Perşembe, Nisan 23, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Çocuk Gelişiminde İnce Çizgi: Özgürlük ve Sınırsızlık

Özgürlüğün Çerçevesi ve Sınırları

Yaşamda birçok önemli kavram vardır elbette, ancak bu yazıda kritik ve ince sınırlar üzerinde bulunan özgürlük ve vicdan kavramlarını psikoloji perspektifinden ele alacağız. Özgürlük kavramının çoğu zaman doğru biçimde kullanılıp kullanılmadığı tartışmalıdır. Türk Dil Kurumu’na göre özgürlük, her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu olarak açıklanmıştır. İrade, sorumluluk ve muhakeme yeteneği henüz gelişim aşamasında olan çocuklarda iradenin kesin olarak gelişmediği varsayılınca, tam bir özgürlükten bahsetmek tehlikeli sonuçların oluşmasına zemin hazırlayabilir. Ancak bu, çocuklar üzerinde tahakküm kurulmasını meşrulaştırmaz.

Özgürlük anlayışı bireyden bireye farklılık göstermektedir; ancak en azından şunu söyleyebiliriz ki, özgürlük bir başkasının alanını ihlal ettiği ya da başka birinin özgürlüğünü sınırlandırdığı takdirde burada özgürlük hak gaspı olarak değerlendirilebilir. Özgür düşünce keyfi düşünce olmadığı gibi özgür davranış da aklına eseni yapmak değildir (Portakal, 2013, sayfa 13).

Psikoloji Perspektifinde: Vicdan ve Özgürlük İlişkisi

Vicdan kavramı ise Türk Dil Kurumu’na göre, kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten; kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan duygu olarak açıklanmıştır. Vicdan, yıkılmaz bir yaşam kaidesinin mevcudiyetinden kuşku duymamak demektir; aynı zamanda neyin genel doğru olduğunu bildirmek de vicdanın işlevlerinden bir tanesidir (Zulliger, 2013, sayfa 19, 145). Psikolojide yargı, ahlak, değerler gibi kavramlar toplum ve aile tarafından gelişen süperego ile ilişkili kavramlardır. Birey geliştikçe, olgunlaştıkça ve büyüdükçe id kontrolünden sıyrılır; aynı zamanda toplumsallaştıkça süperego gelişir. Özgürlük ve vicdan birbirini tamamlaması gereken kavramlardır. Vicdandan noksan olan bir özgürlük tehlikeli ve öngörülemez olabilmektedir. Özgür yetiştirmek ile hiçbir denetimde bulunmamak farklı şeylerdir.

Özgür Çocuk ve Toplum Sorumluluğu

Özgür çocuklar kavramını biraz irdeleyelim. Uygar bir toplum, bir çocuğu yalnızca bir ailenin çocuğu saymamalı, onu toplumun bireyi saymalıdır (Portakal, 2013, sayfa 157). Çocuğun yetişmesinde ve eğitilmesinde toplum da sorumludur. Çocuk yetiştirmek komplike bir süreç içerir; çocuklar fiziksel ve duygusal açıdan istismardan korunmalı, üzerlerinde tahakküm kurulmamalı ve özgür büyütülmelidir. Ancak buradaki özgürlük sınırsızlık anlamına gelmemelidir. Sınırsız özgürlük anlayışı; toplum kurallarına uymayan, sosyal sınırları ihlal eden, insanlara zarar veren ve bunu da özgür davranış olarak yorumlayan bir yapıya dönüşebilir. Ayrıca sosyal izolasyon ve içe kapanmayı da ‘kişisel alan’ olarak yorumlayabilir.

Çocuklar içi boşaltılmış bir özgürlükle büyümemelidir; zira bu sadece büyümektir yetişmek değil. Okul çağına gelmiş çocuklar diğer aile fertlerinden uzak kalabilmeli ve kısıtlı süreliğine de olsa bir konu üzerine çalışabilmelidir unutulmamalıdır ki bir çocuk kendi ailesinin dışındaki bireylerle ilişki kurduğu ölçüde toplumsallaşır ve olgunlaşır (Portakal, 2013, sayfa 69, 163).

Vicdan Gelişiminde Ailenin Önemi

Eğitim ailede başlar ve toplumu oluşturan en küçük yapı taşı ailedir. Çocuklar çoğu zaman söylenilenden ziyade gözlemledikleri davranışı içselleştirmektedirler. Gelişim aşamasında olan çocuk için model alma süreci kritiktir. Süperegonun ilk tohumları da aile tarafından atılır. Süperego sadece baskı aracı değil, aynı zamanda yönlendiricidir. Ailesi tarafından iyi eğitilmiş, sevgi ile büyütülmüş olmak vicdan duygusunu da olumlu etkiler. Ego ideali ve vicdan ebeveyn modellerinden türetilen değerlerin içselleştirilmesine bağlıdır (Millon ve arkadaşları, 2024, sayfa 221).

Özgürlük ve Şımarıklık Ayrımı

Özgür çocuk, şımartılmış çocuk ile karıştırılmamalıdır. Çocukların üstün yararı gözetilmeli ve korunmalıdır; ancak bu çoğu zaman şımartmak ile karıştırılmaktadır. Çocuğu şımartmak gelişimi açısından negatif sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir. Yalnızca toplum açısından olumsuz değil, çocuk açısından da negatif sonuçlardır; çünkü çocuk sosyal yaşama karıştıkça kendisi gibi birçok çocuğun varlığından haberdar olur ve evde kendisine sağlanan konfor ve ayrıcalığın sosyal yaşamda kendisine sağlanmadığını fark eder. Kendi konfor alanını ve gerekliliklerini tek başına gidermesi gerekir; ancak bu daha önce deneyimlediği bir şey değildir ve ayrıcalıklarından mahrum olduğunda ne yapacağını bilemeyip tökezleyebilir. Adler’e göre şımartılma vakalarında aile çoğu zaman çocuğun potansiyeline ulaşmasını engellemekteki etkisini fark etmez ve şımartılmış çocuk toplum için potansiyel bir tehlike oluşturur; çünkü bu bireyler zayıf sosyal duygular geliştirirler ve topluma kendi güç düzeyleri oranında zarar veren despotlardır (Ginter ve arkadaşları, 2022, sayfa 109).

Vicdandan Sıyrılmış Özgürlüğün Psikolojik Sonuçları

İçinde noksanlık barındıran özgürlük olumsuz sonuçlanabilir. Birçok psikolojik sorunu beraberinde getirebilir; bu sonuçlar hafif düzeyden ileri düzeye kadar değişkenlik gösterebilir. Denetimsiz ekrana maruz kalan çocuklar birçok kötü uyaranın pasif alıcıları olabilirler. Buna bağlı olarak sosyal izolasyon gösterebilirler. Sınırsız özgürlükle büyüyen çocuklar başkalarının haklarını gözetme konusunda zorlanabilir ve zorbalığı normalleştirebilir, empati gücünde yetersizlik ortaya çıkabilir. Şımartılmış çocuklar isteklerinin sürekli başkaları tarafından karşılanmasını öğrendiği için tek başlarına ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanabilir. Vicdandan yoksun özgürlüğü benimsemiş çocuklar, zarar vermenin yanlış bir davranış olduğunu benimsemediğinden başka bireylerin sınırlarını tanımada güçlük çekebilir ve bu durum saldırgan davranış tutumlarına zemin hazırlayabilir. Vicdan olmayınca diğer insanlar tatmin üretiminde kullanılacak hammaddelere dönüşür (Millon ve arkadaşları, 2024, sayfa 213).

Özgürlük ve Vicdan Dengesi

Kısacası özgürlük ve vicdan içi boşaltılmayacak, basite indirgenmeyecek kadar önemli kavramlardır ve bir kelebek etkisine dönüşebilirler. Kavramların içini boşaltmak ve basite indirgemek kendi içinde birçok olumsuz olasılığı barındırabilir. Çocuklara içi boşaltılmış ve vicdandan sıyrılmış bir özgürlükten önce sevgi verilmelidir. Profesör Doktor İlber Ortaylı’nın da söylediği gibi, sevgiyle büyüyen her insan iyi bir insan olur (2019).

Kaynakça

Ginter, E. J., Roysircar, G., & Gerstein, L. H. (2022). Psikolojik danışma ve psikoterapi kuramları ve uygulamaları: Farklı kültürlere ve bağlamlara uygunluğu (Ş. Baştemur & M. A. Kurşuncu, Çev. Ed.). Nobel Yayıncılık.

Millon, T., Grossman, S., Millon, C., Meagher, S., & Ramnath, R. (2024). Modern yaşamda kişilik bozuklukları (E. O. Gezmiş, Çev.). Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Ortaylı, İ. (2019). Bir ömür nasıl yaşanır? Kronik Kitap.

Portakal, H. (2013). Eğitimde özgürlük ve saldırganlık. Cem Yayınevi.

Zulliger, H. (2013). Çocuk vicdanı ve biz (K. Şipal, Çev.). Cem Yayınevi.

Nupelda İçke
Nupelda İçke
Nupelda İçke, Girne Amerikan Üniversitesi Psikoloji Lisans 3.Sınıf öğrencisidir. Klinik psikoloji alanında uzmanlaşmayı hedeflemekte olup; toplumsal cinsiyet çalışmaları, dezavantajlı bireyler, travma, iletişim problemleri, sosyal psikoloji ve kadın psikolojisi konularına ilgi duymaktadır. Lisans eğitiminin yanı sıra alanında gelişmek ve ilerlemek için birçok eğitime katılmıştır ve katılmaya devam etmektedir, aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerinde aktif rol almaktadır. Psikolojiye ilgi duyan psikoloji alanında okumayı ve araştırmayı seven herkese farklı bakış açıları sunup yeni perspektifler yaratmayı amaçlayan İçke, yalın ve çarpıcı yazım dili kullanarak psikoloji alanına ilgi duyan okuyuculara ulaşmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar