Perşembe, Aralık 4, 2025

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Görünmeyen Yük: Polikistik Over Sendromu Psikolojik Etkileri

Çoğu kadının, belki farkında bile olmadan, Polikistik Over Sendromu (PCOS) ile yaşamaktadır. PCOS, kendini adet düzensizliği, cilt veya kilo problemleri, saç dökülmesi, hirsutism (kıllanma) ile gösteren bir durum olmakla birlikte semptomlar kişiden kişiye değişmektedir. PCOS, görünenden daha çok derin etkiler bırakan bir durumdur. Yalnızca bedeni etkilemekle kalmayıp, kişinin zihinsel sağlığı üzerinde de etkiler yaratmaktadır. Anksiyete, yeme bozuklukları, depresyon, beden memnuniyetsizliği gibi etkiler görülebilir; bu yazımda yeme bozuklukları ve beden memnuniyetsizliği ile ilgili kısmına değineceğim.

PCOS Nedir ve Kadın Sağlığı Üzerindeki Etkileri?

PCOS (Polikistik Over Sendromu), üreme dönemindeki kadınlarda sıklıkla karşılaşılan bir endokrin sorunudur ve görülme sıklığı bu yaş aralığında yaklaşık %5-10 seviyelerindedir (Ehrmann, 2005). PCOS, üreme yumurtalarındaki kistik oluşumları barındıran karmaşık bir düzensiz durum şeklinde de ifade edilmektedir (Sirmans & Pate, 2013). Ana hatlarıyla PCOS, kadın hayatının üreme, metabolizma, sosyal ve ruhsal boyutlarını etkileyen unsurlardan olmaktadır (Daniilidis & Dinas, 2009).

Bunun yanı sıra PCOS, kadınlar için yüksek androjen seviyesi, yumurtlayamama durumu ve insülin direncinin sebep olduğu adet düzensizlikleri (oligomenore, amenore), kıllanma, saç dökülmesi, üreme yetersizliği ve gebelik kayıpları ortaya koyarken; uzun vadede psikososyal problemler, tip II diyabet, kalp ve damar ile ilgili rahatsızlıklar ve rahim kanseri yönünden risk yaratmaktadır (Çakır ve ark., 2013). Kadınları birçok açıdan etkileyen PCOS, hayat kalitesinin de bozulmasına sebep olmaktadır (Ou ve ark., 2015; Huang-tz ve ark., 2015).

Tüm bu sebeplere bağlı olarak PCOS, kadın yaşamını özellikle genç yetişkinlik evresi olmakla birlikte, yaşamının diğer tüm evrelerini etkileyen önemli bir sağlık problemidir (Deans, 2019). Her ne kadar PCOS fiziksel belirtilere neden olan bir hastalık görünümü verse de, PCOS’un artmış psikolojik durumlara neden olduğu günümüzde artık kabul edilen bir gerçektir (Bazarganipour ve ark., 2013).

PCOS ve Beden Memnuniyetsizliği İlişkisi

Beden memnuniyetsizliği, bireyin kendi vücuduyla alakalı görüşlerini, hissettiklerini, sosyal çevresine ve deneyimlediği durumlara verdiği tutumları etkileyen; kendisini ne şekilde betimlediğiyle ilgili kavramların bütünüdür (Beyazıt ve ark., 2017). Benlik imajı ile derinden bağlantılıdır ve yapılan çalışmalarda, kişinin dış görünüm özelliklerine ilişkin negatif yönlerin vücut algısını ve benlik saygısını önemli ölçüde şekillendirdiği ortaya konulmuştur (Nazik ve ark., 2014).

Benlik saygısı ve dış görünüş algısı zayıf olan kişilerin, hızlı bir şekilde depresyona girebileceği saptanmıştır (Kurt ve ark., 2013). Bu bağlam çerçevesinde değerlendirildiğinde, PCOS’lu kadınlarda gözlemlenen fiziksel ve psikolojik özelliklerin vücut memnuniyetsizliği üzerinde etki yaratabileceği ortadadır (Beyazıt ve ark., 2017). Özellikle PCOS’lu kadınlarda görülen artmış hirsutizm, değişen fiziksel görünüşler vücut algısı hakkında olumsuz etkide bulunabilecek ve bu sebeple anksiyete ve depresyon gibi patolojilerin gözlenme oranı çoğalacaktır (Beyazıt ve ark., 2017).

