Perşembe, Temmuz 9, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Çocuğum Hiç Söz Dinlemiyor…

“Kendimi paralıyorum ama yine de sözümü dinlemiyor.”

Bir klinik psikolog olarak ebeveynlerden en sık duyduğum cümlelerden biri budur. Çoğu aile, çocuklarının kurallara uymamasını, isteklerini yerine getirmemesini ya da sürekli karşı çıkmasını “inatçılık” veya “şımarıklık” olarak tanımlar. Oysa davranışın görünen kısmı çoğu zaman buzdağının yalnızca yüzeyidir. Asıl soru, çocuğun neden söz dinlemediği değil; bu davranışla ne anlatmaya çalıştığıdır.

Davranış, çocukların en güçlü iletişim dilidir. Özellikle duygularını sözcüklerle ifade etmekte zorlanan çocuklar, yaşadıkları içsel deneyimleri davranışları aracılığıyla dışa vururlar. Bu nedenle “söz dinlememek”, çoğu zaman yalnızca bir davranış değil; altında karşılanmamış bir ihtiyacın, yoğun bir duygunun veya gelişimsel bir sürecin yansımasıdır.

Davranışlar, düşünceler ve duygularla doğrudan ilişkilidir. Bir çocuk sürekli “Beni zaten kimse anlamıyor.”, “Nasıl olsa yine kızacaklar.” ya da “Ancak bağırırsam beni fark ederler.” gibi işlevsel olmayan inançlar geliştiriyorsa, buna eşlik eden davranışlar da ebeveyn tarafından “söz dinlememe” şeklinde yorumlanabilir. Aslında çocuk, bulunduğu ortamda kendisini güvende hissettiği baş etme yöntemlerini kullanmaktadır.

Bir diğer önemli nokta ise ebeveyn-çocuk ilişkisidir. Çocuklar yalnızca kuralları değil, ilişkileri de test ederler. Özellikle okul öncesi ve ilkokul döneminde sınırlar, çocuğun gelişiminin doğal bir parçasıdır. Sınırları zorlamak, her zaman otoriteyi reddetmek anlamına gelmez; bazen güvenli bağın hâlâ yerinde olup olmadığını anlamaya yönelik gelişimsel bir davranıştır.

EMDR yaklaşımı ise bize önemli bir pencere daha açar. Bazı çocukların yoğun öfke nöbetleri, aşırı karşı gelme davranışları veya sürekli çatışma yaşaması yalnızca o ana ait değildir. Yaşadığı korkutucu deneyimler, yoğun eleştirilme, akran zorbalığı, ebeveynler arası çatışmalar ya da çocuğun gelişim düzeyine göre baş etmekte zorlandığı yaşam olayları sinir sisteminde iz bırakabilir. Böyle durumlarda çocuk, mevcut duruma değil; geçmişte yaşadığı deneyimlerin oluşturduğu alarm sistemine tepki veriyor olabilir. Bu nedenle davranışı değiştirmeye çalışmadan önce çocuğun duygusal yükünü anlamak büyük önem taşır.

Ebeveynlerin sıklıkla yaptığı hatalardan biri de davranışa odaklanırken ilişkiyi ihmal etmeleridir. Sürekli “Kaç kere söyledim?”, “Neden beni dinlemiyorsun?” ya da “İnat ediyorsun.” gibi ifadeler, çocuğun savunmaya geçmesine neden olabilir. Oysa çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey, önce anlaşılmak, sonra yönlendirilmektir.

Araştırmalar da göstermektedir ki güvenli bağlanma geliştiren çocuklar, uzun vadede kuralları yalnızca ceza korkusuyla değil; içselleştirilmiş sorumluluk duygusuyla takip ederler. Çünkü davranış değişikliği, yalnızca ödül ve ceza sistemiyle değil; güven, aidiyet ve duygusal düzenleme becerileriyle kalıcı hâle gelir.

Elbette bu durum her davranışın sınırsızca kabul edilmesi gerektiği anlamına gelmez. Çocukların net, tutarlı ve yaşlarına uygun sınırlara ihtiyaçları vardır. Ancak sınır koyarken kullanılan dil, en az sınırın kendisi kadar önemlidir. Sert otorite kadar belirsiz ebeveynlik de çocukta kaygıyı artırabilir. Çocuk için en güvenli ortam; hem sevginin hem de sınırların birlikte var olduğu ilişkidir.

Ebeveynlere önerim, “Çocuğum neden söz dinlemiyor?” sorusunu zaman zaman “Çocuğum bana hangi ihtiyacını anlatmaya çalışıyor?” sorusuyla değiştirmeleridir. Çünkü davranışın ardındaki duyguyu görebildiğimizde, yalnızca problemi değil; çocuğu da görmeye başlarız.

Unutulmamalıdır ki her çocuk iş birliği yapma kapasitesiyle dünyaya gelir. Bazen ihtiyacı olan şey daha yüksek sesle uyarılmak değil; daha derinden anlaşılmaktır. Gerçek değişim ise çoğu zaman davranışı kontrol etmekten değil, ilişkiyi güçlendirmekten başlar.

ilknur polat
ilknur polat
Arel Üniversitesi Psikoloji Lisans ve Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimlerini tamamladım. Alana dair yetkinliğimi arttırmak ve deneyim kazanmak adına pek çok eğitim aldım. EMDR 2.Düzey terapistim. Kendi Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimimde çalışıyorum. Uzun yıllardır Rotary derneğindeyim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar