Bir çocuk dünyaya gözlerini açar açmaz ilk etkileşimini anne-baba ile gerçekleştirmektedir.
Yaşanılan bu ilk etkileşim, çocuk açısından tüm hayatı boyunca devam etmektedir. Anne-baba, gelişimsel açıdan çocuğun karakterinin temellerinin atılmasında önemli rol oynamaktadır. Anne-baba tutumları ile; çocuğun kişilik yapısını, duygusal gelişimini ve sosyal ilişkilerini önemli ölçüde etkilemektedir. Özellikle annenin çocuğuna olan etkisi doğum öncesi dönemde başlamaktadır. Doğum öncesi dönemde annenin duyguları; kanı ve hormonları yoluyla bebeğe geçmektedir. İlk doğduğu andan itibaren de anne-babanın çocuk üzerindeki etkileri büyüyerek devam etmektedir.
Erik Erikson bu bağlamda Psikososyal Gelişimi sekiz döneme ayırmış ve ilk döneme (0–18 ay) “Güvene Karşı Güvensizlik” adını vermiştir. Bu dönemde anne-bebek ilişkisini vurgulamış, güven duygusunun temellerinin atılmasının önemli olduğunu, bebeğin ilerideki yaşamını etkileyeceğini belirtmiştir. Açıkçası bu dönemde anne-baba ilişkisi olumsuz ise çocukta oluşan güvensizlik duygusu yaşam boyu öne çıkabilmektedir.
Çocuk; kişilik gelişimindeki gerekli olguları anne-babanın tutumları ile görmekte ve şekillendirmektedir. Bu bağlamda özdeşleştirilen anne-baba veya yakınlardan kötü davranış örnekleri görülmekte ise çocukta da görülmesi olasıdır. Anne-baba arasındaki iletişim dahi çocuğa yansımaktadır. Bu sebeple anne-babadan, çocuklarından bekledikleri davranış modeline uygun olarak davranış ve tutum sergilemeleri beklenmektedir. Farklı anne-baba tutumları 6 ana başlıkta toplanmaktadır.
Baskılı ve Otoriter Tutum
Bu tutumda anne-baba çocuğa karşı aşırı baskılı ve otoriter davranmaktadır. Onun kişiliğini yok saymakta ve kendi disiplinini öne çıkarmaktadır. Anne-baba burada çocuğun her kurala uymasını beklemektedir. Bu yüzden çocukta güven konusunda olumsuz dönüşler beklenmektedir. Disipliner bir tutumun getirisi olan cezalandırıcı çözümlerle karşılaşan çocuk, duygularını ağlayarak ifade edebilmektedir. Yaşatılan baskı ile birlikte çocukta hissedilen yetersizlik duygusu artabilmektedir. Dışarıdan denetim, çocuğun davranışlarının kontrolünü sağlamakta ve sürekli baskı altında kalmasıyla bu denetime her zaman ihtiyaç duymaktadır. Beraberinde çocukta davranış bozuklukları da görülebilmektedir.
Gevşek Tutum
Genellikle tek çocuğu olan, sonradan ya da geç yaşta anne-baba olan bireylerde görülen bu tutumda çocuk, isteklerini buyruk niteliğinde görmektedir. Anne-baba çoğu zaman bu istekleri karşılamakta, böylece çocuk anne-babaya hükmetmeye başlamaktadır. Zamanla bu durum, çocuğun dış dünyada da benzer beklentiler geliştirmesine yol açmaktadır. Kurallarla karşılaştığında ise yoğun bir hayal kırıklığı yaşanabilmektedir.
Dengesiz ve Kararsız Tutum
Bu tutumda görülen dengesizlik ve kararsızlık, çoğunlukla anne-baba arasındaki fikir ayrılıklarından kaynaklanmaktadır. Ebeveynler arasındaki iletişimsizlik ve tutarsız davranışlar çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Çocuk, hangi davranışın doğru ya da kabul edilebilir olduğunu kestirememekte ve bu durum içsel karmaşaya neden olmaktadır.
Koruyucu Tutum
Aşırı koruyucu anne-baba tutumunda çocuk üzerinde yoğun bir kontrol söz konusudur. Bu durum çocuğun aşırı bağımlı ve güvensiz bir yapı geliştirmesine yol açabilmektedir. Özellikle anne-çocuk ilişkisinde görülen bu tutum, çocuğun psiko-sosyal gelişimini olumsuz etkiler. Kendi benliğini tanımlamakta zorlanan çocuk, ilerleyen yaşamında da başkalarına bağımlı bir yapı sergileyebilmektedir.
İlgisiz ve Kayıtsız Tutum
Bu tutumda anne-baba, çocuğu büyük ölçüde görmezden gelmektedir. Olumlu ya da olumsuz geri bildirimlerin eksikliği, çocukta değersizlik duygusuna yol açmaktadır. İlgi eksikliğiyle büyüyen çocuklarda saldırganlık eğilimi ve duygusal yoksunluk sıkça görülmektedir.
Güven Verici, Destekleyici ve Hoşgörülü Tutum
Bu tutumda anne-baba, çocuğa karşı destekleyici, anlayışlı ve hoşgörülü bir yaklaşım sergiler. Çocuk, kendini ifade etme fırsatı bulur ve sağlıklı bir biçimde gelişir. Bu ortamda yetişen bireyler; yaratıcı, anlayışlı ve topluma uyumlu olma özellikleri gösterir. Bu tutum, çocuk gelişimi açısından en sağlıklı ve kalıcı sonuçların alındığı yaklaşımdır.
Sonuç
Çocuğun gelişen benliği ve kişiliği üzerinde anne-baba tutumları belirleyici bir role sahiptir. Bu tutumların olumlu ya da olumsuz etkileri çocuğun tüm yaşamına yansımaktadır. Özellikle destekleyici, güven verici ve hoşgörülü yaklaşımlar; sağlıklı bireylerin yetişmesinde temel bir rol oynamaktadır. Bu tutumlar sayesinde çocukların değerleri, inançları, benlik algıları ve kişilik yapıları sağlıklı biçimde şekillenmektedir.
Kaynakça
Ayhan, H., Dodurgalı, A., Köknel, Ö., Yavuzer, H., Kulaksızoğlu, A. ve Ekşi, H., Çocuk ve Ergen Eğitiminde Anne Baba Tutumları, Timaş Yayınları, İstanbul, 2011.
Kuzgun, Y., Ana-Baba Tutumlarının Bireyin Kendini Gerçekleştirme Düzeyine Etkisi, Ankara, 1990.
Yavuzer, H., Ana-Baba ve Çocuk, İstanbul: Remzi Kitabevi, 2001.
Yavuzer, H., Çocuk Psikolojisi, İstanbul: Remzi Kitabevi, 1987


