Çarşamba, Şubat 25, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Aldatıldım veya Aldatılmadım, Bütün Mesele Bu!

Günümüzde Sosyal Medyanın da önderliğinde bir sürü “MUTLU İLİŞKİ” formülü yayılmaktadır. Bu formüller aslında aldatılmamak üzerine kurulu. Yani ne yapsam aldatılmam üzerine kurulu. İlişkilerin en zayıf noktası aldatılmaktır. Bir ilişkinin birçok kırılma veya şekillenme noktası olur, fakat aldatılma(k) en sarsıcı olanıdır. Affetmek veya etmemek ise en büyük sorulardan biridir. Bu soruyu psikologlara, arkadaşlara sık sık sorarız ve hatta bizler de öğrenciyken hocalarımıza soruyorduk bu soruyu. Bu sorunun cevabı hiçbir zaman net bir şekilde “affedilmeli” veya “affedilmemeli” olarak cevaplanamaz.

Aldatılma Sonrası Alışıldık Senaryolar

Aldatılmanın sonucu olarak genelde hepimizin en alıştığı senaryo: boşanma, ayrılma, bazen de intikamdır. Bunun dışında var olan ve çok görülen bir diğer senaryo daha vardır: ihaneti görmezden gelme.

Betrayal Blindness Kavramı

“Betrayal Blindness” terimi psikolojiye Jennifer Freyd tarafından eklenmiştir. Bu terim, insanların güvendikleri şahıs veya kurum tarafından ihanete uğradıklarında, ihaneti bilerekten görmezden gelmesi, inkâr etmesi veya kabul etmemeye çalışması anlamına geliyor. İhaneti görmezden gelmek bir tür savunma mekanizmasıdır. Genellikle bu savunma mekanizması bilinçsiz bir şekilde devreye girer ve benlik duygusunu korumayı ve kaygıyı azaltmayı amaçlar.

Bu mekanizmanın çalışma nedeni de bazen “bağımlı olmak”tır. Yani aldatılan birey maddi veya manevi bağımlı olabilir aldatan tarafa. Bu bağımlılığın kopmasının sonuçlarını göz önünde bulundurarak bazen aldatılan taraf ihaneti görmezden gelebilir. Bu konuyu iki örnek üzerinden inceleyelim.

In The Mood For Love Filmi Üzerinden İhaneti Görmezden Gelme

Buna verilebilecek örneklerden birincisi Çin yapımı “In the Mood for Love” (Aşk Zamanı, 2000) filmidir. Wong Kar-wai’nin yönettiği bu filmin konusu aldatılan partnerlerin duygusu ve yaşanılmayan, sadece hatıra olan aşktır. Bu film ne trajik ne de mutlu sonlu değildir. Aldatan eşler, film boyunca neredeyse hiç filmde gösterilmiyor. Gösterildiklerinde de hiç yüzlerini görmüyoruz.

Filmde Chow Mo-wan ve Su Li-zhen eşlerinin birbirlerini aldattığını fark eder. Ve hikâye başlar. Chow Mo-wan (erkek) – gazeteci, sekreter olan Su Li-zhen (kadın) ile komşudur. Yan dairelere taşınan çiftler zamanla komşuluk ilişkilerini geliştirir. Sürekli iş seyahatinde bulunan eşleri yüzünden yalnız hisseden Chow Mo-wan ve Su Li-zhen sık sık karşılaşırlar ve bir yemeğe çıkarlar.

Bu yemekte aslında bilinen sessiz gerçek ilk kez konuşmaya başlar. Aslında Su’nun eşi onu Chow’nun eşi ile aldatmaktadır. Bir anda duyulan bu gerçeğe karşı beklenmedik bir tepki alırız. Hiçbiri boşanacağım, intikam alacağım demiyor. Aksine bunun üzerine konuşmaktan bile kaçınıyorlar.

Filmin sonu her ne kadar açık uçlu bırakılsa da Su ile eşinin bir çocuğu olduğu gösterilir. Bu da bu eşlerin bu konuyu kapattığını işaret eder.

Aldatıldıklarının farkına varan her iki taraf kendine şu soruyu sorar: Nasıl başladı? Bu soruya cevap ararken ihtimaller üzerine konuşurlar ve aldatan eşler gibi davranmaya başlarlar. Hiçbir fiziksel temas olmadan flört edip kendi acılarını sessize almaya çalışırlar. Birbirlerine arkadaş olurlar, birbirlerini desteklerler. Bunu yaparken her iki taraf da ahlaki duruşlarını bozmaz.

Bu arkadaşlıkta kelimelerin yerini bakışlar alır. Aldatılmanın verdiği acıyı arkadaşlıkla bastırırlar. Film boyunca zaten yalnız hisseden bu ikili, birbirinin benzeyen hikâyesinde teselli bularak acının sesini bastırır. Bunun sonucunda ortak hikâyeye sahip oldukları için duygusal olarak da yakınlaşırlar.

Filmin sonunda Chow, Su’ya karşı olan sevgisini itiraf eder. Bunun üzerine ahlaki değerlerine önem veren bu ikili yollarını ayırmaya karar verir. Oldukça sakin bir bitiştir.

Why Women Kill Dizisi Üzerinden İhanetin İnkarı

İkinci bir örnek ise “Why Women Kill?” dizisidir. Beth Ann çok sakin bir ev hanımıdır. Eşinin aldattığını hissetmektedir fakat bunu görmezden gelmeyi tercih eder. Çünkü mükemmel evliliğinin ve ailesinin yıkılmasını istemez. Bu bir savunma mekanizmasıdır.

Fakat onu intikama sürükleyen şey, kızının ölümünde aslında suçlu olmamasıdır. Eşinin sevgilisi kazara kızının ölümüne neden olur. Buna rağmen eşi hep Beth’i suçlar. Gerçek ortaya çıktığında Beth bireysel bir çöküş yaşar. Bunun sonucunda kafasında kurduğu “mükemmel aile tablosu” yıkılır. İlahlaştırdığı ve süper güçlü olarak gördüğü eşi gözünden düşer. İntikam almak ister.

Belki de kızının ölümünün gerçek sebebini öğrenmeseydi, ihaneti yine de görmezden gelecekti. Ancak yaşadığı bu çöküş onu derinden etkiler.

Görmezden Gelmenin Psikolojik Bedeli

Görmezden gelmek, bilinen bir gerçeği yüksek sesle söylemekten her zaman daha kolaydır. Söylenen her şey gerçektir; susulan her şey ise her zaman “bana öyle geliyordur” cümlesinin desteğine ihtiyaç duyar.

Khumar Mammadzada
Khumar Mammadzada
Kastamonu Üniversitesi Psikoloji Bölümü son sınıf öğrencisi olarak, aile danışmanlığına olan ilgim son iki yıl içinde giderek arttı. Bu alandaki bilgi ve deneyimimi geliştirmek amacıyla çeşitli eğitim ve seminerlere katıldım. Katıldığım seminerler ve eğitimler, aynı zamanda Rusça, İngilizce ve Azerbaycanca dillerini bilmem, bu alanda bana önemli bir avantaj sundu ve farklı kültürlerden gelen bireylerle de etkili bir şekilde iletişim kurmamı sağladı. Yüksek lisansımı aile danışmanlığı üzerine yapmayı planlıyorum, ancak son zamanlarda ilgilendiğim yas süreci üzerine yaptığım araştırmalarla da ilgi alanımı genişletiyorum. Hedefim, bireylerin partnerleriyle yaşadıkları sorunlara ışık tutmak, ayrılık sonrası süreçlerini kolaylaştırmak ve katarsis sağlayarak onları daha sağlıklı bir şekilde iyileşmeye yönlendirmektir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar