Pazar, Haziran 28, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Demans: Nörobilişsel İşlev Kaybı, Tanı ve Klinik Çerçeve

Demans, bellek, dil, dikkat ve yürütücü işlevler gibi bilişsel becerilerde ilerleyici bir bozulma ile karakterize edilen nörodejeneratif bir sendromdur. Nörodejeneratif hastalıklar, yaşlı nüfusun artması ve hastalık yükünün giderek yükselmesi nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. Demans, halk arasında genellikle “bunama” olarak adlandırılsa da, klinik açıdan çok boyutlu bir nörobilişsel bozukluk çerçevesinde ele alınmaktadır.

Tanı sürecinde klinik görüşme, hasta yakınından alınan bilgiler, nörolojik muayene, nöropsikolojik değerlendirme, laboratuvar incelemeleri ve nörogörüntüleme yöntemleri birlikte kullanılmaktadır. Demans, DSM-5 (The Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders-5) el kitabında önceki sınıflandırmalardan farklı olarak majör nörobilişsel bozukluk kapsamında ele alınmaktadır. Nörobilişsel işlevlerin değerlendirilmesi, nörodejeneratif hastalıkların tanı, ayırıcı tanı ve prognozunun belirlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Yürütücü işlevler, dikkat kontrolü, karar verme, problem çözme, soyutlama ve planlama gibi üst düzey bilişsel süreçleri kapsamaktadır. Bu işlevlerdeki bozulmalar, hem tanısal değerlendirme hem de günlük yaşam aktivitelerindeki işlevsel kaybın belirlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.

DSM-5-TR’ye göre majör nörobilişsel bozuklukta yönetici/yürütücü işlevler, karmaşık dikkat, dil, öğrenme, bellek, davranış, motor kontrolü ve sosyal biliş alanlarından en az birinde bilişsel gerileme görülebilmektedir. Bilişsel gerileme, bireyin önceki bilişsel performans düzeyine kıyasla anlamlı bir düşüş göstermesini ifade etmektedir. Bilişsel gerilemeye ek olarak bireyin işlevselliğinde, görevleri yerine getirme becerisinde ve günlük yaşam aktivitelerinde bozulma görülmesi demansın tanı ölçütleri arasında yer almaktadır. Kavramsal açıdan bakıldığında demans, tek bir hastalık olarak değil, çeşitli etiyolojik faktörlere bağlı gelişebilen bir nörobilişsel bozukluk olarak değerlendirilmektedir. Alzheimer tipi demans, Lewy cisimcikli demans, vasküler demans, frontotemporal demans ve parkinson demansı gibi farklı alt türleri kapsayan şemsiye bir klinik tablodur. Alzheimer demansı, görülen en yaygın demans türü olarak dünya genelinde milyonlarca insanı etkilemektedir ve tüm demans vakalarının %60-70’ini oluşturduğu bildirilmektedir. 2021 Dünya Alzheimer Raporu’na göre, dünya çapında yaklaşık 55 milyon kişi demans tanısı almıştır ve bu sayının 2050 yılına kadar 139 milyona ulaşacağı öngörülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, her yıl yaklaşık 10 milyon yeni demans vakasının ortaya çıktığını bildirmektedir.

Vasküler demans, Alzheimer tipi demans hastalığından sonra en yaygın ikinci demans türü olarak kabul edilmektedir. Lewy cisimcikli demansın tüm demans olgularının yaklaşık %10-15’ini oluşturabileceği belirtilmekle birlikte, bildirilen oranlar tanı ölçütlerine ve örnekleme bağlı olarak değişmektedir. Frontotemporal demans, beynin frontal ve temporal loblarında ilerleyici nöronal dejenerasyonu ile karakterizedir ve demans vakalarının yaklaşık %5-10’unu oluşturduğu düşünülmektedir. Frontotemporal demans çoğunlukla 45-65 yaş aralığında başladığından, bu nedenle erken başlangıçlı demansın önemli nedenleri arasında yer almaktadır. Bu veriler, demans ve ilişkili nörodejeneratif hastalıkların giderek artan prevalansını göstermektedir.

Yeni öğrenilen bilgilerin unutulması, yakın bellek kaybı, planlama, düşünme, problem çözme yeteneği, dil kullanımı ve motor işlevler gibi üst düzey bilişsel alanlarda bozulma görülebilmektedir. Demansın ayırıcı tanısında sağlıklı yaşlanma, hafif bilişsel bozukluk ve depresyon dikkate alınmaktadır. Sağlıklı yaşlanmada unutkanlık hafif düzeyde ve günlük yaşam bağımsızlığı büyük ölçüde korunmaktadır. Demansta ise bilişsel gerileme ilerleyici ve bireyin işlevselliğini belirgin biçimde etkilemektedir. Nörodejeneratif hastalıklar, etiyolojik nedenleri ve patofizyolojik mekanizmaları, klinik belirtileri, nöropsikolojik ve nöroradyolojik bulgular açısından geniş bir alanı kapsamaktadır. Nörodejeneratif hastalıkların artan prevalansı, erken tanı ve müdahale yaklaşımlarının geliştirilmesinin yanı sıra bakım hizmetlerinin planlanmasının önemine işaret etmektedir. İleri yaş, düşük eğitim düzeyi, hipertansiyon, diyabet, obezite, sigara kullanımı, depresyon, işitme kaybı, sosyal izolasyon ve fiziksel hareketsizlik gibi risk faktörlerinin demans gelişimi ile ilişkili olduğu bilinmektedir.

Cansu Sevinçli Bayram
Cansu Sevinçli Bayram
Neuropsychology, Cognitive Psychology PhD in Psychology, Psychologist at a Hospital, Doctoral Researcher, Üniversität Würzburg

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar