“Bir Daha Oynayalım” Dediğinde Neler Oluyor?
Çocuğunuz aynı oyunu tekrar tekrar oynamak istiyor… Aynı hikâye, aynı roller, aynı cümleler. Bir süre sonra içinizden şu sorular geçebilir: “Neden hep aynı şeyi yapmak istiyor?”, “Hiç mi sıkılmıyor?” Oysa çocuklar için tekrar, sıkıcılıktan ziyade güven kurma, öğrenme ve duygusal düzenleme sürecidir. Araştırmalar, oyunun çocukların bilişsel, sosyal ve duygusal gelişiminde temel bir araç olduğunu göstermektedir (Ginsburg, 2007; Tuğrul, 2015). Bu yazı, tekrar eden oyunların psikolojik anlamını ve bu süreçte ebeveynin nasıl bir rol üstlenebileceğini ele almaktadır.
Tekrar Eden Oyun Nedir?
Tekrar eden oyun; çocuğun aynı senaryoyu, aynı akışı ve çoğu zaman aynı ifadeleri tekrar tekrar canlandırmasıdır. Bu durum özellikle okul öncesi dönemde yaygındır ve gelişimsel olarak beklenen bir süreçtir. Piaget’ye (1962) göre çocuklar, tekrar yoluyla deneyimlerini içselleştirir ve dünyayı anlamlandırır. Benzer şekilde Tuğrul (2015), erken çocukluk döneminde oyunun, öğrenmenin en doğal yolu olduğunu ve tekrarın bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgular.
Tekrarın Psikolojik İşlevleri
1. Güven ve Kontrol Hissi Çocuklar için dünya çoğu zaman belirsizdir. Aynı oyunu tekrar etmek, bu belirsizliği azaltır ve öngörülebilirlik sağlar. Örneğin, anaokuluna yeni başlayan bir çocuğun sürekli “okul oyunu” oynaması oldukça yaygındır. Bu oyunda öğretmen rolünü üstlenmesi, aslında kontrolü yeniden kazanmaya yönelik bir çabadır. Akgün ve Yeşilyaprak (2010), çocukların oyun yoluyla yaşadıkları deneyimleri yeniden yapılandırarak kontrol hissi geliştirdiklerini belirtmektedir.
2. Duygusal İşleme ve İfade Tekrar eden oyunların en önemli işlevlerinden biri, çocuğun duygularını işlemesine yardımcı olmasıdır. Örnekler:
-
Sürekli doktorculuk oynayan bir çocuk
-
Oyuncaklarını “okula bırakıp” tekrar alan bir çocuk
-
Ayrılık sahnelerini tekrar eden bir çocuk…
Bu oyunlar, çocuğun yaşadığı deneyimleri anlamlandırma çabası olabilir. Landreth (2012), oyunu “çocuğun kendini ifade dili” olarak tanımlar. Farklı çalışmalar da benzer şekilde, oyunun çocukların duygusal boşalım ve düzenleme süreçlerinde önemli rol oynadığını göstermektedir (Kandır & Alpan, 2008).
3. Ustalık ve Öğrenme Çocuklar tekrar ederek öğrenir. Aynı oyunu yeniden kurmak, beceri kazanımını destekler ve başarı hissi oluşturur. Örneğin:
-
Aynı kuleyi defalarca yapmak
-
Aynı hikâyeyi tekrar anlatmak
-
Aynı oyunda aynı rolü üstlenmek
Bu tekrarlar, çocuğun “başarabildim” duygusunu güçlendirir. Sevinç (2004), oyunun çocuğun bilişsel ve motor gelişimini destekleyen en temel araçlardan biri olduğunu vurgular.
Ebeveynler Bazen Neden Zorlanabilir?
Yetişkin zihni doğası gereği yenilik arar. Tekrar eden durumlar, ebeveyn için sıkıcı ve anlamsız gelebilir. Buna ek olarak; günlük yorgunluk, zihinsel yük ve sabırsızlık ebeveynin oyuna katılımını zorlaştırabilir. Mikolajczak ve arkadaşları (2018), ebeveyn tükenmişliği sendromunun özellikle duygusal etkileşim gerektiren süreçlerde zorlanmaya neden olduğunu ortaya koymaktadır.
Ne Zaman Endişelenmeli?
Tekrar eden oyun genellikle sağlıklı bir gelişim göstergesidir. Ancak bazı durumlarda dikkatli değerlendirme gerekir:
-
Oyun tamamen değişmeden, katı bir şekilde sürüyorsa
-
Yoğun korku, kaygı veya travmatik içerik taşıyorsa
-
Çocuk oyundan çıkmakta zorlanıyorsa… Bu durumlarda bir uzmandan destek almak faydalı olabilir (Kandır, 2010).
Ebeveynler Nasıl Eşlik Edebilir?
Çocuğun tekrar eden oyununa eşlik etmek için mükemmel olmanız gerekmez. Araştırmalar, ebeveynin oyundaki varlığının niteliğinin, içeriğinden daha önemli olduğunu göstermektedir (Ginsburg, 2007). Şu yaklaşımlar destekleyicidir:
-
Oyunun liderliğini çocuğa bırakmak
-
Oyunu düzeltmeye çalışmamak
-
Gözlem yapıp yargısız ifade etmek: “Şu an aynı hikâyeyi tekrar kuruyorsun.”
-
Duyguları yansıtmak: “Bu oyunda biraz endişe var gibi…”
Bu yaklaşım, çocuğun kendini anlaşılmış hissetmesini sağlar. Bazı durumlarda da tekrarlanan kısım çocuğu tetikleyici bir durum, niyet, yapı taşıyorsa çocuğun kapsanması, desteklenmesi ve yumuşakça o alandan çıkarılması kıymetli olabilir.
Tekrar Eden Oyun Zorlayıcı Hale Geldiğinde: Ebeveynler Ne Yapabilir?
Tekrar eden oyunlar çoğu zaman gelişimsel olarak sağlıklı ve destekleyici bir süreçtir. Ancak bazı durumlarda oyun, hem çocuk hem de ebeveyn için zorlayıcı hale gelebilir. Özellikle oyunun katılaşması, yoğun kaygı içermesi ya da çocuğun oyundan çıkmakta zorlanması gibi durumlarda ebeveynin yaklaşımı belirleyici olur. Bu noktada amaç, oyunu durdurmak değil; çocuğun duygusal ihtiyacını anlayarak oyuna daha düzenleyici bir şekilde eşlik edebilmektir.
Oyuna Müdahale Etmeden Sınır Koyun Eğer oyun içinde zarar verme, aşırı kontrol ya da yıpratıcı tekrarlar varsa, oyunu tamamen kesmek yerine yumuşak sınırlar koyabilirsiniz: “Bu oyunu oynayabiliriz ama kimseye zarar vermeden oynayalım.”
Oyuna Küçük ve Esnek Değişiklikler Ekleyin Çocuk oyunu tamamen aynı şekilde sürdürmek istese bile, çok küçük varyasyonlar eklemek süreci yumuşatabilir:
-
Hikâyeye yeni bir karakter eklemek
-
Oyunun sonuna alternatif bir bitiş önermek
-
Rol değişimi teklif etmek
Araştırmalar, yetişkinin oyuna esnek katkısının çocuğun problem çözme ve duygusal düzenleme becerilerini desteklediğini göstermektedir (Kandır & Alpan, 2008).
Duyguyu Görünür Kılın Eğer oyun yoğun bir duygu içeriyorsa, bu duyguyu isimlendirmek oldukça düzenleyici olabilir: “Bu oyunda biraz korku var gibi…”, “Bu kısmı oynarken sanki çok öfkeleniyorsun…” Bu tür yansıtıcı ifadeler, çocuğun duygularını fark etmesine ve düzenlemesine yardımcı olur (Landreth, 2012).
Oyun Süresini Nazikçe Sınırlandırın Tekrar ebeveyn için yorucu hale geliyorsa, oyunu aniden kesmek yerine önceden haber vererek sınır koyabilirsiniz: “Bu oyunu 5 dakika daha oynayacağız, sonra mola vereceğiz.” Bu yaklaşım, çocuğun geçişlere uyum sağlamasını kolaylaştırabilir.
Günlük Hayattaki Değişimleri Gözlemleyin Yoğun tekrar eden oyunlar çoğu zaman bir değişimin habercisi olabilir: Okula başlama, taşınma, yeni kardeş veya ayrılık deneyimleri… Bu tür durumlarda oyunu bastırmak yerine, altında yatan ihtiyacı anlamaya odaklanmak önemlidir (Akgün & Yeşilyaprak, 2010).
Ne Zaman Destek Alınabilir?
Aşağıdaki durumlarda bir uzmandan destek almak faydalı olabilir:
-
Oyun uzun süre hiç değişmeden aynı kalıyorsa, git gide yoğunlaşıyorsa
-
Yoğun kaygı veya korku sürekli tekrar ediyorsa
-
Çocuk oyun dışında da belirgin zorlanmalar yaşıyorsa Bu durumlar, çocuğun daha fazla duygusal desteğe ihtiyaç duyduğunu gösterebilir.
Sonuç: Tekrar, Sıkıcılık Değil Anlamdır
Çocuğunuz aynı oyunu tekrar ettiğinde, aslında size bir şey anlatıyordur. Belki bir duyguyu… Belki bir deneyimi… Belki de sadece güvende hissetme ihtiyacını… Bu yüzden soru şu değildir: “Neden hep aynı oyunu oynuyor?” Asıl soru şudur: “Bu oyunun içinde bana ne anlatıyor?” Tekrar eden oyun, çocuğun iç dünyasında çalan bir müzik gibidir. Siz aynı melodiyi tekrar tekrar duyarsınız, ama çocuk her seferinde o melodinin içinde başka bir duyguyu işliyor olabilir. Bu yüzden tekrar, bazen bir döngü değil; bir derinleşme sürecidir.
Kaynakça
Akgün, E., & Yeşilyaprak, B. (2010). Çocuklarda oyun ve psikososyal gelişim. Eğitim ve Bilim Dergisi, 35(156), 2–13.
Ginsburg, K. R. (2007). The importance of play in promoting healthy child development. Pediatrics, 119(1), 182–191.
Kandır, A. (2010). Okul öncesi dönemde oyun ve çocuk gelişimi. Milli Eğitim Dergisi, 40(186), 56–67.
Kandır, A., & Alpan, Y. (2008). Okul öncesi eğitimde oyun temelli yaklaşımlar. Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri, 8(1), 231–260.
Landreth, G. L. (2012). Play Therapy: The Art of the Relationship. Routledge.
Mikolajczak, M., Raes, M.-E., Avalosse, H., & Roskam, I. (2018). Parental burnout syndrome. Journal of Child and Family Studies, 27(10), 3211–3222.
Piaget, J. (1962). Play, Dreams and Imitation in Childhood. Norton.
Sevinç, M. (2004). Erken çocukluk döneminde oyun ve gelişim. İstanbul: Morpa Yayınları.
Tuğrul, B. (2015). Okul öncesi eğitimde oyun ve öğrenme. Ankara: Anı Yayıncılık.


