Bağlanma; insan sosyal bir varlıktır ve çevreye uyum sağlayabilme gibi birçok sebepten ötürü iletişim, etkileşim kurmaya ihtiyaç duyar (İnkaya, 2023). Bağlanma, bebeğin doğduğu andan itibaren başlayarak bebek ile bakım vereni arasında duygusal ve psikolojik bağa verilen isme denir (Birden, 2022). Bağlanmanın üç temel ilkesi bulunmaktadır. Birincisi, bebek ile bakım verenin yakınlaşmasına, etkili bir bağ kurmasına yardımcı olacak durum veya davranışlar (dokunma, ağlama, izleme, emme gibi) ile dünyaya gelir. İkincisi, bebek ve bakım verenin yakın temasta bulunması iki tarafında duygusal bağ ihtiyacını karşılar. Üçüncüsü ise, bebeğin bakım vereni ile kurduğu ilişkiden kendisi ve çevresindeki diğer insanlar için olumlu veya olumsuz bir değer algısına vararak içsel çalışma modeli oluşturur. Oluşturduğu bu modeli yaşamının ilerleyen safhalarında kuracağı ilişkilerde kullanır (İnkaya, 2023).
Bebekte ve Çocukta Bağlanma Bağlanmanın gelişiminde önemli olan bebeğin kim tarafından dünyaya getirildiği veya beslendiği değil, bebekle kimin duygusal bağ ve iletişim kurduğu önemlidir. Bağlanma için özellikle 0-2 yaş oldukça önem taşır. Bebekten alınan sinyallere, mimiklere karşı bakım verenin bebeğe nasıl bir tepki verdiği ve bu verilen tepkinin bebeğin dünyasından nasıl algılandığı ve deneyimlediği şekline göre bağlanma gerçekleşir (Bayram, 2022). Yani bebeğin bakım vereni ile kurduğu ilişki bebeğin yaşamının ilerleyen dönemlerinde de diğer insanlarla kuracağı ilişkilerin boyutunu belirlemektedir (İnkaya, 2023). Bebeklik döneminde daha çok bakım veren ile zamanın geçirilmesinin istenmesi, korkulan bir obje veya kişi olduğunda ilk olarak bakım verenin aranması ve bağlanılan kişinin (bakım verenin) varlığının hissedilmesinden sonra bebekte oluşan rahatlama hissi gibi duygu ve davranışlar oluşur (Birden, 2022).
Ergenlikte Bağlanma Ergenlik döneminin kolay geçmesi kişinin bebeklik ve çocukluk çağındaki yaşantılarıyla direkt olarak ilişkilidir (Birden, 2022). Çocukluk çağında bakım verenle (ebeveyn) kişinin kurduğu ilişki, duygusal yakınlık, kurduğu bağın türü vb. kişinin ergenlik döneminde kuracağı ilişkilerin belirleyici olur. Bireyin bakım vereniyle kurduğu güvenli bağlanma davranışı, bireyin ergenlik döneminde benlik saygısı algısının yüksek olmasına, sorunla karşılaştıklarında durumu iyi yönlendirip çözümlemede ve duygularını daha kolay tanıması ve ifade etmesinde iyidirler. Bireyin bakım vereniyle kurduğu güvensiz bağlanma davranışı ise, bireyin benlik saygısı algısının düşük olmasına, olumsuz çevre algısına, sorunla karşılaştıklarında başa çıkmakta zorluk ve duygularını tanımada ve ifade etmekte zorlandıkları bulunmuştur (Birden, 2022).
Yetişkinlikte Bağlanma Bağlanma ile ilgili yapılan çalışmalar genellikle bebeklik döneminde kurulan bebek ve bakım veren arasındaki bağa odaklanılarak yapılmıştır, 1980’li yıllara kadar yetişkin döneminde yapılan bağlanma çalışması yoktu (İnkaya, 2023). Bunun sebebi bağlanmanın doğumdan itibaren bakım verenle (ebeveyn) başlaması ve bebeklik çağında bakım vereniyle kurduğu duygusal yakınlık ve bunu içselleştirmesi bireyin gelecek yıllarındaki yaşantısında da diğer insanlarla kuracağı ilişkilerde büyük önem taşıdığı bulunmuştur. Yani yetişkinlik çağındaki bağlanma stilinin temelinde bebeklik döneminde bakım veren ile kurulan ilişki, bağlanma davranışı vardır. Weiss’e göre yetişkinlik dönemindeki bağlanmayı çocukluktaki bağlanmadan ayıran 3 özellik vardır; Bunlardan birincisi, çocukluktaki bağlanmanın tamamlayıcı özellikte olmasıdır.Bebeklik ve çocukluk çağındaki bağlanmalarda bakım veren ile bebek-çocuk arasında tek taraflı bakım verme bakım alma ihtiyacı üzerine kurulmuştur. Fakat bu durum yetişkinlik döneminde bakım verenin romantik eş ile yer değiştirmesi ile ilerler erişkinlik döneminde tek taraflı olarak değil genellikle karşılıklı olarak alma- verme dengesi sağlanır. İkinci özellik ise, bir bebek veya çocuk bağlanılan kişiden ayrıldığı zaman diğer davranışsal sistemleri de bu durumdan etkilenir. Bebeğin veya çocuğun bağlanma bağı tehlikede olduğunda bunun üzerine düşünemez veya çözüm bulamaz fakat yetişkin bu durumu daha iyi idare edebilir. Üçüncü özellik, bebeğin veya çocuğun bağlanma figürü çoğunlukla bakım vereniyken, erişkin bir kişinin bağlanma figürü çoğunlukla kendi yaş grubu birey/bireyler veya romantik partneridir (Birden, 2022).
Sonuç olarak, bağlanma bireyin yaşamının ilk yıllarında bakım verenle kurduğu ilişkiyle temellenen ve yaşam boyu sosyal, duygusal ve psikolojik gelişimini etkileyen önemli bir süreçtir. Bebeklik döneminde geliştirilen bağlanma örüntüleri, çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde bireyin benlik algısını, kişilerarası ilişkilerini ve stresle başa çıkma becerilerini şekillendirmektedir. Güvenli bağlanma sağlıklı ilişkilerin ve psikolojik iyi oluşun gelişimini desteklerken, güvensiz bağlanma örüntüleri çeşitli duygusal ve davranışsal güçlüklerle ilişkilendirilebilmektedir. Bu nedenle erken çocukluk döneminde bakım veren ile kurulan güvenli ve destekleyici ilişkinin güçlendirilmesi, bireyin yaşam boyu ruh sağlığının korunması açısından önemli bir koruyucu faktör olarak değerlendirilmektedir.
Kaynakça
- Bayram, Z. (2022). Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Tanısı Olan Çocukların Bağlanma Stilleri Ve Annelerinin Bağlanma Stilleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. (Yüksek Lisans Tezi). Üsküdar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, İstanbul.
- Birden, E. S. (2022). Evcil Hayvan Sahibi Olan Bireylerin Bağlanma Stillerinin İncelenmesi Ve Evcil Hayvan Sahibi olan Bireyler İle Evcil Hayvan Sahibi Olmayan Bireylerin Bağlanma Stillerinin Karşılaştırılması. (Yüksek Lisans Tezi). Üsküdar Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.
- İnkaya, T. (2023). Romantik İlişkideki Bireylerin Bağlanma Stillerinin Duygudurumları Ve Birbirlerine Bağlanma Stilleri Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi. (Yüksek Lisans Tezi). Düzce Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Düzce.