Buna benzer olarak, genç yetişkin bir kadında BKİ’nin artmış, yükselmiş olduğunun tespit edilmesi de benzer sonuçlara neden olarak, bireyde vücut algısı hakkında negatif tutumlar doğurabilecektir (Beyazıt ve ark., 2017).

PCOS ve Yeme Bozuklukları

Kontrolsüz yeme davranışı, eşdeğer durumlar altında, eş değer zaman aralığında birçok kişinin ihtiyacından fazla yoğunlukta yemek yemesi ve yemek konusunda kontrolünü kaybetmek şeklinde tanımlanabilmektedir (Krug ve ark., 2019).

Hirsutizm, obezite, düzensiz adet dönümleri ve üreme yetersizliği gibi PCOS’un çeşitli klinik göstergelerinin, yeme bozuklukları için tehlike unsuru olan benlik saygısında düşüş ve beden algısı memnuniyetsizliğinin yükselmesi ile bağlantılı olduğu açıklanmıştır (Pirotta ve ark., 2019). Kadınlarda artmış androjen derecelerinin yemek yeme isteğini ve depresif ruh hâlini yükseltmesi ile beraber bu bireylerde tıkınırcasına yeme davranışları tespit edilebilmektedir (Krug ve ark., 2019).

Yapılan kesitsel bir araştırmada, PCOS tanısı almış kadınların depresif patolojiler, kontrolsüz yeme davranışı ve hayat kalitesinin olumsuz etkilenmesi açısından tehlike altında bulunduğu tespit edilmiştir (Asdaq ve ark., 2020). Buna ek olarak bireylerin stresten uzaklaşma hedefiyle aşırı yemeye odaklanması kısa süreli bir sakinleşmeye zemin hazırladığı için, bu aşırı yeme davranışının devam ettirilmesiyle bulimia nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu gözlemlenebilmektedir (Steegers ve ark., 2020).

PCOS’a sahip olan kadınlarda, sendroma birlikte görülen aşırı yeme belirtilerinin erken evrede ve doğru bir şekilde tespit edilmesi, kadınları fiziksel ve mental olarak dalgalı bir şekilde etkileyen bir dönem olarak saptanan belirsizlik aşamalarında ideal fiziksel ve ruhsal bulgular elde etmeyi sağlayabilmektedir (Krug ve ark., 2019). Kişilerde yeme bozukluğu ve PCOS arasındaki bağlantıyı oluşturmak kayda değerdir çünkü PCOS’un sebep olduğu yeme bozukluğunun devam eden kısır döngü içinde, PCOS belirtilerinin denetiminin baş etmenin zorlaştırdığı gözlemlenmektedir (Lee ve ark., 2019).

Sonuç Olarak

Görüldüğü üzere PCOS kişiyi hem psikolojik hem fiziksel olarak birçok konuda etkilemektedir. Kişinin bedeninde ve ruhunda yaşadığı değişiklikler, bazı patolojilerin oluşmasına zemin hazırlayabilmektedir. Yeme bozukluğu ve beden memnuniyetsizliği buna örnektir. Beden memnuniyetsizliğinde, kişinin yaşadığı fiziksel değişimler vücut algısında olumsuzluk yaratabilmektedir. Bu durumda anksiyete ve depresyon gibi patolojilerin görülmesine sebep olabilmektedir. Yeme bozukluğunda ise bireyin beden algısı hakkındaki görüşlerinin olumsuzlaşması ve beden memnuniyetsizliği hakkındaki görüşlerinin artması ile ilişkili olduğu görülmektedir.

Kişiler kendini rahatlatmak için aşırı yemeye başvurduğunda, bulimia ve tıkınırcasına yeme bozukluğu görülebilmektedir. PCOS tanısı almış kişilerde döngüyü devam ettiren faktörleri tespit edip baş etme stratejileri oluşturmak, semptomların yönetilmesini kolaylaştırmak ve yaşam kalitesini artırmak açısından önemlidir.

Kaynakça

Sirmans, S. M., & Pate, K. A. (2013). Epidemiology, diagnosis, and management of polycystic ovary syndrome. Clinical epidemiology, 1-13. https://doi.org/10.2147/CLEP.S37559

Daniilidis, A., & Dinas, K. (2009). Long term health consequences of polycystic ovarian syndrome: a review analysis. Hippokratia, 13(2), 90.

Çakır E, Çakal E, Ozbek M, Delibaşı T (2013). Polikistik over sendromu ve kardiyovaskuler hastalık ilişkisi. Turk Jem, 17:33-7.

