olumsuz yönünden bahsettiğim bu koleksiyon meselesinin bir de iyileştirici gücüne değinmek istiyorum. İnsan kendi iç düzenini kurduğunda en çok orada rahatlar. Yorucu bir satış danışmanlığı serüveninin ardından eve gelip o figürlerle vakit geçirmek kişiyi zihnen hem dinlendirir hem de mutlu eder. Kişi kendi hayatının olduğunun bilincine tekrar varır.

Bir figürün eksik aksesuarını, eşyasını bulup koleksiyona eklemek, ona bir sahne kurmak kişide kontrol duygusunu uyandırır. Bunun verdiği tatmin, o mutluluk ve gurur hissi tüm gün yaşadığı sıkıntıları büyüğünden küçüğüne unutturur.

Koleksiyonun Tehlikeli Yüzü: Obsesyon mu, Düzen mi?

Gelelim akıllarınızdaki soruya; bu koleksiyon yapmak iyi bir şey mi yoksa insanı psikolojik açıdan iyice çökerten bir şey mi?

Çoğu durumda bahsettiğimiz bu tamamlama arzusu kontrolden çıkarsa kişiye stres ve odak kaybı yaşatabilir. Artık gün içerisindeki düzenine de ayak uyduramaz kendi içinde de rahat olamaz. Oysaki bizim istediğimiz kişinin kendi iç dünyasında hakimiyetin onda olduğunu bilmesidir. Bu yüzden güçlü bir insan bu konuda aradaki dengeyi çok iyi koruyabilmektedir.

Koleksiyonu bitirmeye uğraşmaktansa zamanı geldikçe bir şeyler eklemek, yavaş yavaş güzelleştirmek ve fırsatları kaçırmamak insana “bir an önce bitireyim de kurtulayım” düşüncesinden daha iyi gelecektir. Böylelikle adım adım kazanılan o zaferlerden daha çok tatmin olma ve daha uzun süre buna devam etme gibi artıları olur.

Koleksiyonun Sahneye Dönüşmesi

Sonuç olarak baktığımızda koleksiyon yapmak kişiden kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Yapmaya hevesli olmayan biri bu serüvene katılamaz ancak buna bir yerlerden başlangıç yapmayı hedefleyen birinin önünde uzunca bir yol vardır. Ya kendi iç dünyasıyla barışık olmayı bilerek hayatının olumlu ve iyileştirici bir parçası olarak bunu kendine dahil edecek ya da bu amaçla başlayıp bir takıntıya kapılıp kendini daha da strese ve zora sokacak. Bundan ötürü bana kalırsa koleksiyon yapmakta cesaret işidir. Zaten gün içerisinde bu hayat silsilesinde birçok olumsuz ve yorucu durumlarla karşılaşıyoruz neden kendi kendimize de bunu ekleyelim ki?

Mert Dutkun
Mert Dutkun
Merhaba, ben Mert Dutkun. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Sosyal Hizmetler Bölümü mezunuyum. Branşımın gerekliliği olarak, gencinden yaşlısına topluma sağlık, huzur ve refah kazandırmayı; bunun için özveriyle çalışmayı kendime bir görev bilmekteyim. Her geçen gün kendimi alanım doğrultusunda geliştirmeyi, yeni bilgiler edinmeyi ve öğrendiklerimi paylaşarak insanlara fayda sağlamayı hedefliyorum. Yazılarımda, bilgi birikimimi sizlerle paylaşarak ruhlarınıza dokunmayı amaçlıyorum. Şu anda online danışmanlık hizmeti vermeyi tercih ediyorum; ancak ilerleyen süreçte bunu resmi olarak mesleğim haline getirmeyi planlıyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar