Cuma, Şubat 20, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Aşkın İki Bacağı: Neden Düşüyoruz, Nasıl Kalkarız?

Pek çok çift terapi odasına şu şikayetle gelir: “Aslında birbirimizi seviyoruz ama bir türlü anlaşamıyoruz. En küçük bir konu dev bir kavgaya dönüşüyor.” Bu durum, çoğu zaman bir iletişim eksikliği değil, bir “mod çarpışmasıdır.” Şema Terapi’nin duayenlerinden Eckhard Roediger’in literatüre kazandırdığı “İki Bacaklı Model”, bize bu çarpışmanın nedenlerini ve çıkış yollarını gösteren en net haritalardan biridir.

1. Birinci Bacak: Geçmişten Gelen Valizlerimiz

İlişkinin “ilk bacağı”, her bir partnerin kendi iç dünyası ve geçmişidir. Hiçbirimiz ilişkilere tertemiz bir sayfayla başlamayız; hepimiz çocukluğumuzda yazılmış bir “duygusal senaryo” ile geliriz. Çocukken karşılanmayan sevgi, onay, güven veya özgürlük ihtiyaçlarımız, yetişkinlikte “Şemalar” olarak karşımıza çıkar.

Bu şemalar stres anında tetiklendiğinde, kendimizi bir anda “Modlar” dediğimiz farklı ruh hallerinin içinde buluruz. İlişkiyi sarsan aslında partnerimiz değil, o an devreye giren bu modlardır:

  • İncinmiş Çocuk: Partneri tarafından eleştirildiğinde kendini 5 yaşındaki bir çocuğun çaresizliğiyle “terk edilmiş” veya “yetersiz” hisseden parçamızdır.
  • Kopuk Koruyucu (Duygusal Duvar): Acı çekmemek için duygularını kapatan, robotlaşan veya partnerinden uzaklaşan tarafımızdır. “Bana ulaşamazsan beni incitemezsin” der.
  • Saldırgan (Aşırı Telafi): İçindeki değersizlik hissini bastırmak için parmağını sallayarak suçlayan, bağıran veya kontrol etmeye çalışan “küçük diktatör” modudur.
  • Cezalandırıcı Ebeveyn: Hem kendimizi hem partnerimizi acımasızca yargılayan, “Bunu hak ettin,” diyen o sert iç sestir.

2. İkinci Bacak: Aramızdaki Görünmez Dans (Mod Döngüleri)

Modelin ikinci bacağı, bu iki farklı dünyanın birbiriyle nasıl etkileşime girdiğidir. İlişkideki asıl kriz, bir partnerin modu diğer partnerin şemasını tetiklediğinde başlar. Biz buna “Mod Çatışması” diyoruz.

Şöyle bir senaryo hayal edelim: Ali, yoğun bir iş gününden sonra eve gelir ve biraz yalnız kalmak ister (Kopuk Koruyan Mod). Eşi Ayşe ise gün boyu ilgi beklediği için Ali’nin bu mesafesini bir “reddedilme” olarak algılar ve “Duygusal Yoksunluk” şeması tetiklenir. Ayşe, canı yandığı için saldırıya geçer: “Zaten hep böylesin, hiç beni görmüyorsun!” (Saldırgan Mod). Ayşe’nin saldırısı, Ali’nin “Kusurluluk” şemasını tetikler ve Ali daha da sessizleşir.

İşte İki Bacaklı Modelin gösterdiği gerçek budur: Düşmemizin nedeni partnerimizin “kötü” biri olması değil, bu iki bacağın birbirine dolanmasıdır.

3. Neden Düşüyoruz? Başa Çıkma Biçimlerinin Tuzağı

Çatışma anında Sağlıklı Yetişkin tarafımız devreden çıkar ve yerini ilkel savunma mekanizmalarına bırakır. Genellikle üç hatalı yoldan birini seçeriz:

  1. Savaşmak: Karşı tarafı suçlayarak, manipüle ederek veya üste çıkarak kazanmaya çalışırız. Oysa ilişkide bir taraf kazanıyorsa, aslında her iki taraf da kaybediyordur.
  2. Kaçmak: Sorunları konuşmaktan kaçınırız. “Tartışmayalım” derken aslında birbirimize dokunmayı bırakırız. Bu, ilişkinin yavaş yavaş donmasına neden olur.
  3. Teslim Olmak: Çatışma çıkmasın diye kendi benliğimizden vazgeçeriz. Ancak bu sahte huzur, içten içe büyük bir öfke biriktirir.

4. Nasıl Kalkarız? İyileşme Yolları

İki bacaklı model sadece neden düştüğümüzü söylemez, nasıl ayağa kalkacağımızı da öğretir. İyileşme, her iki bacakta da Sağlıklı Yetişkin modunu inşa etmekle başlar.

A. Döngüyü Dışsallaştırın

İlk adım, düşmanımızın partnerimiz değil, “o meşhur döngü” olduğunu kabul etmektir. Çatışma başladığında durun ve şunu söyleyin: “Şu an aramızda o bildik döngü başladı. Sen saldırgan moda geçtin, ben de kabuğuma çekiliyorum. Gel bu döngüyü birlikte durduralım.”

B. İncinmiş Çocuklara Şefkat Gösterin

Partnerinizin öfkesinin altında, aslında sevilmeyi bekleyen korkmuş bir çocuk olduğunu fark edin. Şema Terapi’nin en güçlü yanlarından biri olan “Empatik Yüzleştirme” burada devreye girer. Partnerinize, “Bana bağırdığında kırılıyorum ama biliyorum ki şu an aslında kendini çok yalnız hissediyorsun,” diyebilmek, savunma duvarlarını bir anda yıkar.

C. İhtiyaçlarınızı Maskesiz Dile Getirin

Saldırmak veya küsmek, gerçek ihtiyacı gizleyen maskelerdir. Kalkmanın yolu, en alttaki ihtiyacı (Güvenli Bağlanma) dile getirmektir. “Bana hakaret etme” demek yerine, “Şu an sana yakın olmaya ve beni onaylamana çok ihtiyacım var,” demek, sağlıklı yetişkinin en cesur eylemidir.

D. Onarım Girişimlerinde Bulunun

Sağlıklı çiftler hiç kavga etmeyenler değil, düştükten sonra birbirinin elinden tutup en hızlı kalkanlardır. Mizah kullanmak, bir anlık fiziksel temas veya içten bir özür, bozulan sinir sistemini regüle eder ve “İkinci Bacağı” tekrar sağlam yere basar hale getirir.

Sonuç

Aşk, iki insanın birbirinin yaralarını iyileştirmesi için verilmiş bir fırsattır. İki Bacaklı Model bize gösterir ki; ilişkideki krizler aslında geçmişin onarılma talebidir. Partnerimizin şemalarını tanıdığımızda ve kendi modlarımızın sorumluluğunu aldığımızda, o meşhur döngülerden özgürleşiriz.

Unutmayın; ilişkilerde düşmek kaçınılmazdır, ancak nasıl kalkacağınızı bilmek bir tercihtir. Modların esiri olmak yerine, aşkın iki bacağı üzerinde dengede durmayı seçtiğinizde, ilişki bir savaş alanı olmaktan çıkar ve huzurlu bir yuvaya dönüşür.

Hasan Arslan
Hasan Arslan
23 Mayıs 1983 tarihinde Antakya da doğdu. İlk, orta ve Lise eğitimini Antakya da tamamladı. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünde 2007 yılında Lisans, Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji Bilim Dalı’ndan 2010 yılında “Ebeveyn Kabul Reddinin Mizaç ve Karakter Özelliklerine Etkisi” başlıklı yüksek lisans tezi ile master derecesi almıştır. 2009-2012 yılları arasında “Erzincan Devlet Hastanesi”, 2010-2011 yılları arasında askerlik hizmeti kapsamında “Ankara Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı”nda,2007-2009 yılları arasında yarı zamanlı ve 2012-2016 yılları arasında tam zamanlı olarak “Ege Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Şube Müdürlüğü’nde, 2016-2019 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Klinik Nöropsikoloji Birimi’nde ve 2019-2020 arasında İzmir Özel Kent Hastanesi ve Kent Onkoloji Merkezinde Uzman Klinik Psikolog olarak görev yapmıştır. 2020-2022 yılları arasında İzmir de çeşitli merkezlerde çalışmıştır. Eylül 2022 den bu yana kendine ait İzmir de bulunan merkezde danışanlarını görmektedir. Bireysel ve çift terapisinin yanısıra Nöropsikolojik Değerlendirme de yapmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar