Yasal olarak bir yetişkinlik yaşına ulaşmanıza karşın kendinizi gerçekten bir “yetişkin” gibi hissetmediğiniz olur mu? Kim olduğunuzu ve yaşamınızdan ne istediğiniz konusunda tereddüt ettiğiniz zamanlar ya da kendi yaşamınız dışında bir dünyaya açılmak konusunda hazırlıksız hissettiğiniz olur mu? Eğer öyleyse yaşadığınız şey, beliren yetişkinlik- ergenlik ve yetişkinlik dönemleri arasında yer alan, yaşamın 20 ile 30 yılları arasına yayılan bir geçiş evresi- olarak bilinen gelişimsel bir dönemdir.
Araştırmacılar, bu dönemi beynin halen gelişmeye ve nöral yolları düzenlemeye devam ettiği bir dönem olarak ele alırlar. Yaşamın bu noktası, tipik olarak beliren yetişkinin halen dünyayı ve dünya içerisindeki yerini anlamaya çalıştığı bir belirsizlik ve kendini keşfetmeye devam ettiği bir noktadır (Arnett, 2014a, 2016) ve üç özellik ile karakterizedir.
Kimlik Keşfi ve Temel Değerler
Kimlik keşfi, aşk, çalışma ve kişinin temel inanç ve değerleri hakkında kararlar almayı öğrenmesini gerektirir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşları 18 ile 29 arasında değişen 1000 farklı beliren yetişkin ile yürütülen bir anket çalışmasında, katılımcıların %77’si şu ifadeye katıldığını belirtmiştir: “Bu dönem yaşamın, gerçekten kim olduğumu keşfetme zamanıdır.”
İstikrarsızlık ve Değişen Yaşam Planları
Beliren yetişkinliğin bir diğer özelliği istikrarsızlıktır. Bu istikrarsızlık, yaşam planları ve amaçlarındaki değişimler, değişen kariyer ve eğitim yolları, katı ilişkiler ve hatta ideolojilerdeki değişimlerde kendini gösterebilir. Ankette, katılımcıların %83’ü “Yaşamının bu dönem tamamen değişimlerle doludur.” düşüncesine katılmıştır (Arnett, 2014b).
Kendine Odaklanma ve Arada Hissetme
Beliren yetişkinlik döneminin üçüncü özelliği kendine odaklanmadır. Bu yaşam dönemi ebeveyn kontrolü ve çocuk yetiştirme ve kariyer yükümlülükleri arasında yer almaktadır. Büyük çoğunluğun cevaplarına göre beliren yetişkinler ciddi yükümlülüklerin altına girmeden önce belli bir süre kendilerine odaklanmanın konforundan hoşlanırlar. “Bu dönem, kendime odaklandığım bir yaşam dönemidir.” ifadesi, katılımcıların %71’inin hem fikir olduğu bir ifade olmuştur. Tüm bunları ele aldıktan sonra beliren yetişkinliğin dördüncü özelliğinin arada hissetmek – artık bir ergen olmayıp ama aynı zamanda gerçek bir yetişkin de olmama arasında- olduğunu söylemek şaşırtıcı olmaz. Bazı beliren yetişkinler için ebeveynlere bir şekilde bağımlılık duyguları devam edebilir, diğerleri için henüz yetişkinliği tamamen kabul etmek konusundaki belirsizlik ve tereddütler anlamında olabilir.
İyimserlik ve Gelecek Beklentileri
Son olarak beliren yetişkinlik dönemi belirsizliklerle bağlantılı olan stres ve kaygılara karşın aynı zamanda bir iyimserlik dönemidir. Anket katılımcılarının yaklaşık %90’ı “Bir gün yaşamdan istediklerimi elde edeceğim konusunda kendime katılıyorum.” düşüncesine ve %83’ü “yaşamının bu döneminde her şey mümkündür.” düşüncesine katılmışlar. İyimserliğin gerekçesinin bir kısmı, genç yetişkinlerin günümüzde ebeveynlerine göre daha iyi eğitim almış olmaları ile ilgilidir, iyimserliklerinin gerçekçi bir temeli vardır. Ne mutlu ki 30’larına geldiklerinde çoğu beliren yetişkin kendi yolunu bulur ve yetişkin rollerini daha rahat benimser (Arnett, 2014b, 2015; Ozmen, Brelsford, & Danieu, 2017).
Ekonomik ve Sosyal Değişimlerin Etkisi
Beliren yetişkinlik döneminin varlığı son on yıllarda endüstrileşmiş ülkelerde görülen ekonomik değişimlerin doğasından kaynağını almaktadır. Bu ekonomiler teknoloji, bilgi ve eğitimli olmak için harcanan artan zamanlara doğru değişmektedir. Dahası evlilik yaşı, çocuk sahibi olma yaşına yükselmiştir (Arnett, 2016).
Gelişim Sürecinde Atılması Gereken Adımlar
Bu dönemin içerisinde yer alan bireylerin, kendilerini keşfetmeye ve yaşam hedeflerini netleştimeye yönelik adımlar atmaları önemlidir. Bu süreçte öz-farkındalık geliştirmek, güçlü yönlerini ve ilgi alanlarını belirlemek, kimlik gelişiminin temelini oluşturmaktadır. Bununlar birlikte deneyim yoluyla öğrenme sürecine açık olmak; kariyer, eğitim ve ilişkilerde deneme-yanılma sürecini benimsemek, hem kişisel yeterlilik hem de özerklik duygusunu güçlendirir. Sosyal destek kaynakları, özellikle aile, arkadaş ve mentor ilişkileri, belirsizlik ve kaygı ile başa çıkmada rehberlik sağlar. Bununla birlikte, hayat planlarında ve hedeflerde esnek olabilimek, uzun vadeli planlar yaparken değişimlere uyum sağlamak önemlidir. Son olarak her bireyin bu süreçte kendine ait bir hızı vardır, yani her bireyin yetişkinliğe geçiş süreci farklıdır; “arada hissetmek” oldukça normal olmakla birlikte zamanla bağımsızlık ile yetişkin rollerinin benimsenmesiyle azalır, bu nedenle kendi gelişim hızı kabul edilmeli ve sürecin doğal bir parçası olarak bu süreçte var olunmalıdır.
Sonuç
Beliren yetişkinlik dönemi, yasal olarak yetişkin olunsa da psikolojik ve sosyal olarak hala bir geçiş sürecinde olunduğunu gösteren önemli bir gelişimsel evredir. Bu dönem; kimlik keşfi, istikrarsızlık, kendine odaklanma ve arada hissetme gibi özelliklerle karakterizedir. Araştırmalar, beliren yetişkinlerin bu süreçte belirsizlik ve kaygı yaşamalarına rağmen, aynı zamanda yüksek düzeyde iyimserlik ve gelecek beklentisi taşıdıklarını göstermektedir (Arnett, 2014a, 2014b, 2016; Ozmen, Brelsford, & Danieu, 2017). Dolayısıyla beliren yetişkinlik, yalnızca bir ergenlik uzantısı değil, bireyin kimliğini, değerlerini ve yaşam hedeflerini deneyimleyerek inşa ettiği bağımsız bir gelişimsel evre olarak değerlendirilmelidir.
Kaynakça
Arnett, J. J. (2014b). Emerging adulthood in America: What is it, and what is it good for? Child Development Perspectives, 8(2), 90–94. https://doi.org/10.1111/cdep.12022
Ozmen, T., Brelsford, G., & Danieu, S. (2017). Emerging adulthood in Turkey: Cultural and developmental considerations. Journal of Adult Development, 24(4), 210–220. https://doi.org/10.1007/s10804-017-9260-1


