Perşembe, Eylül 3, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Onay İhtiyacıyla Yaşamak ve Akademik Yansımaları

Onay ya da onaylanma ihtiyacı kişinin kendi fikirlerinin, tutamlarının veya varlığının başkaları tarafından kabul görmesini, özellikle takdir edilmesini beklediği ve bununla bağlantılı olarak yoksunluk duyduğu bir durumdur. (Coşkun & Aslan, 2021)

Onay ihtiyacını kişilerde gözlemleme süreci çoğunlukla erken çocukluk döneminde aile içinde yaşadığı koşullandırılmış sevgi ve onay tutumuyla doğru orantılı şekillemektedir.

Bireylerde onay ihtiyacı ve takdir edilme arzusunun yüksek olması düşük özgüven göstergesi de olacağından akademik süreç içerisinde dinamiklerin potansiyel gösterememesi bu hususta şık yaşanan bir olumsuzluk haline gelmektedir.

Öğrencinin Onay İhtiyacı ve Etkileri

Onay ihtiyacı güden öğrenci ders içinde aktif olmaktan kaçınmaktadır. Buna bağlı olarak yetkin olduğu alanda dahi çelişkiye düşeceği için ilerleme kaydetmek konusunda ciddi zaman kaybı yaşamaya meyilli olacağı gözlemlenebilmektedir.

Sistem dinamikleri içinde öğrencinin yaşadığı onay ihtiyacının karşılanmaması durumunda dar kapsamlı etki alanına bakılacak olursa çocuğun daha içe kapanık bir tutum geliştirmeye başladığı gözlemlenecektir.

Geniş kapsamlı etki alanında ise toplumsal gelişim ve ilerlemeyi sekteye uğratır. Bu hususta yaşanabilecek dar ve geniş kapsamlı etki alanlarının tedbirini alabilmek adına “erken çocukluk dönemi” tabir edilen gelişim dönemi içinde olan çocukların ebeveynlerine “onay ve koşul kaygısıyla büyümek” başlığıyla atölyeler yapılması önerilmektedir.

Öğretmenler de destekleyici tutumla onaylanma güdüsü içeren motivasyon hikayelerini ders bağlamında kullanmaları olumlu yönelim yaşatacak bir durumdur.

Öğretmenin Onay İhtiyacı ve Etkileri

Eğitim dinamikleri arasında öğretmenin onay ihtiyacı duyduğu bir ortamda yetişmiş olması mesleki gelişimi açısından negatif yönde bir durum oluşturmaktadır. Yöneticilerinden, veliden ve hatta öğrenciden onay almak adına ve kabul görmek adına meslek etiğini, ders verimliliğini, öz saygısını göz ardı ettiği durumların içinde bulunabilmektedir.

Öğretmenin onay görmek adına meslek etiğini göz ardı etmesi mesleki itibarını zedeler; özellikle iş arkadaşları tarafından dışlanmasına neden olmaktadır. Bu dışlanmaya sebep veren tutumun temelinde kendi statü düzeyinde olan bireylerin yaşadığı özel durumları veya yaptığı eleştirileri üst ya da alt statüye kabul görmek amacıyla aktarması öncül sebeplerden alınmaktadır.

Yine öğrencinin onayını ve koşullu sevgisini kazanmak adına akademik anlamda verim alabileceği ders süresinin ilerleyişini görmezden gelebilmektedir. Öğretmenin öğrenciye karşı kabul görme tutumu sergilemesi olağan olmayan bir durum gibi görünse de aslında yoğun şekilde hissedilen yalnızlık duygusundan kaynaklanmaktadır. Bu tutumla hareket etmesi saygınlığını yitirmesine neden olmaktadır.

Yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçmek adına öğretmenlere meslek içi destek eğitimleri ve rutin terapi imkanları sunulmalıdır.

Yöneticilerin Onay İhtiyacı ve Etkileri

Yöneticilerin öğretmenler ya da üst yöneticiler tarafından onaylanma ihtiyacı; yöneticiyi statüsünü kötüye kullanma, yine meslek etiğini hiçe sayma ve kişi kayırma gibi tutumlar sergilemeye meyilli hale getirmektedir. Bunun temelinde bireyin kendini “yetersiz” hissetmesi olgusu yatmaktadır. Yetersizlik hissinin verdiği duygudurumuyla baş edebilmek adına birey, kendinden alt ya da üst statüdeki bireyler tarafından onaylanma ihtiyacı mecburiyeti duymaya başlamaktadır.

Kriz yönetimi, dinamikler arası dengeli ve adaletli dağılım, yönetimde etik kurallara uyum gibi başlıklarda tam bir uygulama gerçekleştirmek yöneticilik vasfı için vazgeçilmez bir husustur. Bu hususta yapılan uygulamalarda deneyim sahibi olmayan yahut eksik kalan birey onay ihtiyacı duymaya başlamaktadır. Bu nedenle eğitim dinamikleri arasında dengeli dağılım ve kriz yönetimi ilkelerini özellikle göz ardı eder duruma gelmektedir. Bunun sonucunda bir alt statüdeki öğretmen kendini değersiz hisseder ve adaletsiz bir tutumla çalıştığını düşünür, bu nedenle iş motivasyonunu kaybetme eğilimi gözlemlenmektedir.

Bir diğer olgu ise yöneticinin öğrenciden onay almak adına onlara fazla taviz göstermesi ve hem kendinin hem de öğretmenin otoritesini zedelemesi şeklinde zuhur etmektedir.

Bu durumun önüne geçilmesi adına alınacak önlemler arasında yönetici olarak tanımlanan kişinin akademik bazda yönetim etiği, kriz yönetimi alanlarında eğitim almasını zorunlu hale getirmek düşünülebilir.

Kaynakça

  • Coşkun, H., & Aslan, S. (2021). Kişilik özellikleri, duygusal dışavurum ve sosyal onay ihtiyacı kavramları üzerine bir derleme. Uluslararası Anadolu Sosyal Bilimler Dergisi, 5(1), 60–77. https://doi.org/10.47525/ulasbid.833342
Melisa Ayyılmaz
Melisa Ayyılmaz
Türk Dili Edebiyatı lisans, çocuk gelişimi ve yeni medya bölümlerinde ön lisans eğitimi almıştır. İstanbul Ticaret Üniversitesinden Oyun Terapisi sertifikası almıştır ve özellikle erken ergenlik dönemi ile eğitim psikolojisi alanlarında çalışmaktadır. Biri ortak yayın olmak üzere 3 kitabı bulunmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar