Hayatın hem en başında hem de bir o kadar şey görmüş gibi hissettiğim 20’li yaşlarımda; geçenlerde susuzlukla ilgili bir haber okurken acaba kaç yıl ömrüm kaldı diye düşündüm. Dünyanın küresel sorunları, savaşlar, ekonomik krizler bir yana acaba şu an yanımda olan sevdiklerimde ailemden, arkadaşlarımdan kim kalır diye düşündüm. Mezuniyetim, kariyer sürecim, iş hayatı, evlilik(?), emeklilik, yaşlılık derken gözlerimin önünden hayatım akıp geçer gibi oldu.
Nasıl bir hayat kurdum acaba kendime? Hayat beni kimlerle bir araya getirdi, kimleri alıp götürdü yanımdan? Ardımda anlamlı bir hikaye bırakabildim mi?
Yüksek lisansıydı, mezun stresiydi, ait olma ihtiyacıydı, hayatımı nerede kuracaktımdı soruları yerini nereye bıraktı acaba? 76. yaş günümde kimler yanımda eşlikçiydi, ya da kimler hatırladı, yoksa bizden geçti artık kuzumlar mı dendi…
Evim nerededir acaba, şimdilerde doğduğum şehir büyüdüğüm şehir diye ayırdıklarıma, yeni kategoriler eklenmiş midir? Anneciğim, babacığım, kardeş canlarım hayattalar mıdır hala? Sevdiğin birini kaybetmek, özlemek nasıl bir duygu?
Hayat kaldığın yerden nasıl devam ediyor, nasıl bir anlam kazanıyor dünya? Kimlerin yüreğine şifacı olmuşumdur? İsmimin önüne hangi hangi unvanları eklemişimdir, Mesleğime hala ilk günkü gibi aşık mıyımdır?
Torun(lar)ım; benim anneannem psikolog diyorlar mıdır? Arkadaşlarımla çıtı pıtı hazırlanıp Pinterest kafelerde fotoğraflar çektiriyor muyuzdur, o masalarda şimdi hangi konular yatırılıyordur acaba? Bu soruların sonu gelir mi, Erik Erikson’un gelişim evrelerini sağlıklı bir şekilde atlatabilir miyim bilemem.
Ama gelin hep birlikte Erik Erikson’un Psikososyal gelişim kuramına göz atalım: Erikson kişilik gelişiminin birbirine binişik bir şekilde devam eden sekiz evreden oluştuğunu, her evreye özgü birey tarafından çözülmesi gereken çatışma ve krizlerinin olduğunu ve bireyin bu çatışma ve krizlerle baş edebildiği ölçüde sağlıklı bir kişilik geliştirebileceğini savunur (Özdemir, Özdemir, Kadak ve Nasıroğlu, 2012) Kurama göre belirli bir psikososyal gelişim evresine özgü çatışmalar, ilgili dönemin içerisinde çözülemediği takdirde ilerleyen dönemlerdeki gelişim evrelerinden herhangi birine taşınarak orada da çözülebilmektedir (Bacanlı, 2000: 89). Bebeklik ve Erken Çocukluk Dönemi • Temel Güvene Karşı Güvensizlik (0-1 Yaş): Bebek bakım verene bağlanır. İhtiyaçları karşılanırsa umut ve güven duygusu gelişir.
• Özerkliğe Karşı Utanç ve Şüphe (1-3 Yaş): Çocuk bağımsız hareket etmek ve kendi kararlarını almak ister. Baskılanırsa utanç duyar. • Girişimciliğe Karşı Suçluluk (3-5 Yaş): Çevreyi keşfeder ve sorular sorar.
Merakı desteklenirse amaç duygusu gelişir. Okul ve Ergenlik Dönemi • Başarıya Karşı Yetersizlik (6-11 Yaş): Çocuk okulda ve sosyal hayatta başarılı olmaya çalışır. Başarı tadarsa kendine güveni artar.
• Kimliğe Karşı Rol Karmaşası (12-18 Yaş): Ergenlik döneminde birey "Ben kimim?" sorusuna cevap arar. Kendi kimliğini bulamazsa karmaşa yaşar. Yetişkinlik ve Yaşlılık Dönemi • Yakınlığa Karşı Yalıtılmışlık (18-40 Yaş): Derin dostluklar ve aşk ilişkileri kurma çabası öne çıkar.
Başarısızlık yalnızlık hissi doğurur. • Üretkenliğe Karşı Durgunluk (30-65 Yaş): Topluma, yeni nesillere ve işine katkı sağlama dönemidir. • Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk (65 Yaş ve Sonrası): Hayatın muhasebesi yapılır.
Geçmişten duyulan memnuniyet bütünlük sağlar.
Kaynakça
- Bacanlı, H. (2000). Gelişim ve Öğrenme. 3. Baskı, Ankara: Nobel
- Özdemir O., Özdemir P.G., Kadak M.T., Nasıroğlu S. (2012). “Kişilik Gelişimi”. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 4(4): 566-589.