Ou, H. T., Wu, M. H., Lin, C. Y., & Chen, P. C. (2015). Development of Chinese version of polycystic ovary syndrome health-related quality of life questionnaire (chi-PCOSQ). PLoS One, 10(10), e0137772. DOI:10.1371/journal.pone.0137772

Deans, R. (2019). Polycystic ovary syndrome in adolescence. Medical Sciences, 7(10), 101. DOI:10.3390/medsci7100101

Ehrmann, D. A. (2005). Polycystic ovary syndrome. New England Journal of Medicine, 352(12), 1223-1236. DOI:10.1056/NEJMra041536

Bazarganipour, F., Ziaei, S., Montazeri, A., Foroozanfard, F., Kazemnejad, A., & Faghihzadeh, S. (2013). Psychological investigation in patients with polycystic ovary syndrome. Health and quality of life outcomes, 11(1), 141. DOI:10.1186/1477-7525-11-141

Krug, I., Giles, S., & Paganini, C. (2019). Binge eating in patients with polycystic ovary syndrome: prevalence, causes, and management strategies. Neuropsychiatric disease and treatment, 1273-1285. DOI:10.2147/NDT.S168944

Steegers-Theunissen, R. P., Wiegel, R. E., Jansen, P. W., Laven, J. S., & Sinclair, K. D. (2020). Polycystic ovary syndrome: a brain disorder characterized by eating problems originating during puberty and adolescence. International journal of molecular sciences, 21(21), 8211. DOI:10.3390/ijms21218211

Pirotta, S., Barillaro, M., Brennan, L., Grassi, A., Jeanes, Y. M., Joham, A. E., … & Moran, L. J. (2019). Disordered eating behaviours and eating disorders in women in Australia with and without polycystic ovary syndrome: a cross-sectional study. Journal of clinical medicine, 8(10), 1682. DOI:10.3390/jcm8101682

Lee, I., Cooney, L. G., Saini, S., Sammel, M. D., Allison, K. C., & Dokras, A. (2019). Increased odds of disordered eating in polycystic ovary syndrome: a systematic review and meta-analysis. Eating and Weight Disorders-Studies on Anorexia, Bulimia and Obesity, 24(5), 787-797. DOI:10.1007/s40519-018-0533-y

Nazik H, Ozdemir F, Nazik E, Arslan S (2014). The body image and self-esteem of women with polycystic ovary syndrome. Ankara Sağlık Bilimleri Dergisi, 3(1-2-3):1-12

Kurt E, Özdilli K, Yorulmaz H (2013). Body image and self-esteem in patients with rheumatoid arthritis. Nöro Psikiyatri Arşivi, 50(3), 202

Beyazıt, F., Şahin, B., Ertekin, H., & Gencer, M. (2017). Polikistik over sendromu tanılı hastalarda hirsutismus ve beden kitle indeksinin beden imajı ve anksiyete üzerine etkileri. Journal of Clinical Obstetrics & Gynecology, 27(3), 130-137. DOI:10.5336/gynobstet.2017-56085

Asdaq, S. M. B., Jomah, S., Hasan, R., Al-Baroudi, D., Alharbi, M., Alsubaie, S., … & Al-Yamani, M. J. (2020). Impact of polycystic ovary syndrome on eating behavior, depression and health related quality of life: A cross-sectional study in Riyadh. Saudi journal of biological sciences, 27(12), 3342-3347. DOI:10.1016/j.sjbs.2020.08.039

Büşra Çolak
Büşra Çolak
Büşra Çolak, 2025 yılında Psikoloji Bölümü’nden mezun olmuştur. Lisans eğitimi süresince çeşitli özel kliniklerde ve derneklerde staj yaparak klinik gözlem ve uygulama deneyimi kazanmıştır. Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimlerine katılmış ve bu eğitimleri başarıyla tamamlamıştır. Klinik ilgi alanları ergen ve yetişkin psikolojisi üzerine yoğunlaşmakta; özellikle bireysel farkındalık, ilişkisel dinamikler ve duygu düzenleme konularına odaklanmaktadır. Ayrıca somatizasyon, hipokondriyazis ve narsisizm gibi psikodinamik temelli konulara ilgi duymaktadır. Psikolojiyi yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda topluma katkı sunma yolu olarak görmekte; bilimsel temelli ve etik ilkelere bağlı bir yaklaşımla üretim yapmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar