Günümüzde, özellikle çocukların karşı karşıya kaldığı başlıca risklerden biri, dijital oyun ortamlarında taklit edilen zorbalık davranışlarının zamanla gerçek yaşama taşınmasıdır. Yapılan araştırmalar dijital oyunların, zorbalık dâhil olmak üzere çeşitli antisosyal ve şiddet içerikli davranışların yayılımını artırdığını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla bu yazı, “Yandere Simulator” isimli dijital oyunun bünyesinde barındırdığı zorbalık davranışlarını incelemeyi ve bunun gerçek hayata yansımasını tartışmayı amaçlamaktadır.
Dijital Oyunlar ve Zorbalık Davranışlarının Yaygınlaşması
Çevrimiçi oyunlar ve sosyal medya, çocukların dijital dünyayla en erken temas kurdukları başlıca ortamlar arasında yer almaktadır. Bu alanlar, çocuklara iletişim kurma, sosyalleşme ve etkileşim olanağı sağlarken; aynı zamanda hakaret, tehdit ve zorbalık gibi olumsuz davranışların da kolaylıkla uygulanabilmesine imkân tanımaktadır. Özellikle dijital oyunlarda zorbalık davranışları, çoğu zaman oyunun doğal bir parçası gibi sunularak normalleştirilmektedir. Bu durum, çocukların şiddet içeren davranışları olağan ve kabul edilebilir eylemler olarak algılamalarına neden olmaktadır.
Dijital oyunlarda “yapılması gereken” bir eylem olarak deneyimlenen zorbalık pratikleri, yalnızca çevrimiçi ortamla sınırlı kalmayıp çocukların gündelik yaşam ilişkilerine de taşınabilmektedir. Oyun içerisinde sürekli tekrar eden bu olumsuz deneyimler, çocukların benzer tutum ve davranışları gerçek hayatta da sergilemelerini kolaylaştırarak zorbalığın çevrimdışı alanlarda görünürlüğünü artırmaktadır. Çocukların dijital oyunlara yönelik duygusal bağlılıkları, olumsuz deneyimlerin etkisini daha da derinleştirmektedir. Çünkü yoğun etkileşim ve bağlanma, oyun içi davranış biçimlerinin içselleştirilmesine ve günlük yaşamdaki davranışlarına yansımasına zemin hazırlamaktadır.
Bu bağlamda şiddet odaklı dijital oyunlar, çocuklar üzerinde belirgin psikolojik sonuçlar doğurma potansiyeline sahiptir. Sürekli olarak saldırganlık, rekabet ve dışlama odaklı içeriklere maruz kalan çocuklarda şiddete eğilim, yalnızlık, özgüven kaybı ve depresif belirtiler gibi psikolojik sorunların da ortaya çıktığı görülmektedir (Korkmaz, 2016). Dolayısıyla çevrimiçi oyunların sunduğu içeriklerin ve etkileşim biçimlerinin, çocukların ruhsal ve sosyal gelişimleri üzerindeki etkilerinin bütüncül bir çerçevede ele alınması; Yandere Simulator gibi çocukların gelişimi için tehdit içeren dijital oyunlar hakkında ebeveynlerin bilgilendirilmesi gerekmektedir.
Yandere Simulator
Yandere Simulator, bağımsız geliştirici YandereDev tarafından 2014 yılında geliştirilen ve yapımı devam eden bir gizlilik–aksiyon oyunudur. Oyun, Japon popüler kültüründeki yandere arketipinden (sevdiği kişiye aşırı takıntı geliştiren ve bu ilişkiyi korumak için şiddete başvurabilen karakter tipi) esinlenmektedir. Başkarakter Ayano Aishi’nin, “Senpai” olarak adlandırdığı erkek öğrenciye yönelik saplantısı oyunun ana konusudur. Oyuncu, Senpai’ye ilgi duyan rakipleri çeşitli stratejilerle (sosyal itibarsızlaştırma, okuldan uzaklaştırma vb.) veya daha doğrudan şiddet içeren yöntemlerle etkisizleştirerek bu ilişkiyi sürdürmeyi amaçlamaktadır. Okul ortamında, öğrenciler arasında geçen bu oyun, bünyesinde çeşitli zorbalık davranışları barındırmaktadır.
Masum Bir Oyun mu, Zorbalık Laboratuvarı mı?
Yandere Simulator oyunu, temelde oyuncular arasında rekabet teması etrafında kurgulanmış bir dijital oyun olarak tanıtılsa da, oyun içi temalar incelendiğinde zorbalık pratiklerinin sistematik biçimde üretildiği ve teşvik edildiği bir yapı ortaya koymaktadır. Oyuncunun kazanması, rakip karakterlere iftira atması, sosyal ilişkileri manipüle etmesi, itibarsızlaştırma ve dışlama gibi zorbalık davranışlarını stratejik biçimde kullanmasına bağlıdır. Bu yönüyle zorbalık, oyunun bir yan ürünü değil; doğrudan oyunun merkezinde yer alan bir araç hâline gelmektedir.
Oyunda diğer karakterlerin saçlarını pervaneye sıkıştırma, çatıdan atma, bıçaklama gibi şiddet içeren davranışlar da gözlemlenmektedir. Bunların yanı sıra tehdit, iftira, ifşa ve fiziksel zarar gibi davranışlar, oyuncuya etkili bir çözüm olarak sunulmakta; bu durum zorbalık eylemlerinin meşrulaştırılmasına ve normalleştirilmesine neden olmaktadır. Böylece oyuncu, yalnızca dijital ortamda zorbalığı deneyimleyen pasif bir gözlemci değil, bu pratikleri uygulayan aktif bir özne konumuna yerleştirilmektedir.
Nitekim 2024 yılında Türkiye’de basına yansıyan bir olayda, Yandere Simulator oyunundan etkilenen 7. sınıftaki bir öğrencinin arkadaşına yönelik biber gazı ve bıçak kullanımı içeren şiddet eyleminde bulunduğu görülmüştür. Bu vaka, Yandere Simulator’un masum bir oyun olmaktan çıkıp bir zorbalık laboratuvarı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Tartışma
Literatüre baktığımızda, dijital oyunlarda şiddet ve saldırganlık temaları sıklıkla ele alınsa da, zorbalığın oyun içerisinde nasıl yapılandırıldığına odaklanan ve gerçek hayata yansımasını tartışan çalışmaların sınırlı olduğu da bir gerçektir.
Bu noktada size, danışman hocam ile birlikte yürüttüğümüz “Yeni Medyada Zorbalık Pratikleri: Yandere Simulator Oyunu Üzerinden Tematik Bir İnceleme” başlıklı akademik çalışmamızı örnek olarak gösterebiliririm (Ilgın ve Karagül, 2025). Yandere Simulator’un anlatı yapısı, karakter ilişkileri ve oynanış dinamiklerini içerik analizi yöntemiyle ele aldığımız bu çalışmada; zorbalığın sistematik, tekrar eden ve ödüllendirilen bir davranış biçimi olarak sunulduğunu tespit ettik. Elde ettiğimiz bulgular, oyunun zorbalık davranışlarını teşvik eden bir dijital platform olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir.
Bu kapsamda, özellikle dijital oyunların psikososyal etkilerini inceleyen alan çalışanlarının, Yandere Simulator gibi örneklerde zorbalık olgusunu merkezi bir analiz başlığı olarak ele almaları gerekmektedir. Zorbalığın göz ardı edilmesi, bu tür oyunların çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerinin eksik değerlendirilmesine yol açabilmektedir. Bununla birlikte ebeveynler, eğitimciler, oyun geliştiricileri ve politika yapıcılar açısından etik sorumluluk ve koruyucu yaklaşımların geliştirilmesi de büyük önem taşımaktadır.
Sonuç
Bugün, dijital oyunlar sadece eğlence aracı olmanın ötesine geçerek toplumsal değerlerin, normların ve davranış biçimlerinin yeniden üretildiği önemli kültürel alanlar hâline gelmiştir. Bu çerçevede bazı dijital oyunlar, oyuncuya görünürde masum bir kurgu sunarken; arka planda şiddet, manipülasyon ve zorbalık davranışlarını meşrulaştıran dinamiklere sahip olabilmektedir. Yandere Simulator da bu açıdan dikkatle incelenmesi gereken örneklerden biridir.
Dijital oyunlarda zorbalık sadece bireysel bir davranış ya da anlatısal bir unsur olarak değil, oyun içi kurgular ve ödül sistemleri aracılığıyla yapılandırılan bir pratik olarak ele alınmalıdır. Yandere Simulator örneği, zorbalığın oyundaki başarıyla ilişkilendirilerek normalleştirildiğini ve tekrar eden bir davranış örüntüsü hâline getirildiğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, dijital ortamlarda zorbalığın üretimi ve gerçek hayata yansıması, yalnızca içerik düzeyinde değil, psikososyal ve etik boyutlarıyla da ele alınması gereken önemli bir araştırma alanıdır.
Kaynakça
-
Ilgın, H. Ö., & Karagül, D. (2025). Yeni medyada zorbalık pratikleri: Yandere simulator oyunu üzerinden tematik bir inceleme. Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, 12(2), 644-673. https://doi.org/10.69878/deuefad.1687390
-
Korkmaz, A. (2016b). Siber zorbalık davranışları sergileme ve siber zorbalığa maruz kalma durumlarının karşılaştırılması. TRT Akademi Dergisi, 1(2), 620-639.


